default avatar Hoşgeldin, Ziyaretçi: Aşağıdaki form ve bağlantıları kullanarak sitemize giriş/kayıt işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.
 Şifremi Unuttum?  Yardım  Üye Ol Tarih: 11.12.2017, 04:53


Sümer Yaradılış Destanı Enuma Eliş’te Marduk (Nibiru)

Yazar Konuyu Başlatan: ulas - Görüntüleme - Okunma Okunma Sayısı: 1929 - Yorum Toplam Yorumlar: 0
Konu Kalitesi: %
 
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Konuyu Okuyanlar: 3 Ziyaretçi

ulas
Super Moderatör
*****
Super Moderatör Grubu
user avatar
Durum: Çevrimdışı
Konu Sayısı:
Yorumları: 391
Kayıt Tarihi: 17.01.2013
Rep Puanı: 6


Kişisel Bilgileri: v
#1
Konu Tarihi: 18.01.2013, Saat: 21:00
Berlin devlet müzesinde bulunan VA/243 katalog nolu bir akkad silindir mührügök cisimlerinin bilinen betimlemesinden oldukça farklıdır. Bu Sümerlilere göregüneş sistemini gösteren bir betimledir : on iki gök cismi içeren bir sistem.
Eğer bu Sümer gök haritası 200 yıl önce incelenmiş olsa idi keşfedilmemişgezegenlerden dolayı eski insanların cahilane betimlemesi olarak yazılıkayıtlar arasında yerini alacaktı. 4500 yıl önce çizilen bu betimleme, Mars veJüpiter arasında farklı bir gezegenin olduğu konusunda oldukça ısrarlıdırlar vebu 12.Gezegene NI.BI.RU (Geçiş Gezegeni) adını vermişlerdir. Babil astronomlarıona Marduk demişlerdir.


Enuma Eliş (Yükseklerdeyken ) destanı bizlere ;
Enuma eliş la nabu şamamu.
Yükseklerde Gök henüz isimlendirilmemişken
Şaplitu ammatum şuma la zakrat
Ve aşağıda , sağlam zemin (Dünya) çağırılmamışken


İki gök cisminin bir dizi gök tanrısını doğurduğunu anlatır. Gökvarlıklarının sayısı arttıkça, İlksel babayı rahatsız edecek kadar büyükgürültü ve şamata ortaya çıkar. Sadık haberci, genç tanrıları disipline edecekönlemler almasına karşın genç tanrılar İlksel babaya karşı birleşirler ve onungüçlerini çalarlar.
İlksel babaya karşı isyanı yöneten tanrının bir önerisi vardır ; Küçük oğlutanrılar meclisine katılmaya davet edip, ona üstünlük verilmelidir ki, bu küçükoğul, “ canavar” a dönüşen analarıyla savaşmaya tek başına gidebilsin.
Kendisine üstünlük verilen genç tanrı, Babil versiyonuna göre MARDUK, canavarlayüzleşmeye koyulur ve şiddetli bir savaştan sonra onu yenerek ikiye böler. Birparçasını gök yapar diğer parçasını ise dünya. Sonra göklerde sabit bir düzenkurmaya konulur, her bir tanrıya kalıcı bir konum tahsis eder.
Bu tablet ve tablet parçaları bulundukça ve tercüme edildikçe sıradan edebieserler olmadığı ortaya çıkar. Bu tabletler Babil’ in en önemli metinleriydi vetörenlerde okunurdu. Bu metinlerde Marduk ‘un üstünlüğünü hakkında propagandayapmak için yaratılış destanının kahramanı yapmışlardır.
Enuma Eliş adlı göksel dramanın sahnesi, ilksel evrendir. Göksel aktörler,yaratmış oldukları kadar yaratanlardırda.


[b]1.Perde.[/b]
Yükseklerde Gök henüz isimlendirilmemişken,
Ve aşağıda, Dünya çağrılmamışken ;
Boş ama başlangıçta mevcut olan APSU, Vucuda getiren onları,
MUMMU ve TİAMAT – hepsini doğurandı o,
Birbirine karışmıştı suları.
Saz bitmemişti, bataklıklar ortaya çıkmamıştı.
Tanrıların hiçbiri vucuda gelmemişti,
Hiçbirinin adı yoktu, kaderleri belirlenmemişti;
İşte tam ortalarında tanrılar şekillendi.
Uzayın içinde “tanrılar” yeni gezegenler daha ortaya çıkacak,adlandırılacak,“kadeleri” yani yörüngeleri belirlenecektir.sadece üç cisim mevcuttur : “başlangıçtan beri mevcut olan” ;
AP.SU : Başlangıçtan beri mevcut olan.
MUM.MU : Doğmuş olan
TİAMAT : Yaşamın kızı
AP.SU ve TİAMAT’ ın “ suları “ karışmıştır, ilksel sular evrenin temel yaşamveren elementleridir.Demekki AB.SU güneştir, “başlangıçtan beri var olan “.
Ona en yakın olan MUMMU dur. Destanı anlatan MUMMU, AP.SU’ nun güveniliryardımcısı Merkürün, dev efendisinin çevresinde dönen küçük gezegenintanımıdır.
Daha ileride TİAMAT vardır, MARDUK’ un parçaladığı canavardır. Ama ilkselbaşlangıçta o, ilk bakire anadır. O ve AP.SU arasındaki uzay boş değildir.AP.SU ve TİAMAT ‘ın ilksel elementleri ile doludur. Bu sular karışmıştır veyeni gezegen oluşmuştur.
Suları birbirine karıştı….
Tam ortalarında tanrılar şekillendi :
Tanrı LAHMU ve tanrı LAHAMU doğdu ;
Bu adlarla çağrıldılar.
Etimolojik olarak bu oluşan iki gezegenin adları LHM (savaşmak) kökündençıkmıştır. Eskilerin bize bıraktığı miras Mars’ın savaş tanrısı ve Venüsünsavaş tanrıçası olduğu anlatımlarda mevcuttur. Ayrıca astronomik olarakta bubilgi doğrulanmıştır yani ; kayıp gezegen “Tiamat’ın Mars’ın ötesinde yer almışolduğunu gösterir. Mars ve Venüs, Güneş (Ap.Su) ve Tiamat arasında yer alır.
Güneş sisteminin oluşumu devam eder. Lahmu ve Lahamu, yani Mars ve Venüsdoğmuştur, daha,
Onlar yaşlanmadan önce
Tayin edilmiştir bir boyuta göre boyca-
Tanrı ANŞAR ve tanrı KİŞAR biçimlendi,
Onları bastırılıp
Günler uzadıkça ve yıllar çoğaldıkça ,
Tanrı ANU oğulları oldu-atalarına bir rakip.
Derken Anşar’dan ilk doğan Anu,
Eşiti olarak ve kendi suretinde NUDİMMUD’u yarattı.


Yaratılış destanı [b]1.Perde[/b] hızlı oynamaktadır. Mars ve Venüs’ün sınırlıboyutlara kadar büyüdüğü, onlar oluşumunu tamamlamadan bir diğer çift gezegenoluştuğu konusunda bilgileniriz. Bu iki gezegen adlarında anlaşıldığı üzeremuhteşem gezegenlerdir. ANŞAR (prens, göklerin en başta geleni) ve KİŞAR (sağlam karaların en başta geleni). Bunlar ilk çifti boy bakımından aşarlar. Buikinci çift sıfatlandırma ve konumları itibariyle Satürn ve Jüpiter olduğuanlaşılır.
Derken biraz zaman geçer (yıllar çoğalır) ve üçüncü bir çift gezegen doğar.İlki ANU’dur, Anşar ve Kişar’dan küçüktür (onların oğlu), fakat ilkgezegenlerden daha büyüktür. ( boyca atalarına rakip). Derken ANU ikizi birgezegen doğurur, eşiti olarak ve kendi suretinden. Destanın Babil versiyonuNUDİMMUD diye adlandırır, bu EA/ENKİ’ nin bir sıfatıdır. Boyların ve konumlarıntarifi güneş sistemimizin Uranüs ve Neptün’üdür.
Bu dış gezegenler arasında açıklanması gereken bir diğer gezegen vardır,Plüton. Yaratılış destanı zaten ANU’ya ANŞAR’dan ilk doğan diye hitap ederek,ANŞAR/Satürn’den doğan bir diğer gezegensel tanrı ima etmektedir.
Destan Anşar’ın elçisi GAGA’ yı diğer gezegenlere çeşitli görevlerle nasılgönderdiğini aktarırken, bu gök ilahına daha sonra yetişir. Apsu’nın elçisiMummu’ya denktir, buda akla Merkür ve Plüton arasındaki benzerlikleri getirir.Demekki GAGA plütondur. Sümerliler gök haritalarında Plüton’ u Neptününötesinde değil, elçisi veya uydusu olduğu için yanına koymuşlardır.


[b]GÜNEŞ – Apsu[/b] , başlangıçtan beri mevcut olan.
[b]MERKÜR – Mumu[/b] , Apsu’nun danışmanı ve elçisi.
[b]VENÜS – Lahamu[/b] , çarpışmaların hanımı.
[b]MARS – Lahmu[/b] , savaş ilahı.
[b]??? – Tiamat[/b] , yaşam veren bakire.
[b]JÜPİTER – Kişar[/b] , sağlam karaların en baş geleni.
[b]SATÜRN – Anşar[/b] , göklerin en baş geleni.
[b]PLÜTON – Gaga[/b] , Anşar’ ın danışmanı ve elçisi.
[b]URANÜS – Anu[/b] , göklerin olan
[b]NEPTÜN – Nudimmud[/b] (Ea) , sanatkarane yaratıcı.


Gezegenlerin oluşumuyla ilgili mükemmel drama sona erdikten sonra yaratılışdestanı yazarları[b] 2. perdeyi,[/b] göksel bir karmaşa dramını göstermek üzereaçarlar… Yeni yaratılan gezegen aileleri, dengeli olmaktan oldukça uzaktırlar.Birbirlerini çekmekte, Tiamat’ ı şıkıştırmakta, ilksel cisimleri rahatsız ediptehlikeye sokmaktadırlar.
İlahi biraderler birleşip gruplaştılar ;
İleri geri giden tiamatı rahatsız ettiler.
Göklerdeki ikametlerindeki yaramazlıklarıyla.
Tiamat’ ın “göbeğini” karıştırıyorlardı
Apsu şamatalarını azaltamıyordu;
Tiamat onların yaptıkları karşısında sessizdi.
Yaptıkları tiksindiriciydi.
Yolları, ortalık karıştırıcıydı.


Burada düzensiz yörüngelere yapılan göndermeler söz konusu. Apsugezegenlerin düzensizliklerinden rahatsızdır ve “ tiksindirici” bulup, niyetinionların yollarını yıkmak olarak açıklar. Mummu ile kucaklaşır. Aralarında herne plan kurmuşlarsada diğer tanrılar tarafından duyulur ve kendilerini ihmaplanı karşısında dilleri tutulur. Aklını başına toplayan Ea dır. Apsu ‘nunüstüne “ uyku dökmek” üzere bir numara düzenler, diğer tanrılar ‘da bu planınıbeğenince Ea evrenin aslına sadık kalarak yeni bir harita çizer ve güneşsistemimizin ilksel suları üzerinde lanet okur.
Ea hızla Apsu’dan çıkan muazzam ilksel madde saçınımlarını içen Ea/Neptün“Apsu’nun tacını çekip atmosferden oluşan pelerinini çıkardı “. Apsuyenilmişti. Mummu artık ortalarda dolaşmıyor “yakalanmış ve arkadabırakılmıştı”, efendisinin yanında cansız bir gezegendi artık.
Güneşi yaratıcılığından eden, yani ek gezegenler oluşturmak için daha fazlaenerji ve madde yayma sürecini durduran tanrılar, güneş sistemine yeni birbarış getirmişlerdi. Zafer, Apsu ‘nun anlamını ve konumunu değiştirerek dahadavurgulandı. Herhangi bir ek gezegen artık sadece artık sadece yeni Apsu ‘dan,yani “ derinden” en dıştaki gezegenin baktığı baktığı dış uzaydan gelebilirdi.
Göksel barış bir kez daha bozulana kadar geçen süre destandasöylenmiyor.Fakat küçük bir duraklamadan sonra 3. Perde açılıyor.


[b]3. Perde açılır ;[/b]
Mukadderat odasında , Kaderlerin yerinde,
Bir tanrı doğdu, tanrıların en kudretlisi en akıllısı;
Derin’in tam ortasında MARDUK yaratıldı.
Derin’de dış uzayda , ona yörüngesel hareketin, yani bir gezegenin “kaderinin” kendisine verildiği bir bölgede oluşmuştur.Onu yakalayan Ea’ydı(Neptün).Yeni gezegen görülecek bir şeydir.
Biçimi cezp ediciydi, gözlerini kaldırışı pırıl pırıl;
Gelişi tanrısaldı ,eski zamanlardaki gibi emreden…
Yüceliği tanrıların üstündeydi,hemde baştan aşağı…
Tanrıların en ulusuydu, boyu aşıyordu;
Azaları muazzamdı, fazlasıyla uzundu.


Dış uzaydan çıkıp gelen Marduk hala yeni doğmuş bir gezegendir, ateş veradyasyon yayar.” Dudaklarını kıpırdatınca , alevler çıkıyordu”
Marduk diğer gezegenlere yaklaşırken “ onlar marduk’a ürkütücü şimşeklerinifırlattılar” ve o ışıl ışıl oldu, “o tanrıların halesine büründü”. Demek kiyaklaşması güneş sistemimizin diğer üyelerinin elektrik ve diğer yayınımlarınıalt üst etmiştir. O yaklaşırken On gök cismi onu beklemektedir, yani Güneş vediğer dokuz gezegen.
İlk olarak onu “getiren” , güneş sisteminin içine çeken Ea/Neptüngezegeninin yanından geçer. Marduk, Neptüne yaklaşırken, Neptün’ün kütle çekimibu yeni gelenin üstündeki yoğunluğunu arttırır. Marduk’un yolunu tamamlar “amacı için iyi kılar “.


Marduk, bu sırada hala eriyik halde olmalıdır. Ea/Neptün’ün yanından geçerkenkütle çekimi sanki “ ikinci bir başı “varmış gibi Marduk’un bir tarafınışişirmeye başlar. Ancak bu geçişte Marduk’un hiçbir parçası kopmaz.AmaAnu/Uranüs bölgesine ulaştığında, madde parçaları kopmaya başlar ve buMarduk’un dört uydusunun oluşmasına sebep olur.


Geçiş sırası , yani önce Neptün, sonra Uranüs’ün yanından geçmesi Marduk’ungüneş sistemine, sistemin yörüngesel yönünden değil, saat yönünde hareketederek ters yönden geldiğini gösterir. Hareket halindeki gezegen kısa süresonra dev Anşat/Satürn’ün daha sonra ise Kişar/Jupiter’in muazzam kütle çekimive manyetik güçlerince kıskıvrak yakalanır. Yolu daha da içeri, güneş sistemininmerkezine, Tiamat’a doğru bükülür.


Marduk’un yaklaşması kısa süre sonra Tiamat ‘ı ve içteki gezegenleri(Mars,Venüs,Merkür) rahatsız etmeye başlar.” Akıntılar oluşuyordu, Tiamat ‘ırahatsız rahatsız etti: tanrılar huzursuzdu, bir fırtınaymış gibisürükleniyorlardı.”


Yaklaşmakta olan büyük gezegenin kütle çekimi kısa süre sonra Tiamat’tanparçalar koparmaya başlar.Tam ortasından on bir “ canavar” onun bedeninden“kendilerini ayıran” ve Tiamat’ın yanında giden “ “kükreyen, ileri atılan “uydular yığını ortaya çıkar.
Kendisini hızla gelen Marduk’la yüzleşmeye hazırlayan Tiamat “onları halelerletaçlandırdı”, onlara tanrıların (gezegenlerin) görüşünü verdi.
Destan ve mezapotamya kozmogonisi, Tiamat’ın KİNGU denilen “ onun meclisinioluşturan tanrılar arasındaki ilk doğan “ olan baş uydusuna belirgin önematfeder.


Kingu’yu yüceltti,
Aralarında onu büyük yaptı…
Savaşın baş komutasını
Onun ellerine bıraktı.
Çatışma yaratan kütle çekimine tabi olan Tiamat’ın bu büyük uydusu Marduk’adoğru kaymaya başlar. İşte bu dış gezegenlerin özellikle rahatsız eden şeyKingu’ya bir Kaderler tableti, yani kendine ait bir gezegensel yörüngebahşedilmesidir.
Tiamat’a yeni gezegenler doğurma hakkını kim verdi ? diye Ea sorar. SorunuAnşar’a, dev Satürn’e götürür.
Tiamat’ın tüm planlarını ona tekrarladı :
“…bir meclis oluşturdu ve öfkeden ateş saçıyordu…
eşsiz silahlar ekledi, canavar-tanrılar doğurdu..
bu türden on bir tane doğurdu;
Meclisini oluşturan tanrılar arasında ,
Kingu’yu yüceltti, ilk doğanı,baş yaptı…
Ona bir kaderler tableti verdi, göğsüne
Bağladı onun “
Huzursuz göklerde bir çatışma büyümektedir; tanrılar birer birer kenaraçekilir. Öfkeli Tiamat ile kimse savaşmayacakmıdır. ?
Neptün ve Uranüs’ü geçen Marduk artık Anşar’a (Satürn) ve onun genişhalkalarına yaklaşmaktadır. Bu Anşar’a bir fikir verir , “ Kudretli olan,intikamcımız olmalı, savaşta kurnaz olan: Marduk, kahraman”
Satürn’ün halkalarına ulaşan Marduk cevap verir ;
“ Eğer gerçekten de , intikamcınız olarak
Tiamat’ ı yenecek yaşamlarınızı kurtaracaksam-
Kaderimi üstün kılacak bir meclis toplayın hele “
Koşul cüretkar ve basittir : Marduk ve kaderi , Güneş cevresindeki tümtanrıların arasında üstün olacaktı.İşte o sırada, Anşar/Satürn uydusu Gaga,yani geleceğin Plüton’u yolundan ayrıldı.
Anşar ağzını açtı
Gaga’ya , danışmanına bir sözcük söyledi…
“Yola koyul Gaga “
tanrılar önünde dur.
Ve sana diyeceğimi
Onlarada tekrarla.
Diğer tanrı gezegenleri geçerken Gaga onları “ Marduk için kararınızı verindiye sıkıştırdı.Karar beklendiği gibiydi : Marduk kraldır diye bağırdılar veonu daha fazla zaman yitirmemesi için sıkıştırdılar: Git ve Tiamat’ın yaşamınason ver.


[b]4. Perde[/b]
Tanrılar Marduk’un kaderini kararlaştırdılar ; birleşik kütle çekimleriMarduk’un yörüngesini sadece tek yöne bir savaşa “Tiamat ile çarpışmayagidebilecek biçimde saptadılar”
Marduk’un başlıca silahları uydularıydı, Marduk yanından geçerken Uranüs’ünsağladığı dört rüzgardı. Güney rüzgarı,Kuzey rüzgarı, Doğu rüzgarı, BatıRüzgarı. Artık devlerin, yani Satürn ve Jüpiterin yanından geçen Marduk üç uydudaha “doğurur” Kötü rüzgar, kasırga ve dengi olmayan rüzgar.
Uydularını bir “fırtına arabası” olarak kullanarak doğurduğu rüzgarları,yedisini öne sürdü.” Hasımlar çarpışmaya hazırdı “
Efendi ilerledi, yolunu izledi
Öfkeli tiamat çevirdi yüzünü
Efendi Tiamat’ın iç kısmını taramak için
Kingu’nun ,onun eşinin planını anlamak için taradı.
Ama gezegenler birbirine yaklaştıkça, Marduk ‘un rotası düzensizleşmeyebaşladı.
Baktı ,rotası yerinden oynuyor
Yönü şaşmış,işleri karışmış.
Marduk’un uyduları bile rotadan sapmaya başladılar,
Tanrılar, yardımcıları
Yanında yol alanlar
Muzaffer Kingu’yu gördü , görüşleri bulandı.
Ama olan olmuş, rotalar artık geri alınamaz biçimde çarpışmaya ayarlanmıştı.“Tiamat kükredi “ Efendi tufan yapan fırtınasını, kudretli silahını kaldırdı”.Marduk dahada yaklaşınca “lanetler” okumaya başladı ; yani Ea ‘nın daha önceApsu ve Mumu üzerinde kullandığı türden göksel dalgalar. Fakat Marduk hala üstünegelmeye devam ediyordu.
Tiamat ve Marduk, tanrıların en akıllıları
Birbirlerine doğru ilerlediler,
Yüz yüze çarpışmak için bastırdılar
Savaşmak için yaklaştılar.
Destan artık sonrasında Gök ve Yerin yaratıldığı göksel çarpışmayı tarifekoyulur.
Efendi onu yakalamak için ağını yaydı
Kötü rüzgar’ı en arkadakini, onun yüzüne doğru fırlattı.
Tiamat ağzını açıp onu yutmaya kalkınca-
Kötü rüzgar’ı ileri sürdü ki dudaklarını kapayamayasın
Derken şiddetli fırtına Rüzgarları göbeğine saldırdı;
Bedeni ayrıldı, ağzı kocaman açıldı.
Oraya bir ok fırlattı, göbeğini yardı:
İçini parçaladı, rahmini yardı.
Onu böyle alt edip, yaşam nefesini söndürdü.
Güneş sistemi dışardan gelen, büyük kuyruklu yıldız gibi gezegen tarafındanişgal edildi. Fakat bu gezgen Tiamat ile çarpışmadı, bu büyük astronomik önemesahip bir durumdur. Tiamata çarğan Marduk değil Marduk’un uydularıdır .UydularTiamat’ın bedenini “ ayırdı” onda geniş yarık açtı.
Marduk ve Tiamat arasındaki bu ilk karşılaşma onu yarılmış ve cansız bıraftıfakat kaderi, bu ikisi arasındaki karşılaşmalarla belirlenecekti. Tiamat’ınuydularının lideri Kingu ile ayrıca ilgilenilecekti. Fakat diğer on, daha küçükuydusunun kaderi bir an önce belirlenmeliydi.
Tiamatı lideri yandikten sonra
Ordusu parçalandı, çetesi dağıldı
Onun yanında yürüyen yardımcıları olan tanrılar,
Korkudan titriyorlardı
Kendi yaşamlarını korumak için sırtlarını döndüler.


Buraya kadar yapılan anlatımlar göksel olaylar karşısında bugüne kadar enorijinal teorileri ortaya çıkarmaktadır fakat 2000 ‘li yıllara kadar gerek dingerekse bilim dünyası tarafından görünmez, görünmek istenmez. Bizlerkafalarımızı gök yüzünden yere çevirdirdiğimiz vakit, bilim dünyası bizimadımıza düşünür ve bize doğruluğunu yadsıyamayacağımız bilgileri biz gündelikhayatlarımızın sıradan koşuşturmalarıyla uğraşırken masamızın üstüne koyar.
Ağa atıldılar ,kendilerini kapana kısılmış buldular…
Onun yanında yürüyen tüm demonlar çetesini
Prangalara vurdu, ellerini bağladı…
Sıkıca sarmaladı ,kaçamadılar.
Bu iki devrimci teori bilimsel bulgular ile yazı sonunda ele alınacaktır.
Savaş bittikten sonra Marduk, Kingu’dan kaderler tabletini geri aldı vekendi göğsüne ekledi : Rotası artık kalıcı bir güneş çevresinde yörüngeyeoturmuştu. O zamandan başlayarak Marduk her zaman göksel çarpışma sahnesinegeri dönecekti.
Tiamat’ı yenen “ Marduk göklerde yelken açtı,uzaya açıldı ,Güneş’inçevresinde turladı ve dış gezegenlerden başlayarak yine geçişini yaptı.”Marduk’un dileğini yerine getirdiği Ea/Neptün , “ zaferini marduk’unbelirlediği”, Anşar/Satürn. Derken yeni yörüngesinin rotası Marduk’u zafermeydanına ,” yenilen tanrılar üstündeki gücünü sağlamlaştırmak” için Tiamat veKingu’ya geri getirdi.


[b]5. Perde[/b] kalkar ve ; Dünyanın ve Göklerin yaratılış hikayesi başlar.
“Güneşin çevresindedeki ilk dönüşünü tamamlayan Marduk “ boyun eğdirdiğiTiamat’a döndü.”
Efendi onun cansız bedenini seyretmek için durakladı.
Canavarı ikiye ayırmayı maharetle planlamıştı.
Sonra bir midye gibi onu iki parçaya ayırdı.
Marduk’un uydularından bir diğeri, kuzey yıldızı denilen , kopan yarıyaçarpar.Sert darbe, Dünya olacak olan bu parçayı , daha önce hiçbir gezegenindolaşmadığı bir yörüngeye sürükler.
Efendi Tiamat’ın arka kısmını ezdi
Silahı ile bağlantılı kafatasını kopardı
Kanının kanallarını kesti;
Ve kuzey rüzgarının onu,
Bilinmeyen yerlere taşımasına sebep oldu.
Dünya yaratılmıştı.
Alt parçasının kaderi başka türlüydü ; ikinci gelişinde Marduk ona çarptı veparçalara ayırdı:
Onun diğer yarısını gökler için bir perde olarak kurdu ;
bir araya getirerek , bekçileri olarak onları yerleştirdi…
Tiamat’ın kuyruğunu Büyük Şerit’i bir bilezik gibi
Oluşturmak üzere büktü.


Bu kopmuş yarının parçaları göklerde bir “bilezik” içteki ve dıştakigezegenler arasında bir perde oluşturmak üzere dövüldü. Bir “ büyük şerit”oluşturacak şekilde esnettiler. Asteroit kuşağı yaratılmıştı.
Gök bilimciler ve fizikçiler asteroit kuşağı tarafından ayrılan iki grupoluşturan iç veya “karasal” gezegenler /Merkür,Venüs,dünya,ay ve mars) ve dışgezegenler (jupiter ve ötesindekiler) arasında büyük farklılıklarınmevcudiyetini kabul ederler.
Tiamat ikiye ayrılır. Parçaların bir kısmı göklerde, asteroit kuşağı, diğeriise Dünyadır. Tiamatın baş uydusu Kingu, Dünyanın Ay’ı haline gelir. Diğeruyduları ise artık kuyruklu yıldızları oluşturmaktadır.
Tabletler bizlere –ilk kez “kayıp gezegen”’in ortadan kayboluşuna vesonucunda asteroit kuşağının ve dünyanın yaratılışına yol açan göksel olaylarıntutarlı kozmogonik-bilimsel açıklamasını sunmaktadır.
Tabletlerle ilgili her bulmaca deşifre edildikçe cevap aradığımız sorularadacevap getirir. Dünya’nın, kıtaların neden onun bir tarafında toplanmış olduğunave karşı tarafta ise niçin derin bir çukur var olduğu konusu gün yüzüne çıkar.Tiamatın sularına yapılan göndermeler’ de aynı zamanda aydınlatıcıdır. Ona sulucanavar denirdi ve Timatın bir parçası olan dünyanın bu sularla eşit biçimdedonanmış olduğu sonucunu çıkarmak mantıklıdır.
Aslında bu kozmolojik teoriler kulağa yeni gibi gelsede din kitaplarıyazarlarınca bir doz daha şifrelenerek kitaplarına yazmışlardır. Örneklemeyapmak gerekirse ,
İşaya peygamber “ilksel günleri”, Rab’bin “Mağrur olanı oyduğu, sulucanavarı döndürdüğü, Tehom-Raba’nın sularını kuruttuğu” zamanları yad eder.
Mezmur yazarları , Eyüp peygamber bu göksel efendinin “Magrur olanınyardımcılarını” da nasıl vurup öldürdüğünü hatırlatır ve etkileyici astronomikayrıntısında ,


Boşluğun üzerine şimali yayar
Ve hiçliğin üzerinde dünyayı asar..
Onun gücüdür suları tutan,
Onun enerjisidir mağrur olanı yaratan,
Onun rüzgarıyla dövme bilezik ölçüp biçildi
Onun eliyle kıvranan ejderha söndü bitti.


Marduk’un kuzey rüzgarı Dünyayı göksel konumuna ittikten sonra, Dünya Güneşetrafında kendi yörüngesini(böylece mevsimler) ve kendi ekseni etrafındakidönüşünü (gece-gündüz) edinmiştir. Mezapotamyadaki metinlerde marduk’un Dünyayıyarattıktan sonraki görevlerinden birininde “Güneşin günleri”ni (Dünyaya)tahsis etmek ve, gün ve gecenin bölgelerini kurmak olduğunu iddia eder.
Modern bilim adamları Dünya gezegen haline geldikten sonra volkanları püsküren,gökyüzü sisler ve bulutlarla dolduran sıcak bir top olduğuna inanıyorlar,sıcaklıklar düşmeye başlayınca, buharlar suya dönüştü ve dünyanın yüzünü kurukaralar ve okyanuslar olarak ayırdı. Enuma-eliş’in tableti, çok kötü biçimdetahrip olmuş olsada aynı bilimsel bilgileri verir. Fışkıran lavları Tiamat’ıntükürüğü olarak tanımlayan yaratılış destanı bu fenomeni doğru biçimdeatmosferin , dünya okyanuslarının ve kıtalarının oluşumundan önceyeyerleştirir. “Bulut suları toplandı” ktan sonra , okyanuslar oluşmaya başladıve dünyanın “temelleri” yani kıtaları yükseldi. “Soğuk Yapma” yani soğumagerçekleşince,yağmur ve sis ortaya çıktı.Bu arada “ tükürük” sacılmaya,“katmanlar yayarak” dünya’nın topografyasını biçimlendirmeye devam etti.
Dünay okyanuslar, kıtalar ve bir atmosfer ile artık dağların, nehirlerin,pınarların,vadilerin oluşumuna hazırdır. Tüm yaratılışı Efendi Marduk’a atfedenEnume Eliş anlatmaya devam eder ;


Tiamat’ın başını (dünya) konumuna koyarak
Onun üzerine dağları yükseltti
Pınarları açtı , şiddetli akıntılar boşaldı.
Gözlerinde Dice ve Fırat’ı saldı
Memelerinden ulu dağları biçimlendirdi.
Kuyular için, taşınacak sular için pınarlar deldi.


Dünya üzerindeki yeni göksel düzenin parçası olan Marduk “ ilahi ay”’ıgörünür kıldı…ona geceyi işaretleme, her ayın günlerini belirleme göreviniverdi “
Metin onu ŞEŞ:Kİ (Dünyayı koruyan gök tanrısı) diye çağırır.Destanda buisimden daha önce hiç bahsedilmez fakat onun (dişil) göksel basıncı (kütleçekim) içindedir.Dünya , yeniden bedenlenen Tiamattır, Ay’a dünyanın koruyucusudenir.Tiamat’ın Kingu’ya baş uydusuna koyduğu ad budur.
Yaratılış destanı Kingu’yu Tiamatın parçalanan ,dağılan ve kuyruklu yıldızlarolacak biçimde Güneş etrafında ters yörüngeye sokulan ordusudan özellikle ayrıtutar.Marduk yörüngesindeki ilk dönüşünü tamamladıktan ve savaş alanınadöndükten sonra Kingu’nun kaderini açıklar.


Ve Kingu ‘yu aralarında şef olanı Küçülttü,
Onu tanrı DUG.GA.E diye saydı
Ondan kaderler tabletini aldı
Zaten hakkı değildi.


Görüldüğü üzere Marduk Kinguyu yok etmemiştir. Boyutunu küçülterek ,Tiamatınkendisine bağışladığı bağımsız yörüngesini elinden alarak ceza vermiştir.Bugöksel Duggae , “yaşamsal unsur” larından yani sular,radyoaktif maddelerdenayrılmıştır. Bu Sümer terimleri KİN.GU (yüce elçi) , DUG.GA.E (kurşun çömlek)‘e dönüştürülmüştür.
Bu metinler, Tiamatın baş uydusunun bizim Ay’ımız olduğunu onaylamaklakalmaz, NASA’nın “ büyük şehirler boyundaki gök cisimlerinin aya çarpması “sırasındaki muazzam çarpışmayla ilgili bulgularıda onaylar. L.W King tarafından; The Seven Tablets of Creation adlı çalışmasında deşifre edilen tabletler Ay’ıharap gezegen diye tarif eder.
Dünyanın Ay’ının ve Kingu’nun aynı uydu olduğunun kanıtı olan bu betimlemeSU.EN ( çorak diyarların efendisi) kelimesinden türeyen tanrı SİN adının dahasonraki zamanlarda AY ile ilişkilendirilmesiyle etimolojik açıkdanda güçlenir.


Tiamat ve Kingudan kurtulan Marduk bir kez daha “gökleri geçer ve bölgeyitarar”, Anşar/Satürn’ün eski uydusu için son bir kader tableti belirlemek üzere“Nidimmud’un mekanı’na (Neptün) odaklanmıştır.
Destan Marduk’un göklerdeki son işlerinden biri olarak bu gök tanrısını “gizlibir yere” tayin ettiğini “derin” ‘e (dış uzaya) bakan, şimdiye kadar bilinmeyenbir yörüngeye oturttuğunu ve ona “Sulu Derin” in danışmanlığını verdiğinibildirir.Bu yeni konuma uygun olarak gezegenin adı US.Mİ (yolu gösteren) olur,yani en dıştaki gezegenimiz Plüton.


Tabletler bize güneş sistemimize ait tüm sırları verir , modern kozmolojininyeni yeni keşfetmeye başladığı bilgilere eski insan sahiptir ; bu tabletler,dünyanın oluşumunu, dünya üzerindeki okyans çukurları,ay üzerindeki tahribat,kuyruklu yıldızların ters yörüngeleri, Plüton’un muammalı fenomenini,mükemmelbiçimde cevaplar.
Gezegenler için “istasyonlar oluşturan “ marduk kendisi için “Nİ.Bİ.RUistasyonunu aldı “ ve “gökleri geçti ve taradı” yeni güneş sistemini.Sistemartık karşılıkları olan on iki büyük tanrı ile birlikte on iki gök cismindenoluşmaktaydı:
Ben Düşüncelerimin Efendisiyim...


Konu Bağlantı Araçları
Sümer Yaradılış Destanı Enuma Eliş’te Marduk (Nibiru) Konusunun Linki Direkt Link
Sümer Yaradılış Destanı Enuma Eliş’te Marduk (Nibiru) Konusunun HTML Kodu HTML Link
Sümer Yaradılış Destanı Enuma Eliş’te Marduk (Nibiru) Konusu BBCode Linki BBCode Link
Sümer Yaradılış Destanı Enuma Eliş’te Marduk (Nibiru) Konusunu Paylaş Sosyal Paylaş

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
Big Grin Efsane Gerçekleşiyormu?: Marduk ulas 0 820 20.01.2013, Saat: 18:50
Son Yorum: ulas
Big Grin Babil Kayıtlarında Marduk ulas 0 996 18.01.2013, Saat: 20:57
Son Yorum: ulas
Big Grin Gılgamış Destanı’nda Tufan ulas 0 1,192 18.01.2013, Saat: 20:54
Son Yorum: ulas
Big Grin Marduk (Nibiru) Muamması ulas 0 1,012 18.01.2013, Saat: 20:26
Son Yorum: ulas
  Onbin (10.000) Yıllık Nükleer Savaş (Destanı) : Mahabharata ulas 0 1,962 18.01.2013, Saat: 01:18
Son Yorum: ulas

Konu ile Alakalı Anahtar Kelimeler

Sümer Yaradılış Destanı Enuma Eliş’te Marduk (Nibiru) indir, Sümer Yaradılış Destanı Enuma Eliş’te Marduk (Nibiru) Videosu, Sümer Yaradılış Destanı Enuma Eliş’te Marduk (Nibiru) online izle, Sümer Yaradılış Destanı Enuma Eliş’te Marduk (Nibiru) Bedava indir, Sümer Yaradılış Destanı Enuma Eliş’te Marduk (Nibiru) Yükle, Sümer Yaradılış Destanı Enuma Eliş’te Marduk (Nibiru) Hakkında, Sümer Yaradılış Destanı Enuma Eliş’te Marduk (Nibiru) nedir, Sümer Yaradılış Destanı Enuma Eliş’te Marduk (Nibiru) Free indir, Sümer Yaradılış Destanı Enuma Eliş’te Marduk (Nibiru) oyunu, Sümer Yaradılış Destanı Enuma Eliş’te Marduk (Nibiru) download


Hızlı Menü:


İletişim | Şimdi Değişme Zamanı Eğitim Ve Koçluk | Yukarı Git | Arşiv | RSS | Sitemap