default avatar Hoşgeldin, Ziyaretçi: Aşağıdaki form ve bağlantıları kullanarak sitemize giriş/kayıt işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.
 Şifremi Unuttum?  Yardım  Üye Ol Tarih: 25.07.2017, 07:31


Karadelikler Uzak Uzaya Açılan Kapılarmı?

Yazar Konuyu Başlatan: ulas - Görüntüleme - Okunma Okunma Sayısı: 1032 - Yorum Toplam Yorumlar: 0
Konu Kalitesi: %
 
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi

ulas
Super Moderatör
*****
Super Moderatör Grubu
user avatar
Durum: Çevrimdışı
Konu Sayısı:
Yorumları: 391
Kayıt Tarihi: 17.01.2013
Rep Puanı: 6


Kişisel Bilgileri: v
#1
Konu Tarihi: 18.01.2013, Saat: 20:23
(Son Düzenleme: 18.01.2013, Saat: 20:23, Düzenleyen: ulas.)
[b][size=2]Sema Kapıları[/b][/size]
Kur’an-ı Kerim’de “semanın görünmez kapıları”na dikkatimiz çekilir. Kapılargeçit yerleri olduğuna göre, “sema kapıları” ifadesini; başka uzay-zamana,farklı boyut ve kâinatlara geçit noktaları olarak anlamak mümkün müdür?Kur’an-ı Kerim’de yer alan “sema” teriminin, bugünkü mânâsı ile “uzay-zamana”karşılık geldiğini söyleyebiliriz.
Bir türlü çıkamadığımız kâinatın dışına nihayet çıkabilecek bir kapıbulduklarını düşünen astrofizikçilere göre de, karadelikler bir uzay-zamankapısıdır. Kur’an’ın rehberliğinde kâinattaki sırlara yorum ve açıklama getirenBediüzzaman’a göre gökteki yıldızların bir kısmı Ahiret âlemlerine bakmaktadır.


[b]Parelel Evrenler ve Karadelikler[/b]
Uzay gerilmiş bir ağa benzetilebilir. “Çevir de gözünü semaya bak, bir çatlak,kusur görecek misin?” (Mülk-3) âyeti uzay-zaman ağının son derece sağlamörüldüğününün de işareti olsa gerek. Ağ, üzerine konan ağır cisimlerce eğipbükülüyorsa, adına sema dediğimiz uzay-zaman ağı da içine “oturmuş” bulunanbüyük kütleli gök cisimlerince öylesine eğilip bükülür. Karadelik sonsuz birağırlık anlamına gelmektedir. O bölgede uzay-zaman ağı eğilip bükülmeklekalmaz, âdeta yırtılıp çatlamakta, daha uygun bir tabirle delinmektedir.Delinmenin anlamı fizik kanunlarının geçerliliğinin kaybedilmesi, o yöredefizik ötesi âleme kapı açılmasıdır.


Karadeliklerin tesir sahasını bir “huni” şeklinde tasvir edebiliriz. Bubölgenin en geniş sınırı “olay ufku”dur. Bir de çekim tesirinin olağanüstüarttığı, âdeta sonsuz hale geldiği bir bölge vardır ki, burası “huninin”inceldiği uç kısmı teşkil eder ve “tekillik” (singularite)” adını alır.Tekilliğin ötesi farklı kanunların geçerli olduğu bir bölgedir. Bir kısım bilimadamının kanaatine göre karadelikler, kendi varlığı ve öz hacmi ile kendi“dışına” taşmakta; “uzay-zamanı” da beraberinde götürerek bizim âlemimizebenzemeyen “farklı” bir âleme — Bu mesaj otomatik olarak gelmektedir. — kapısıgörevi görmektedir.
Kozmoloji ile ilgili eserlerinden tanıdığımız ünlü fizikçi Paul Davies bukonuda: “Uzay, çok karmaşık bir şekilde ‘zamana’ bağımlıdır. Uzayın ‘gerildiğive büküldüğü’ gibi, zaman da ‘gerilir ve bükülür.” demektedir.


Zamanın ‘donarak’ ebediyen durması, karadeliklerdeki tekilliğin (singularite)en belirgin özelliğidir. Zamanın durması, zamanın “sabit” kalması; fizikkanunlarının geçerliliğini kaybederek; uzayın bütün öz ve özelliğini yitirmesive yepyeni bir başka kâinat’ın içine girilmesi demektir. “Orası” bizimevrenimize hiç benzemeyecek, zaman, madde ve boyutlar farklı keyfiyetebürünecektir. Alıştığımız değer birimlerine sığmayacak özelliklere, fiziğin darkalıpları ile açıklama getirmek zor görünüyor.
Kâinat dışına açılan “kapı” arayan astrofizikçiler için karadelikler umut kapısıolmuştur. Esasen paralel evrenler, “karşı” âlemlerin yani ahirete aitdünyaların varlığına işaret eden ilgi çekici bir husus olarak karşımızaçıkmaktadır.


Bizim dışımızdaki evrenleri tasavvur etmek kolayca mümkün olmadığından,başka kâinatlar konusuna önceleri şüphe ile bakılmıştı. Ama bazı fizikçilerinkozmik ışınlar üzerinde sürdürdükleri çalışmalar ışıktan hızlı ışınlarınvarlığını gösterdi. Üstelik matematikî denklemler de mücerret kâinatlara işaretediyor, mücerret uzayları kabul etmeden ve dikkate almadan yapılanhesaplamaları yanlış çıkarıyordu. Gelişen olaylar gittikçe ışık hızındanbinlerce ve milyonlarca daha hızlı mücerret elemanlardan kurulu ve örülüevrenlerin varlığına destek veriyor ve konuya sıcak bakan uzmanların sayısınıartırıyordu.


Gelişen bilim, madde ve uzay konusunda yepyeni kavramlar getirdi. Öncelerimaddenin bu kadar kısa ömürlü olacağı kimsenin hatırına gelmemişti. Madde gibizaman dediğimiz sürecin karadelik çekimiyle başka bir akışa girmesinin sonsuzve farklı boyutta dünyaları gündeme getireceği tahmin edilemezdi. Eskidendeğişmez ve dokunulmaz ilân edilen ve âdeta ilahlaştırılan fizikîprensiplerinin karadeliklerde alt üst olacağı tahmin edilemezdi.
Bu kâinat niçin yaratıldı ve niye yok ediliyor? Beklenen karadelik kıyametindensonra yeni bir yaratılış var mı?
Bu konular günümüzde sadece dinî sohbetlerde yer almakla kalmıyor, en modernastronomi merkezlerinde de yer alan tartışmalar arasında bulunuyor.


[b]Mecerra yahut, Şemsü’ş-Şumus: Karadeliklerin ötesi[/b]
Uzayın dışına çıkabilecek tüneller olarak vasıflandırılabilen karadeliklerkıyametle ilgili bazı hadislerin yorumunda bizlere ipuçları vermektedir. Buipuçlarıyla “Mecerra ve Şemsü’ş-Şumus” konusuna bazı yaklaşımlardabulunabiliriz. Ayrıca uzay ve kozmos ile ilgili âyet ve hadislerin üzerinde debu çerçevede bazı yorumlarda bulunmak mümkündür. İlk hadis müellifi olarakkabul edilen San’ani’nin kayıtlarında Peygamberimiz’in (sav) şu sözlerinerastlıyoruz: “Bana günler sunuldu. Cuma gününü gördüm; onun güzelliği ve nuruhoşuma gitti. Orada siyah nokta şeklinde bir şey gördüm. “Bu nedir?” diyesordum. “Kıyamet onun içinde” kopacaktır” denildi. Hadisin diğer bir gelişşeklinde, “Cuma günü bir aynada bana gösterildi.” denmektedir. (AbdürrezzakSan’ani, Musannef, III/256, No. 5559, 5560).


Hadiste yer alan ve kıyametin onun içinde kopacağı belirtilen “kara nokta”ile anlatılmak istenen nedir? İslamî literatürde yer alan “Mecerra” ve“Şemsü’ş-Şumus” tabirleri ile ne anlatılmak istendiği konusunda âlimler çeşitliyorumlar yapmışlardır. Kıyamet sırasında göğün yarılacağını, kapı kapıaçılacağını ifade eden âyetin (Gök yarıldığı zaman -ve hep yapageldiği gibi-Rabb’inin buyruğunu dinlediği zaman) tefsirinde Hz. Ali (ra)’nin göğün“Mecerra”dan çatlayıp yarılacağı, açıklaması hayli dikkat çekmektedir. (KadıBeyzavi, II/592; âyet için bkz. İnşikak. 84/1-2). Astrofizikteki gelişmelerçerçevesinde şimdi bu haberleri daha kolay kavrama imkânına sahibiz. Bilindiğigibi karadelikler için en belirgin özellik ağ şeklinde ve sağlam bir surettetesis edilen uzayın “çatlayıp delinmesidir.” Mevcut bilgilerimize göreâyetlerin vurguladığı “sema yarılmasını” şehadet âlemi olarak idrak ettiğimizfizik dünyanın, yani uzay-zamanın değişerek farklı boyutlara kapı açılmasıolarak yorumlayabiliriz.


Kur’an bize her zaman ipuçları vermekte ve birçok yerde de bunların“anlayan, akıl sahibi ve bilgili kimselere misâl, âyet (ipucu, delil)” olduğunutekrarlamaktadır. Enbiya-32′de “Göğü de dengesizliğe düşmekten korunmuş birtavan durumunda yaratttık.” ilâhî fermanı bu gök tavanının arkasında başkadünyaların varlığına akla kapı açmaktadır. Semanın yani uzay-zaman denen fizikîkâinatın sağlam bir yapıda olduğu yanında, “çatlaksız” olduğu da (Mülk-3)açıkça anlatılmaktadır. “Gözünü bir çevir göğe bak, bir çatlak görebilir misin?”buyurulmaktadır. Ancak kıyametle ilgili ayetlerde, semada çatlamanın vukubulacağı sürekli vurgulanır. “Gün gelir, yeryüzü başka bir yere, gökler debaşka göklere çevrilir.” (İbrahim, 14/48) âyeti de kıyamet esnasında bu“çatlaklarla” ahiret âlemlerine kapı açılacağı açıkca belirtmektedir.


[b]Şemsü’ş-Şumus[/b]
Çok hassas ve ileri bir çekim ölçme cihazı olan Weber dedektörünü kendigalaksimiz olan Samanyolu’nun merkezine yönelttiğimizde belli şiddette birkaradeliğin bize ulaşan çekim ışımasını kaydederiz. Bu, galaksimizin tammerkezinde bir karadeliğin bulunduğuna işaret etmektedir. Gerçekten degalaksimizin merkezinde çok şiddetli kozmik hadiseler cereyan etmektedir.Oradan alınan ışınlar merkeze yerleşmiş dev bir karadeliğin bulunduğunugöstermektedir.


Galaksimizin güneşi diyebileceğimiz bu karadeliğin tahminen üç milyonGüneş’e eşit kütlede ve birkaç ışık saniyesi (bir ışık saniyesi 300.000 km) çapındaolduğu tahmin edilmektedir. Onun çekim gücünün büyüklüğünü anlamak içinGüneş’in Neptün gezegenine yaptığı çekim tesirini ta on ışık yılı uzaktaki birgök cismine uyguladığı söylenir. Karadeliklerin ağırlığını yani çekimininşiddetini ise bir çay kaşığı kadar miktarı 40 milyar ton gelen nötronyıldızları ile kıyaslayabiliriz. Karadelikler, nötron yıldızlarından yüzbinlerce defa daha ağırdır. Her karadelik gibi Samanyolu merkezindeki karadelikde durmadan yutmaya devam etmekte, gitgide büyümekte ve güçlenmektedir. Yanitesir sahası gittikçe artmaktadır. Uzun kızıl ötesi (infrared) astronomisinintesbitleri, her saniye Güneş Sistemi’nin 50 km hızla onun yutulma sahilineyaklaştığımıza göre, dünyanın 
sonu bu karadelik yoluyla mı olacak? sorusugündeme gelmektedir.


Son yıllarda ortaya çıkan tesbitlere göre de dünyayı kendisine çekip götürensadece galaksi merkezindeki karadelik değildir. Sürdürülen seri hesaplamalar vehassas gözlem ve araştırmalarla, Güneş’in de kendine has bir hareketi olduğuanlaşılınca, bilim dünyası büyük bir şok daha geçirdi. Güneş, Herkül Burcuyakınlarındaki ve ismine VEGA denen bir yıldıza doğru hareket halindedir.Güneş’in bu hareketinin, Kuzey Kutup Ekseni ile 37 derecelik bir açı yapacakşekilde gerçekleştiği ortaya çıkmış ve bu açıya bilimciler, “solar apex” adınıvermişlerdir. Güneş, işte bu Vega yıldızına doğru her saniyede 20 kilometrelikbir hızla hareket halindedir.
Güneş’in bu hareketine, çekim gücü sebebiyle sisteme dahil bütün gezegenlergibi üzerinde yaşadığımız yaşlı ve yorgun Dünya da iştirak etmekte; böyleceGüneş Sistemi belli bir doğrultu boyunca, hiç şaşmadan, şaşırmadan yoluna devametmektedir.


Güneş Sistemi galaksi merkezine doğru hareket etmekle birlikte bir miktar sapmagöstermektedir. Acaba Güneş’imiz galaksi merkezine doğru olan rotasındakiaykırılığın kaynağı ne olabilir? Aykırılığı telâfi etmek için bizi çeken başkabir merkez daha olmalıdır. Bu eğer beyaz cüce veya pulsar olsaydı görülürdü.Eğer bu bir kara cüce yahut nötron yıldızı olsaydı, uzun süreçler gerektirirdi.Bu çok zayıf ihtimal göz ardı edilirse, tek bir açıklama kalıyor geriye… Bu birkaradelik olmalıdır.
Bir karadelik veya mini mini bir kara nokta, her zaman her yerde birdenkarşımıza çıkabilir. Aniden burnumuzun dibinde veya yanı başımızda bitebilir.Karadeliklerin ışıyan yıldızları itip-kakma örneği, evrende çok yaygın olup,şimdi tahmin ettiğimizin on ile yüz katı daha çok olması beklenmektedir:Karadelik uzmanı Kipp Thorne’a göre en ihtiyatlı bir ölçümle, yalnız Samanyolukollarında bir milyon karadelik bulunmaktadır. Kısacası evren, tasavvurumuzunçok üstünde karadelik barındırmaktadır. Güneş’imiz diğer güneşlere göre istisnaolarak tektir. Güneş’imizin bir ikizi nin olması gerektiğini gök bilimcilerkabul etmişlerdir. Güneş’imizin yakınlarında bir yıldız ışıması olmadığına göre“Güneş’in eşinin” erkenden bir karadeliğe dönüştüğü üzerinde durulmaktadır.Uranüs, Neptün, Plüton gezegenlerinde de çekim dengesizliğinden sözedilmektedir.


Güneş Sistemi’mizde kaç tane gezegen olduğunu dahi doğru dürüstbilmemekteyiz. Plüton gezegeninden sonrasını göremiyoruz. Güneş Sistemi’mizdebugün bilinen dokuz gezegen vardır. Ancak bu çok eski bir bilgidir. Bazıuzmanlara göre Güneş Sistemi, on iki gezegenden ibarettir. Bunlardan birisininparçalandığı tahmin edilmektedir. Tietz-Bode, Güneş Sistemi’nin çapını Dünyaile Güneş arasını bir birim kabul ederek 374,8 birim olarak hesaplamıştır.Plüton gezegeninden sonraki mesafeye tam üç gezegen sığmaktadır.


Meselenin başka bir boyutuna gelince, Güneş Sistemi’nde on iki gezegenden sözeden Bediüzzaman, Güneş’in manzumesiyle beraber Şemsü’ş-Şumus’a hareketettiğini Kur’an’ın işareti olarak dile getirmektedir.
Şemsü’ş-Şumus’u çok daha büyük bir yıldız olarak kabul ettiğimizde erkenölüme mahkum olmuş ve karadeliğe dönüşmüş Güneş’in ikizi olacaktır. Büyükyıldızların yakıtlarını küçüklere nisbetle çabucak bitirdiğini bu yüzden de“ölüme” erken gittiğini burada belirtelim. Hatırlatacağımız diğer bir noktaise, büyük yıldızların sonunun karadelik haline gelmektir.
“Veşşemsu tecri limüstekarrin leha” (Yasin 38) âyeti (Güneş de bir delildironlara, akar gider yörüngesinde) Güneş’in manzumesiyle beraber Şemsü’ş-Şumus’adoğru hareketine işaret eder.”


[b]Diğer açıklamalara da göz atalım:[/b]
“..Ta Şemsü’ş-Şumus’un mihveri üstündeki elli bin seneden ibaret bir tekyevmine kadar eyyam-ı Rabbaniye vardır.” (Barla Lahikası, 325):
Dünyanın ömrü ise Şemsü’ş-Şumus’un hareket-i mihveriyesi ile hâsıl olaneyyam iledir. (Barla Lahikası, 326):
“Ve Şemsü’ş-Şumus’a tâbi ve âlem-i bekadan ayrılıp küremize bakan dünyalarınömrü, Şemsü’ş-Şumus’un işarat-ı Kur’anîyede ile her bir günü 50.000 (elli bin)sene olmasıyla…”
“Şemsü’ş-Şumus’a tâbi dünyaların bekâ âleminden olduğu ve dünyamızabaktığı…”


[b]Bu ifadelerden çıkardığımız sonuçları şu şekilde özetleyebiliriz:[/b]
- Güneş sistemi topluca Şemsü’ş-Şumus’a doğru yol almaktadır.
- Şemsü’ş-Şumus ahiret ve bekâ âlemlerindendir. Yaşadığımız fizikî dünyadanfarklı bir âlemdir ve önemli görevler yüklenmişlerdir.
- Şemsü’ş-Şumus’ta geçerli zaman akışında bir gün, bizim ölçülerimize göreelli bin seneye eşittir. Buralarda zaman olağanüstü genişlemiştir. Bu zamanölçüsü başka ayetlerde meselâ meleklerin sürati için dile getirilmektedir. Buhızın, bekâ âlemlerinin, nurun hız ve zaman akışı olduğunu düşünebiliriz.


Tarihî kayıtlarda Rabbü’ş-Şıra adlı bir güneşten söz edilir. Eğer gerçektenböyle bir güneş var idiyse, şu anda böyle bir güneşin görünmemesini, onunkaradelik haline gelmesi ile açıklayabiliriz. Bilindiği gibi fezada bütünyıldızlar çift olarak bulunurlar. Güneş neden istisna olarak tek yıldız halindebulunuyor? Eğer Güneş bir istisna olarak yaratılmamışsa onun da bir eşiolmalıdır ve Güneş’ten daha büyük bu ikiz şimdi karadelik olarak yerini almışolabilir. Uzayda birçok örneği görüldüğü gibi, daha önce karadelik haline gelenyıldız, zamanla eşini kendine doğru çeker ve sonunda onu bütünüyle yutar.


Galaksi merkezindeki karadelikten başka, 8.000 ışık yılı uzaklıkta bulunanCygnus X-1 çift yıldız sistemindeki mavi dev HDE-226868 en yakınımızdakikaradelik olup, dünyada görebildiğimiz ikizinden devamlı surette maddeyutmaktadır. Bu karadeliğin ikizinin yuttuğu maddenin içeri girerken sıkışarakısınması sonunda dışarı çıkardığı âdeta ölüm çığlığı niteliğindeki röntgenışınları, dünyadan kolaylıkla gözlenebilmektedir.


Yakın zamanlarda ortaya çıkarılan bir diğer gerçek ise çok daha şaşırtıcıdır.1987 yılının bir sabahında, dünyanın önde gelen yedi bilim adamı, Washington’da bir araya geldi. Tartıştıkları konu şuydu: İçinde Güneş gibi 200 milyaryıldız barındıran Samanyolu, tarifi imkânsız bir hızla uzayda nereye gidiyordu?Astrofizik alanında isim yapmış bu yedi uzman, kısa süren bir tartışmadan sonraçalışmalarını ortak bir raporla bilim dünyasına duyurmaya karar verdiler.Samanyolu yıldız adası, saniyede 700 kilometrelik bir hızla, 300 milyon ışıkyılı uzaktaki Hydra-Cenaurus adı verilen bir galaksinin de ötesinde bir bölgeyedoğru büyük bir hızla sürükleniyordu. Bu bölgede, on binlerce galaksiyi içinealacak büyüklükte, şimdiye kadar görülmemiş olağanüstü çekim gücüne sahip bircisim vardı. Sonraki yıllarda yapılan çalışmalarda bu çekim sebebinin birkaradelikten kaynaklandığı anlaşıldı. Bu karadeliğin adına Büyük Çekicimânâsında “Great Attractor” adı verildi. Samanyolu’nun bu hareketine ise GaripÖzel Hareket manasında “Peculiar Motion” dendi. Takip eden birkaç sene içindekiçalışmalar en az 900 galaksinin bu Büyük Çekici’nin tesiri altına girdiğini vekorkunç hızlarla ona doğru sürüklendiğini ortaya çıkardı.


[b]Mecerra[/b]
“Gökler kapı kapı açılır, her tarafı kapı haline gelen gökten melaike ordularıbirden indirme yapar.” (Nebe, 78/19) âyetine göre açık kapısı olmayan ve geçitvermeyen uzay-zaman dört boyutlusunun kıyamet günü açılacağı ilk etapta aklagelmektedir.
Nebe-19′da, “Gök kapı kapı açılacaktır.” ayetinin kozmik izahını nasılyapabiliriz? “Gök kapılarının” ne olduğu konusunda tefsirleri incelediğimizdebirçok müfessir, açık ve yakın manalardan ziyade uzak manalara yer verir. Peygamberimizeatfedilen “mecerra” ifadesi üzerinde yoğunlaştığımızda bazı ipuçlarınaulaşabiliyoruz. Tefsir yorumcularından bazılarına göre “mecerra” ile Samanyolukastedilmektedir. Yaptığımız araştırmada, Kuran’ın ilk yorumcularından vebizzat Peygamberimiz’den (sav) ders almış olan İbn-i Abbas’ın açıklamalarınıkonumuz açısından dikkat çekici buluyoruz. Peygamberimiz’in (sav) ifadelerinegöre “Mecerra” sema kapısıdır ki, sema buradan yarılacaktır. Taberani’nineserinde bulunan bir sözü ise şöyledir: “Gökte bulunan mecerra, arşın altındakiyılanın teridir (salyası).”
Peygamberimiz (sav) o gün anlaşılmasında zorluk bulunan ince ve yüksekhakikatları çoğu kere teşbih ve mecazlar yoluyla anlatmıştır. Karadelikler içinyapılacak en uygun benzetmelerden birisi de “yılan” lâfzıdır. İki uzayıbirbirine bir tünel-hortum şeklinde bağlama özelliği sebebiyle karadelikleriçin bilim dünyasında “Worm hole” yani “solucan deliği” tabirikullanılmaktadır. Yılan bünyesine göre iri şeyleri yutabilmekte ve yutulan şeyi“dar ve uzun bir tünelden” geçirmektedir. Karadeliklerin Şehadet Alemi’ni Arş’abağlayan tünel olduğu ihbarı da bu hadisin ifadesinden sezilebilir.


Geometrik çekim dengesinin bozulmasıyla -Genel Relativite’nin de ispatladığıüzere- göklerin uzay-zaman düzlüğü Kuran’a ait ifadeyle, dürülebilir ve birkâğıt gibi buruşturulabilir, yıldızlar yerinden düşer. Çünkü gök cisimlericazibe ipleri ile hassas bir şekilde birbirine bağlanmıştır. Karadeliklerinmüthiş çekimi bu dengeleri alt üst edebilecek kuvvettedir. Karadeliklerkonusunda dünyada ileri derecede uzmanlaşmış birkaç kişiden birisi olan StephenHawking Zamanın Kısa Tarihi adlı eserinde, kâinatımızda “görülen” yıldızlardandaha fazla karadeliğin mevcut olduğunu belirtir. Hatırlayalım ki, sadece bizimgalaksimizde 200 milyar görünen yıldız var! Bu durum tabii ki, ilim adamlarını“Acaba kıyamete bir adımlık mesafe mi kaldı? Siyah deliklerde kaybolan madde,ısı ışık nereye gidiyor? Bunlar gerçekte yokluğa mı gidiyor?” diye de sormakmecburiyetinde bırakıyor.


Nitekim astrofizikçiler, bir türlü dışına çıkamadığımız kâinatın, belki dedışına çıkabileceğimiz bir kapı bulduk diyorlar. Meselâ Kur’an’da geçen “göğüngörünmez kapıları” siyah delikler ise, o zaman ahiret âlemleri fazla uzağımızdabulunmuyor demektir.
“Karadeliğin tekilliğinden sonra ne vardır?” sorusuna, “Hiçbir şey yoktur.”şeklinde verilen bir cevap herhalde hiç kimseyi tatmin etmez. İspatı şimdilikyapılamayan ancak ağırlıklı desteklemelerle ileri sürülen ve çok sayıdaki bilimadamının inandığı “Akdelikler” (White Holes) gündemin ilk maddesinioluşturuyor. Tartışmalar şu noktada odaklaşıyor. Diyorlar ki, karadeliğintekilliği bir başka evrenin bir başka tekilliği ile dar bir tünel şeklinde, kumsaati gibi birleşmiştir. Bir başka evrenin tekilliği, o evrenin akdeliğidir.Akdelikler, karadelikler gibi çevresindeki her şeyi yutmazlar. Aksine onlar,kendisine ulaşan her şeyi dışarı püskürtüp fırlatır. Karadeliğin aksine çokaydınlık olan bu bölgelerde çekme yerine itme ve kaldırma söz konusudur.Buradaki çekime gravitasyon diyorduk. “Oradaki” özellik çekiş değil itiştir(levitasyon).
Akdelikler aslında Big-Bang gibi yeniden doğuşu temsil etmektedir. Ayet-iKerime, âlemin toplanıp dürüldükten sonra tekrar ilk haline iade edileceğinibildirmektedir. “Gün gelir, gök sahifesini, tıpkı kâtibin yazdığı kâğıdı dürüprulo yapması gibi düreriz. Biz ilkin yaratmaya nasıl başladıysak, diriltmeyi deBiz gerçekleştiririz. Bu, üzerimize aldığımız bir vaaddır. Bunugerçekleştirecek olan da Biziz.” (El Enbiya, 104)
(Derleme)
______________________________________
(Bilimsel ağırlıklı) Devam ediyoruz :
(Kaynak : Yalçın İNAN – Kozmostan Kuantuma)


[b]EVREN :[/b]
1916′da Genel Relativite Teorisinin Einstein tarafından bulunması ile modernkozmoloji bilimi başladı. 1920′lerde Kuantum Mekaniği ve 1960′larda RadyoAstronomi biliminin kurulması ile evren matematiksel ve fiziksel olarakincelenmeye başladı. Bugün artık evrenin oluşumu, yapısı ve içindekilerhakkında çok şey bilinmektedir.
Bugün evrenimiz 15 milyar yıl yaşındadır. İçinde 100 milyar galaksi, herbirinde yüzlerce milyar yıldız, gezegen, siyah ve beyaz cüceler, nötronyıldızları, pulsarlar, kuasar, karadelikler, gazlar, tozlar, karanlık madde, vsyer alır.
Sıcaklığı –273 c, çevresi 120 milyar ışık yılıdır. Bu uçsuz bucaksız evrenboşluğunda, genişliği 500 milyon ışık yılı olan dev galaktik kümelerden çapı 10üzeri -18 metreolan bir kuark parçacığına kadar, sayısız cisim durmadan sonsuz bir dengeiçinde hareket eder, hiçbiri yerinde sabit durmaz, hepsi doğar, büyür vesonunda ölür, ölenin küllerinden yenileri doğar. Hepsi aynı yasalara tabidir.
Evren patlamanın etkisi ile hala ışık hızına yakın bir hızda genişlemekte,genişledikçe soğumakta, galaksiler birbirinden uzaklaşmakta, eski yaşlıyıldızlar ölmekte, ölenin artıklarından yenileri şekillenmekte, içindekimalzeme hiç azalmamakta, yok olmamakta, sadece şekil değiştirmektedir.


[b]BIG BANG :[/b]
Bundan 15 milyar yıl önce, ortada henüz bir “gün” yokken, müthiş bir patlamaoldu, içine bir evren maddesinin sıkışmış olduğu sonsuz yoğun ve sonsuz sıcakbir nokta birden patladı. Patlama ile birlikte içerdeki korkunç enerji serbestkaldı, mekan ortaya çıktı, zaman akmaya başladı. Evrenimizin başlangıcı,inanılması zor da olsa, böyle olmuştu. Big Bang’ın ispatları yapıldı, 1965′densonra bu teoriye karşı gelen kalmadı. Patlamanın şiddeti ile evren hala büyükbir hızla genişlemektedir. Patlamadan önce ne vardı, kim patlattı, nedenpatlattı, bir evren maddesi bir noktaya nasıl sıkıştırılmıştı ? Bunlarıncevabını bilememekteyiz, hiçbir zaman da bilemeyeceğiz. Sadece, patlamanın 10üzeri -43 cü saniyesinden bugüne kadar olan olayları çok dakik şekildeaçıklayabilmekteyiz.
Big Bang teorisi insanoğlunun tarihindeki en büyük başarı olmuştur. Bu teoriile insanoğlu nereden gelip nereye gitmekte olduğunu anlamış bulunmaktadır.


[b]GALAKSİLER – YILDIZLAR :[/b]
Big Bang ile birlikte önce atom altı parçacıklar oluştu, sonra atom şekillendi,moleküller, madde, gaz ve toz bulutları, nebulalar meydana geldi.
Boşluktaki gaz ve toz bulutları çekim kuvveti ile bir araya geldi, sıkıştı, merkezietrafında dönmeye başladı, daha fazla sıkıştı ve çeşitli şekillerdekigalaksileri oluşturdu. İçinde yer aldığımız Samanyolu bunlardan biriydi.
Spiral şeklindeki Samanyolu’nun kollarının birindeki gaz ve toz yığınları 5milyar yıl önce aynı şekilde bir araya geldi, sıkıştı, merkezi etrafındadönmeye başladı, daha fazla sıkıştı, daha hızlı döndü, daha fazla sıkıştı,sıkışmanın ve basıncın etkisiyle içinde nükleer reaksiyonlar başladı, ışıkçıkardı ve Güneş’i oluşturdu. Sonunda, ortada Güneş etrafında 9 gezegen, 62uydu, sayısız ufak gök cismi şekillendi. Gezegenlerden 3.’cüsü evimiz olanDünya idi.


Boşluktaki gaz ve tozların sıkışması ile oluşan yıldızlar içlerindeki yakıtıyakıp tüketince evrimlerinin sonuna gelirler, yeterli büyüklükte değillersesonunda birer kızıl dev olarak patlayıp, dış tabakalarını uzaklara fırlatırlar.Geride kalan çekirdek ise birer beyaz cüce ve sonra bir siyah cüce olarak ölübirer cisim gibi devam ederler. Eğer kritik bir değerin üzerinde bir kütleyesahip iseler, yıldızlar birer süpernova olarak korkunç bir şiddetle patlar,geride kalan çekirdek içinde nükleer reaksiyonlar devam eder, çekirdektekiçökmeler devam eder, yıldız daha fazla küçülür, bir nötron yıldızı ve sonundabir karadelik olur ve yıldızın evrimi burada son bulur.


[b]KARADELİKLER :[/b]
Karadelikler evrenin en korkunç ve en esrarlı cismidir. Bir karadelik uzay-zamanıyırtar, dipsiz bir kuyu açar, civarındaki herşey kendine çekerek, içine alır.Yoğunluğu ve çekim gücü sonsuzdur. Işık bile ondan kaçıp kurtulamaz ve buyüzden o bir karadeliktir.
1 cm3 ‘ü 200 milyon ton gelir. İçinde zaman durmuştur. Etrafında olay-ufkudenilen bir girdap, ortasında ise tekillik noktası vardır. Yaklaşan bir cisimolay-ufkuna girince hızla çekilir, cismin boyu uzar, parçalarına ayrılır vesonsuz hızla tekillikten içeri alınır. Dışarıdan bakan birisi cismiolay-ufkunda asılı duruyormuş gibi görür, çünkü orada zaman artık durmuştur.Çünkü, çekim kuvveti arttıkça zaman yavaşlar, çekim gücü sonsuz olunca zamandurur.
Olay-ufkuna girenler asla geri dönemez ve ışık hızı ile ortadaki tekilliknoktasına çekilirler. Tekillik noktasının çapı 10 üzeri -33 cm olup, buraya doğruyol alanlar x-ışını çıkarırlar. X-ışınları içeri girmekte olan cisimlerin ölümçığlığıdır. Tekillik noktasında bizim bütün yasalarımız, formüllerimizgeçerliliğini kaybeder, başka bir evrenin yasaları işler. Tekillik noktasınınmalzemesine kuantum köpüğü denir.


Karadeliklerin ömrü 1056 yıldır. Sonunda buharlaşıp yok olurlar. Yerinde sabitduranlar olduğu gibi, saniyede 10.000 defa dönenleri de vardır. Karadeliğindönüş yönünde yol alanlar geleceğe, tersi yönünde yol alanlar ise geçmişegiderler.
Bir proton büyüklüğünde fakat milyarlarca ton ağırlığında olan minikaradeliklerin sayısı çok fazladır. Bunlar tespit edilemez ve bir gezegeniniçine girince onu içerden yiyip bitirirler. Mini karadelikler sonundabuharlaşıp yok olurlar ve 10 milyon tane 1 Mega tonluk nükleer bomba şiddetindeetki çıkarırlar.
Civarımızdaki en yakın karadelik 1972′de keşfedilen Cygnus x-1 olup, sonzamanlarda Hubble teleskopu çok sayıda karadeliği belirlemiştir. Cygnus x-1bizden 8.000 ışık yılı uzaklıkta olup, eğer bize doğru geliyorsa, belli birsüre sonra saniyenin 50 milyonda biri bir zaman içinde dünyayı yutacaktır.


[b]Karadelikleri anlamanın en iyi örnekleri :[/b]
• Kartopunun sıkıştırılması
• Bir sünger yatağa yukardan bırakılan bir gülle
• Dünyanın bir uzay devi tarafından 1 cm’e sıkıştırılması


[b]KARADELİĞİN ARKASI :[/b]
Karadeliğe giren cisimler (gezegenler, yıldızlar ve hatta komple bir galaksi)nereye gidiyor ? Bunlar tekrar bizim evrenimize geri dönmüyorlar. Dönselerdibunların çıkardıkları ışınlardan anlardık. O zaman bütün bu malzeme nereyegidiyor ?
Karadeliğin tekilliğinden 10 üzeri -33 cm genişliğinde bir kurt deliği başlıyor.Kurt deliği bir köprü gibidir, öbür ucu bir akdeliğe bağlı, ortasında bir bebekevren var. Karadelik bizim evrenin çıkış kapısı, akdelik ise yanımızdaki diğerbir evrenin giriş kapısıdır. Karadelik daima çeker, akdelik ise daima iter.Karadelik yutar, akdelik fışkırtır. Karadeliğe girenler sıfır zaman ve sonsuzhızla kurt deliğini geçip akdelikten öbür evrene dalar ve asla geri dönemezler.
Bir karadeliğin yuttuğu malzemenin bir kısmı ortadaki bebek evrene girer, onubesler. Bebek evren bu malzeme ile büyür ve sonunda tam bir evren haline gelir.Malzemenin geri kalan kısmı ise, bir daha geri dönmemek üzere, akdeliğe geçer.


[b]HİPER UZAY :[/b]
Ortada, sonsuz boyutlu bir vakum (hiper uzay) mevcut, içinde çok sayıdaevrenler var, herbiri birbiri ile karadelik+kurtdeliği+akdeliklerlebağlantılıdır. Aralarında devamlı malzeme alış verişi mevcut, evrenlerbirbirine paralel durumda veya biri bir diğerindeki bir atom çekirdeğinin içineyerleşmiş durumdadır.
Sistem sonsuz bir denge içinde inanılmaz bir hassasiyette işlemektedir.Tanrı’nın, bütün bu oluşumları dizayn eden, inşa eden, Hiper Uzay’ın dışındasistemin çalışmasını 10 üzeri +32 yıl (protonun bozunma süresi) işleyeceği,önce veya sonra yine bir tekilliğe gidileceği hesaplanmaktadır.


[b]SONUÇ :[/b]
Dünyanın kurulmasından bugüne kadar yaşamış 2 milyar canlı türü içinde en gelişmişbeyne sahip olanı ve en başarılısı insanoğludur. Bütün bu inanılmaz karmaşıksistemler, sonsuz dengeler insanoğlunun 70-80 yıllık yaşamı için yaratılmışolamaz. Evren hiçbir zaman biz insanlar için dizayn edilmiş olamaz. Çok dahafarklı ve başka nedenler olmalıdır. Sadece biz insanların beynine konulan 100milyar nöron hücresi, bütün bu oluşumları inceleyip anlayabilmemiz için, olmuşolmalıdır. Dünya gezegeni üzerindeki yaşamamızın başka yerlerde devamı daolacak olmalıdır. Çünkü:


• Karadelikler: neler yaptıklarını iyi biliyoruz. Kurt delikleri+Akdelikler:neler yaptıklarını hesaplarımız gösteriyor. Bunların gözlemleri henüz mümkünolmadı


• 100 milyar nöron hücresi: sayısını ve yaptıklarını iyi biliyoruz. Veherkes annesinden 100 milyar nöronla doğuyor. %25′i ile bir Einstein, birNewton olunabiliyorken %75′i neden beynimize kondu… ?
Ben Düşüncelerimin Efendisiyim...


Konu Bağlantı Araçları
Karadelikler Uzak Uzaya Açılan Kapılarmı? Konusunun Linki Direkt Link
Karadelikler Uzak Uzaya Açılan Kapılarmı? Konusunun HTML Kodu HTML Link
Karadelikler Uzak Uzaya Açılan Kapılarmı? Konusu BBCode Linki BBCode Link
Karadelikler Uzak Uzaya Açılan Kapılarmı? Konusunu Paylaş Sosyal Paylaş

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Piramitler Uzaya Enerji Işınları mı Gönderiyor? ulas 0 1,524 03.02.2014, Saat: 19:23
Son Yorum: ulas
Big Grin Paralel Evrene Açılan Gerçek Bir Geçit (2.Bölüm) ulas 0 1,143 23.01.2013, Saat: 16:00
Son Yorum: ulas
Big Grin Paralel Evrene Açılan Gerçek Bir Geçit (1.Bölüm) ulas 0 1,247 23.01.2013, Saat: 15:54
Son Yorum: ulas

Konu ile Alakalı Anahtar Kelimeler

Karadelikler Uzak Uzaya Açılan Kapılarmı? indir, Karadelikler Uzak Uzaya Açılan Kapılarmı? Videosu, Karadelikler Uzak Uzaya Açılan Kapılarmı? online izle, Karadelikler Uzak Uzaya Açılan Kapılarmı? Bedava indir, Karadelikler Uzak Uzaya Açılan Kapılarmı? Yükle, Karadelikler Uzak Uzaya Açılan Kapılarmı? Hakkında, Karadelikler Uzak Uzaya Açılan Kapılarmı? nedir, Karadelikler Uzak Uzaya Açılan Kapılarmı? Free indir, Karadelikler Uzak Uzaya Açılan Kapılarmı? oyunu, Karadelikler Uzak Uzaya Açılan Kapılarmı? download


Hızlı Menü:


İletişim | Şimdi Değişme Zamanı Eğitim Ve Koçluk | Yukarı Git | Arşiv | RSS | Sitemap