default avatar Hoşgeldin, Ziyaretçi: Aşağıdaki form ve bağlantıları kullanarak sitemize giriş/kayıt işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.
 Şifremi Unuttum?  Yardım  Üye Ol Tarih: 11.12.2017, 05:08


Tarihte Bir Kırılma Noktası ve Sonucu: “Yanlış Uygarlık”

Yazar Konuyu Başlatan: ulas - Görüntüleme - Okunma Okunma Sayısı: 770 - Yorum Toplam Yorumlar: 0
Konu Kalitesi: %
 
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

ulas
Super Moderatör
*****
Super Moderatör Grubu
user avatar
Durum: Çevrimdışı
Konu Sayısı:
Yorumları: 391
Kayıt Tarihi: 17.01.2013
Rep Puanı: 6


Kişisel Bilgileri: v
#1
Konu Tarihi: 18.01.2013, Saat: 19:51
(Son Düzenleme: 18.01.2013, Saat: 19:52, Düzenleyen: ulas.)
Eski Dünya’nın (bizim tanıdığımız ve izini bulduğumuz) ilk uygarlıkları,aşağı yukarı İ.Ö dördüncü binyılın sonlarından itibaren biçimlenmeye başladı:Gelişmiş bir kent yapısı; yerleşik ve sistemli bir tarım etkinliği; derinleşmişve çeşitliliği artmış bir toplumsal işbölümü (ki mimari, madenciliğin ilkörnekleri ve genel anlamıyla zanaatların gelişimi sağlamıştır bunu); yazınıngelişimiyle büyük bir sıçrama yaşamış “kültürel kimlikler” ve otoriteninmerkezinde yer alan, kurumsallaşmaya başlamış bir inanç sistemi, buuygarlıkların “varoluş harcı”ndaki önemli unsurlardı.


Ekonomik yapılanma esas olarak tarımsal üretim üzerinde yükseliyordu veticaret hareketlenmeye başlamış olsa bile henüz “yerel” bir etkinlik olmanınpek de ötesine geçebilmiş değildi. Toprak üzerindeki haklar, uygulamadabölgelere göre farklılıklar göstermekle birlikte, tapınak rahiplerinin vekendisi de Başrahip olan “Kral”ın denetimindeydi ama mülkiyet, kuşkuya yerbırakmayacak biçimde toprağı işleyene aitti. Tapınaklar ve Krallık, tarımüretiminden büyükçe bir payı kendine ayırmakla birlikte toplumsal yapı içindesınırları netleşmiş “sosyal sınıflar” oluşumuna sıcak bakmıyordu hiç. Orduharcamaları ve yerel yönetim giderleri (imar etkinlikleri ve festivaller gibi)toprağı işleyenlerden alınan “katkı” ile karşılanırken, az sayıdaki yönetimgörevlisi ve subay dışında, Kral’ın ve rahiplerin iktidarına ortak olacaksınıfsal tabakalaşmalar söz konusu olmuyordu.


Bir başka deyişle, bugün ortodoks tarih anlayışının vurguladığı “KöleciToplum” dinamikleri ufukta bile görülmemişti. Bir “kurum” olarak kölelik,sarayda, tapınaklarda ya da evlerde çalıştırılan hizmetkârların ya da bazen taşocaklarında çalıştırılan esir alınmış “yaban kabile” üyelerinin ötesineuzanmıyordu; dolayısıyla, ülke halkının bir sınıfsal farklılaşma içinde“köleler ve köle sahipleri” gibi bir ayrışma yaşaması, hele tarımsal üretiminmerkezine köle emeğinin yerleşmesi gibi bir durum söz konusu değildi. İşte İ.Ö3100 dolayında ortaya çıkan Mısır, Sümer, Harappa ve Minos gibi, Eski Dünya’nınbaşlıca öncü uygarlıkları, böyle bir tablo çiziyorlardı tarihin söz konusuevresinde.


Uygarlık tarihinin bu ilk evresinde, “devletin hegemonya araçları” sanıldığıgibi despotik bir askeri/polisiye örgütlenmeye değil, tapınak rahiplerininsahip olduğu “gizemli evrensel bilgi”ye ve bu bilginin kitlelere sunuluş biçimiolan “din”lere yaslanıyordu. Rahip, “bilinmeyeni bilen”di; göklerdekiyıldızların hareketini, zamanın akışının ölçülmesini, mevsimlerin dönüşümünüyalnızca o anlar ve o izlerdi. Bunu, “Tanrısal” bir bilgelikle yürüttüğüdüşünüldüğü için, tarihin ilk dönemlerinden itibaren rahiplere hem saygıduyulmuş, hem de onlardan korkulmuştu. Tarımı bilen; ekim ve hasat zamanınıdoğru planlayan; hava durumu ve yağmurlar, nehir taşkınları hakkında “öncedenhaber veren” bu insanların, toplumsal örgütlenmenin merkezine yerleşmelerinekim itiraz edebilirdi ki? Söyledikleri her şey gerçek çıkıyor; yaptıkları heruyarı doğrulanıyordu. O halde “otorite”, rahibe ait olacaktı. Başlangıçtanitibaren “Kral” dediğimiz yöneticiler, sanılanın aksine “kahraman askerler”dendeğil, “bilge rahipler”den çıktı. Yönetim kademelerini, daha alt düzeydekidiğer rahipler oluştururken “Kraliyet Sarayı” da, aslında “gözlemevi” işlevigören ama halka “ritüel merkezi” olarak sunulan tapınaklar olacaktı.


Aşağı yukarı bin yıl kadar sonra, İ.Ö ikinci binyılın başlarına gelindiğinde,hemen bütün büyük uygarlıklarda kaçınılmaz yönetsel dönüşümler yaşanmayabaşladı: Güvenli kentler ve teknolojik gelişim ölümleri azaltıp ömürleriuzatıyor, dolayısıyla da ciddi bir nüfus artışı ortaya çıkıyordu. Büyükkrallıklar, artık eskisi gibi bir “merkez kent” ve onun çevresinde dağınıkbiçimde bulunup himayesi altında yaşayan birkaç küçük kasabadan oluşmuyordu:Çok sayıda yerleşim yeri ortaya çıkmıştı ve buralarda da hem tarımsal üretimgelişiyor, hem zanaat etkinlikleri çeşitleniyordu. Bu durum, doğal olarakticareti de hatırı sayılır biçimde hızlandırmış ve ekonomiye göreceli bircanlanma getirmişti.


Diğer yandan, ilk büyük uygarlıklar “kendi topraklarını tanıma ve koruma”sürecini çoktan geride bırakmış; etkinlik alanını coğrafi olarak geliştirmedüşleri peşinde koşmaya başlamıştı. Artık askeri seferler yakın çevreylesınırlı kalmıyor, komşu kent-devletleri ya da küçük bağımsız yerleşim birimlerizaptedilerek “fetihler çağı” başlatılıyordu. Savaşı sık yaşanır bir olgu halinegetiren bu dönüşüm hem savaş esirlerini köleleştirerek “ekstra bedava emek”sağlıyordu yöneticilere, hem de çevre kent-devletlerin sahip olduğu kaynak vezenginliklere “ticaret dışı” yöntemlerle sahip olma açgözlülüğüne kapıaçıyordu. 


Bu dönüşüm, büyük imparatorluklarda “hegemonya mekanizmasını” vedevletin temel yapısını ciddi değişimlere zorluyordu: Devlet şemsiyesi altınadahil edilen yeni yerleşim birimlerinde, “yerel yönetim ofisleri” kurma gereğiortaya çıkmıştı ve bu durum, iktidar sahibi Tapınak Rahipleri’ne ek olarak,yeni bir katmanı, “bürokrasi”yi ortaya çıkarıyordu. Diğer yandan askeriseferler nedeniyle komutanların önemi ve ağırlığı artmaya başlıyor; yeni elegeçirilen bölgelerde onlara toprak hediye ediliyor; savaş esirleri de butoprağı işleyecek kölelere dönüştürülüyordu.
Ben Düşüncelerimin Efendisiyim...


Konu Bağlantı Araçları
Tarihte Bir Kırılma Noktası ve Sonucu: “Yanlış Uygarlık” Konusunun Linki Direkt Link
Tarihte Bir Kırılma Noktası ve Sonucu: “Yanlış Uygarlık” Konusunun HTML Kodu HTML Link
Tarihte Bir Kırılma Noktası ve Sonucu: “Yanlış Uygarlık” Konusu BBCode Linki BBCode Link
Tarihte Bir Kırılma Noktası ve Sonucu: “Yanlış Uygarlık” Konusunu Paylaş Sosyal Paylaş

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
Big Grin Buzulların Altındaki Kayıp Uygarlık ulas 0 960 18.01.2013, Saat: 20:55
Son Yorum: ulas

Konu ile Alakalı Anahtar Kelimeler

Tarihte Bir Kırılma Noktası ve Sonucu: “Yanlış Uygarlık” indir, Tarihte Bir Kırılma Noktası ve Sonucu: “Yanlış Uygarlık” Videosu, Tarihte Bir Kırılma Noktası ve Sonucu: “Yanlış Uygarlık” online izle, Tarihte Bir Kırılma Noktası ve Sonucu: “Yanlış Uygarlık” Bedava indir, Tarihte Bir Kırılma Noktası ve Sonucu: “Yanlış Uygarlık” Yükle, Tarihte Bir Kırılma Noktası ve Sonucu: “Yanlış Uygarlık” Hakkında, Tarihte Bir Kırılma Noktası ve Sonucu: “Yanlış Uygarlık” nedir, Tarihte Bir Kırılma Noktası ve Sonucu: “Yanlış Uygarlık” Free indir, Tarihte Bir Kırılma Noktası ve Sonucu: “Yanlış Uygarlık” oyunu, Tarihte Bir Kırılma Noktası ve Sonucu: “Yanlış Uygarlık” download


Hızlı Menü:


İletişim | Şimdi Değişme Zamanı Eğitim Ve Koçluk | Yukarı Git | Arşiv | RSS | Sitemap