default avatar Hoşgeldin, Ziyaretçi: Aşağıdaki form ve bağlantıları kullanarak sitemize giriş/kayıt işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.
 Şifremi Unuttum?  Yardım  Üye Ol Tarih: 11.12.2017, 05:00


Mağara Resimlerindeki Gizemler

Yazar Konuyu Başlatan: ulas - Görüntüleme - Okunma Okunma Sayısı: 996 - Yorum Toplam Yorumlar: 0
Konu Kalitesi: %
 
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

ulas
Super Moderatör
*****
Super Moderatör Grubu
user avatar
Durum: Çevrimdışı
Konu Sayısı:
Yorumları: 391
Kayıt Tarihi: 17.01.2013
Rep Puanı: 6


Kişisel Bilgileri: v
#1
Konu Tarihi: 18.01.2013, Saat: 20:17
Jean-Marıe Chauvet ile iki arkadaşı 1994 yılının Aralık ayında Fransa’nınArdeche Bölgesi’nde mağaralarda araştırma yapmaktaydılar. İnsanlığın ilkresimlerini bulmayı umuyorlardı ama o ana kadar fazla bir başarı eldeedememişlerdi. Hepsi de Üst Paleolitik Dönemin (40 bin -10 bin yıl önce)görkemli yeraltı resimlerini ve Lascaux, Niaux ve diğer ünlü yerlerinresimlerini biliyorlardı. Ancak Ardeche Irmağı’nın üzerindeki tepeninderinliklerinde bulacakları şeye hiç de hazırlıklı değillerdi.


Bir yamacı tırmanınca küçük bir kaya çıkıntısına rastladılar. Arka tarafındabir moloz yığını vardı. Taşları dikkatle yoklayarak bir hava akımı aradılar.
Evet, bir hava akımı hissedebiliyorlardı. Heyecanla düşmüş taş ve toprağıkaldırınca tepenin derinliklerine inen dar bir tünel gördüler. Uzun uğraşlardansonra geniş ve parıltılı bir yeraltı odasına indiler. Gözlerine ilk çarpan şeyduvardaki kırmızı bir insan eli izi oldu: Biri çok ama çok uzun zaman önce omağarada bulunmuştu.


Biraz ilerleyince at, aslan, bizon, suaygırı ve artık soyu tükenmiş olantüylü mamut resimleriyle karşılaştılar. Bunlardan bir kısmı boyanmış, bir kısmımağaranın çamur duvarlarına kazınmıştı. Karanlığı delen lambalarının ışığındamağara ayılarının iskeletleri, ateş yakılan ocaklar, meşalelerini duvarlaradayamış insanların bıraktıkları izler göründü. Araştırmacılar kendilerini kayıpve belki de kutsal bir dünyaya tecavüz eden insanlar gibi hissediyorlardı.


[b]CEVAPLANMAYAN SORULAR[/b]
Şimdiki adıyla Chauvet Mağarasının bulunması 20. yüzyılın en büyükarkeolojik keşiflerinden biriydi. Ancak pek çok arkeolojik keşif gibi bu dayanıtlaya-bileceğinden çok soru yaratmıştı.
Çıplak ayakizleri çamurda hâlâ belli olan bu insanlar bu karanlık yere ne zamangirmişlerdi? Resim yapmak için neden bu kadar derini seçmişlerdi? Bu esrarengizyeraltı faaliyeti bugün “sanat” adım verdiğimiz şeyin kökeni miydi? Bu mağararesimleri ile Üst Paleolitik alanlardaki kazılarda çıkarılan küçük heykelciklerve kemik, boynuz ve fildişi parçaları üzerine kazınmış figürlerle nasıl birilişki içindeydi? Bu sorular daha önce de sorulmuştu ama şimdi yeni biraciliyet kazanmış oluyorlardı.


Chauvet resimlerinin yaşını saptamak nispeten kolaydı. Siyah boyadan alınankarbon örnekleri radyokarbon tarihleme yöntemiyle analiz edildi. Chauvetresimleri 720 yıl yanılma payı ile 32.410 yıl öncesine aitti. Çok gelişmişresimler olmalarına rağmen bunlar bugüne kadar bulunmuş en eski resimlerdir.
Batı Avrupa’da Neanderthaller’in ardılları olan tam çağdaş insanın ilkgörünmesine yakın yapılmışlardı. Bu nedenle yeni -ve şimdiye kadaryanıtlanmamış- bir soru daha çıkmıştı: “Sanat” uzun bir gelişme dönemi olmadantam olarak biçimlenmiş ve gelişmiş olarak mı başlamıştı? Ve resimler nedenderin mağaralarda yapılıyordu?
Mağara resimlerinin en güzel örneklerine daha çok Avrupa’da, özellikle deKuzey ispanya ile Güney Fransa’nın dağlık kesimlerinde rastlanmakla birlikte,Türkiye sınırları içindeki en güzel mağara resmi, Antalya yakınlarındaki KatranDağı’nda bulunan Öküzini Mağarası’nın girişindeki kazıma boğa resmidir.


Mamut fildişinden yapılmış bu insan başı, bir başparmak boyundadır. Arkeolojiktekniklerin bugünkü kadar ciddi olmadığı 20. yüzyıl başlarında Brassempouy’da(Landes, Fransa) bir kazıda çıkmıştır. Sonuç olarak kesin yeri bilinmediği içingünümüzde gerçekliği tartışmalıdır. (Sağda) Peche-Merle’deki (Lot, Fransa) budoğal kaya formasyonu bir at başını akla getirmiş görünmektedir. Her iki at dabir insan elinin çevresine üflenen boyalarla oluşturulmuş insan ellerininnegatifleriyle çevrilidir. Sağdaki atta yapılan radyokarbon testi 24.600 yıllıkolduğunu ortaya koymuştur.


[b]BÜYÜK “NEDEN?” SORUSU[/b]
Yüz yıl önce araştırmacılar o zaman bilinen birkaç Üst Paleolitik Dönemresminin “yalnızca” sanat sanat içindir ilkesine göre yapıldığını ve resimyapmanın kaya duvarlara rastgele çiziktirmeler yapmaktan doğan bir zamangeçirme aracı olduğunu iddia etmişlerdi. Ancak insanların kırsalda gördüklerihayvanları çizmek için öyle büyük güçlüklerle emekleyerek, sürünerek vetırmanarak mağaralarına girdiklerini düşünmek güçtü.


Sonra “sanat sanat içindir” kavramının “basit” olup olmadığı da haklı olaraksorgulanmıştı. Gerçekten de pek çok sanat tarihçisi, “sanat sanat içindir” diyebir şey olduğuna inanmıyordu. Sanat her zaman toplumsal bir çerçeve içindeydive bir amaca yönelikti.
Bu tehlikeli yeraltı seferleri için bir açıklama gelmekte gecikmedi. Fransızaraştırmacısı Salomon Reinach, bunun nedeninin “iyilikçi tılsım” olduğunu iddiaetti. Ona göre insanlar avladıkları hayvanlar üzerinde üstünlük sağlamak içinresim yapıyorlardı. Böyle bir faaliyetin esrara bürünmesi ve insanlarınyaşadıkları yerden uzakta yapılması mantıklıydı. Daha sonra aslan resimleribulunduğunda zamanın önde gelen Fransız tarihçilerinden Abbe Henri Breuil,İnsanların bunları yırtıcı hayvanın gücünü kendilerine almak için yaptıklarınısöyledi.


Araştırmacılar daha sonra, bu iyilikçi tılsım açıklamasının çok basit olduğunuhissetmeye başladılar. Bu tür açıklamalar, resimlerin çeşitliliğiniaçıklamıyordu ve çok farklı toplum türlerinde yaşayan insanlar arasındaki zayıfbenzetmelere dayanıyordu. Ayrıca gün ışığına çıkmakta olan unsurları daaçıklamamaktaydı. Örneğin, resimleri yapanların resmin çizgilerini tamamlamakiçin kayanın biçimini kullandıkları gerçeğinin bir açıklaması yoktu.


Abbe Henri Breuil’in eski bir öğrencisi olan Andre Leroi-Gourhan, 1960′lıyıllarda ortaya yepyeni bir açıklama attı. Bu antropolog Claude Levi-Strausstarafından geliştirilen felsefi tutum olan yapısalcılığa dayanıyordu.Yapısalcılık, insan beyninin yapısı nedeniyle bütün insanların ikilizıtlıklarla düşündüklerini iddia eder. Böylece düşüncemizin temelindekültür:doğa, sıcakConfusedoğuk, aydınlık:karanlık, kutsal: kutsal olmayan, çiğişmiş,vahşi:evcil, biznlar ve erkek:dişi gibi zıtlıklar vardır.
Leroi-Gourhan bunlardan sonuncusu üzerinde durdu. Görüşlerini sade bir biçimdeaçıklamaya çalışırsak Leroi-Gourhan, Üst Paleolitik Dönem’in, bütün 20 bin yılıboyunca mağaraların erkek:dişi ilkesine göre düzenlenmiş organize sığınaklarolduğuna inanıyordu.


At gibi bazı hayvanlar “erkeklik”, bizon ve Avrupa bizonu gibiler “dişilik”simgesiydi. “Dişi” türler mağaraların orta kısımlarında yer alırken “erkek”türler her yana dağılmışlardı. Aslan, ayı ve diğer tehlikeli hayvanlar isemağaraların derinliklerinde bulunuyorlardı.
Araştırmacılar şimdiki kanıtların Leroi-Gourhan’ın bu iddiasını desteklemediğiniiddia etmektedir: Resimler mağaralarda rastgele yerlere çizilmişlerdir.Sonuçta, Leroi-Gourhan da bu esrarı çözememiştir.


Rouffignac’taki (Dordogne, Fransa) bu at başı, mağara duvarından çıkan birçakmak taşı üzerine resmedilmiştir. Hayvanın gövdesinin geri kalanı duvarıniçinde gizli ya da ardında imiş görüntüsü verilmiştir. (Sağda) Chauvet Mağarası’nda(Ardeche, Fransa) Aslan panosu. Mağara 1994′te keşfedilmiştir. Buradakiresimlerin 30 bin yıldan eski olduğu tespit edilmiştir. Mağara duvarınınyumuşak yüzeyi resimlerin yapılabilmesi için düzeltilmiş ve yine kazıyarak bazıboyanmış ayrıntıların belirginleşmesi sağlanmıştır. Bu pano mağaranınderinlikli indedir.


[b]RUHLAR DÜNYASI[/b]
Günümüzde, yine insan beyninin “devrelerine” dayanan ve sorunlu ikilizıtlıkları işin içine sokmayan bir açıklama daha vardır. Bu, dünyada avcılık vetoplayıcılık yapan toplumların çoğunda, farklı türlerine rağmen, şamanizm adıverilebilecek bir inanç sistemi bulunduğu gözlemine dayanır. Şamanist birtoplum katmanlı bir kozmosa inanır: İnsanların yaşadıkları katman, altında veüstündeki ruhların yaşadıkları dünyalar.


Samanların görevi ruhlarla konuşabilmek, hastaları iyileştirmek, hayvanlarınhareketlerini kontrol edebilmek ve havayı değiştirmek için bu katmanlarageçmektir. Bu geçişi sağlamak için değişik bir bilinçlilik durumuna geçerler.Bu durumlar hafif uzaklaşmalardan, derin translara ve rüyalara kadar değişir.Bu farklı durumda kimi zaman kendilerine güç veren ve ruhsal dünyada rehberlikyapan bir hayvan-yardımcıyla ilişki kurarlar.


Şamanist açıklamaya göre, Üst Paleolitik Dönem’de mağaralar herhalde altdünyaya giden yollar olarak görülüyordu. Bunlara fiziksel olarak girmek,değişik bir ruhsal duruma psikolojik girişten farksız görünmüş olabilir. Oöteki dünyada şamanlar hayvan-yardımcı ruhlar arayacaklardı. Meşalelerinintitrek ışığında görerek ve dokunarak, onlar için kendileriyle ürkütücü ruhdünyası arasındaki “zar” olan duvarları yoklamışlardır.


Bir ruh-hayvan bulduklarına inandıklarında hayvanı zardan bu yana geçmesi içinikna etmişler, sonra da resim yapıcılar olarak hünerlerini kullanıp aslında birgörüntü olan şeyi kaya üzerinde “sabitleştirmiş”lerdir. Resim ile kayaarasındaki bu yakın ilişki, mağara duvarlarına çizilen pek çok resmin nedenkaya yüzeyinin bir parçası olduğunu ya da neden kayadan çıkarmış gibigöründüğünü açıklar.


Diğer yandan bazı resimler o kadar büyük ve karmaşıktır ki, bunlar herhaldetek tek kişilerden çok gruplar tarafından yapılmış olabilir. O dönemde yaşayaninsanlar bu gösterişli resimler karşısında, kendilerini mağaralarınderinliklerinde bekleyen ve henüz ulaşamadıkları şeylere hazırlamışolabilirler.
Şamanizm, dinamik bir inanç ve ideoloji sistemiydi ve üstelik insanlartarafından farklı toplumsal koşullar altında değiştirilebilirdi. Alt dünyayagirildiğine inanç gibi şeyler, herhalde Üst Paleolitik Dönem’de aynı kalmıştır,ancak binyıl devam ettikçe diğer unsurlar hiç kuşkusuz değişime uğramıştır.


Chauvet Mağarasının ve diğer yeraltı “galerilerinin ortaya attığı büyüksoruların bazıları şamanist açıklamayla cevaplanmaktadır. Ama diğerleri,cevapsız kalmaya hâlâ devam etmektedir. Örneğin, bizon resminin anlamıatınkinden nasıl farklıdır?
Bir kemik parçasına yapılan at resmi ile yeraltındaki mağaraya çizilen at resmifarklı şeyler midir? Bunları bilemiyoruz. Keats’in, Yunan Vazosu şiirindeolduğu gibi sessiz görüntüler “bizi sonsuzluk gibi şaşırtmaktadır. Yine deChauvet’de ve diğer resimli mağaralarda elimizi uzatıp ilk “gerçek insan”ınkayıp dünyasına -hemen hemen- dokunabiliriz.
Ben Düşüncelerimin Efendisiyim...


Konu Bağlantı Araçları
Mağara Resimlerindeki Gizemler Konusunun Linki Direkt Link
Mağara Resimlerindeki Gizemler Konusunun HTML Kodu HTML Link
Mağara Resimlerindeki Gizemler Konusu BBCode Linki BBCode Link
Mağara Resimlerindeki Gizemler Konusunu Paylaş Sosyal Paylaş

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
Big Grin Izapa: Gizemler Diyarı ulas 0 1,095 09.02.2013, Saat: 20:13
Son Yorum: ulas
Big Grin Paleolitik Dönem Enteresan Mağara Çizimleri ulas 0 1,128 18.01.2013, Saat: 20:16
Son Yorum: ulas

Konu ile Alakalı Anahtar Kelimeler

Mağara Resimlerindeki Gizemler indir, Mağara Resimlerindeki Gizemler Videosu, Mağara Resimlerindeki Gizemler online izle, Mağara Resimlerindeki Gizemler Bedava indir, Mağara Resimlerindeki Gizemler Yükle, Mağara Resimlerindeki Gizemler Hakkında, Mağara Resimlerindeki Gizemler nedir, Mağara Resimlerindeki Gizemler Free indir, Mağara Resimlerindeki Gizemler oyunu, Mağara Resimlerindeki Gizemler download


Hızlı Menü:


İletişim | Şimdi Değişme Zamanı Eğitim Ve Koçluk | Yukarı Git | Arşiv | RSS | Sitemap