default avatar Hoşgeldin, Ziyaretçi: Aşağıdaki form ve bağlantıları kullanarak sitemize giriş/kayıt işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.
 Şifremi Unuttum?  Yardım  Üye Ol Tarih: 29.06.2017, 13:33


Kara Bilim ‘Haarp’ ve Nicola Tesla

Yazar Konuyu Başlatan: ulas - Görüntüleme - Okunma Okunma Sayısı: 1170 - Yorum Toplam Yorumlar: 0
Konu Kalitesi: %
 
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

ulas
Super Moderatör
*****
Super Moderatör Grubu
user avatar
Durum: Çevrimdışı
Konu Sayısı:
Yorumları: 391
Kayıt Tarihi: 17.01.2013
Rep Puanı: 6


Kişisel Bilgileri: v
#1
Konu Tarihi: 18.01.2013, Saat: 20:25
[b]HAARP’in gerçek amaçlari söyle özetlenebilir[/b]: Atmosferi manipüle etmek vemodifikasyon saglamak, genis kitlelerin düsüncelerini ve ruhsal durumlarinikontrol edebilmek, istenilen ülkelerin iletisim sistemlerini çökertmek. Temelprensipleri, Tesla’nin 100 yil önce gelistirdigi fikirlere dayaniyor
ikinci Dünya Savasi’ndan sonra, bugünlere kadar gelen süre içerisinde,çesitli çevrelerde en çok tartisilan konulardan biri “kara bilim” oldu. “Karabilim” basta ABD olmak üzere büyük devletlerin, dünyayi kendi hegemonyalarialtinda tutabilmek için yaptiklari bilimsel teknik arastirmalara ve üzerindeçalistiklari çesitli projelerin toplamina verilen ad. Bu projeler büyük ölçeklive büyük bütçelerle yürütülen, gizli veya yan gizli projelerdir. Saldin/savunmasilahlari üretimi, gözetim sistemleri ve düsünce kontrolü üzerine yapilançalismalar, dogayi manipüle etme amaçli arastirmalar, bu projelerin içeriginiolusturur.


Söz konusu projeler gizli oldugu için, ortalikta pek çok rivayetdolasmaktadir ve elimizde bu projeler hakkinda çok da fazla bilgi yoktur. Bunakarsin, bu projeler içinde çalisan bazi insanlarini çalismalarini desifreetmesi, insanlik disi bir bilimi kabul etmeyen arastirmacilarin ve biliminsanlarinin çabalari, devletler arasindaki çelismeler ve nihayet bu projelerinbazilarinin gizli kalamayip ister istemez su yüzüne çikmasi sonucu, söz konusuprojeler hakkinda az da olsa bilgi sahibiyiz.
Bu projelerin ilki, 2. Dünya Savasi sirasinda gerçeklestirilen Manhattan Projesi’ydi.1941 yilinda çalismalarina baslanan Manhattan Projesi’nin konusu atombombasinin üretimiydi. Bu projenin gerçekligi Hirosima ve Nagazaki’de aci birbiçimde kanitlandi.


Gerçek oldugu en son kanitlanan girisim ise ECHELON Projesi oldu. 2. DünyaSavasi’ndan sonra ABD önderliginde, ingiltere, Yeni Zelanda, Avustralya veKanada arasinda yapilan Ukusa Antlasmasi’nin uygulamalarinin 1980′lereyansimasi olan ECHELON sistemiyle; tüm e-postalar, “chat” tipin-de iletisimbiçimleri, faks, teleks, tele-fon haberlesmeleri gözlenebiliyor. ABD vedigerleri yillardir bunun bir komplo teorisi oldugunu, ECHELON Projesi diye birproje olmadigini iddia ediyorlardi. Geçtigimiz Şubat ayinda yasanan gelismelerise ECHELON’un gerçekligini ortaya koydu. Basinda ve internette çikan haberleregöre, ABD’nin yukarida adi sayili diger devletler ile birlikte casusluk yapmasiortaligi karistirdi. Fransa, ABD ve ingiltere’ye karsi hukuki islemlerebasvurmaya hazirlaniyor. Alman ve italyan parlamentolari ise konu hakkindaarastirma baslatti. Avrupa Parlamentosu, Bilimsel ve Teknolojik SeçenekDegerlendirme Dairesi (STAO), konu ile ilgili özel bir rapor hazirladi. AvrupaParlamentosu’nun konuyla ilgili raporu 22 Şubat’ta Özgürlükler Komitesi’nde elealinacakti. Şimdiye kadar varligi kabul edilmeyen ECHELON’un adi, AmerikanSavunma Bakanligi’nin (Pentagon) Şubat ayinda internete verdigi, gizlilikderecesi olmayan belgelerden bazilarinda da geçiyor.
iste HAARP (High-Fre-quency Active Auroral Re-search Program) Projesi’nin debu tip bir kara proje olduguna dair ciddi iddialar ve çalismalar var.


[b]Nikola Tesla[/b]
Nikola Tesla 9 Temmuz 1856′da, Sirbistan’da dogdu. 1884′de ABD’ye göç etti.Tesla, tarih kitaplarindan adi silinmis önemli bir arastirmaci ve mucittir.Tesla 1800′lerin sonlarinda, bugün tüm dünyada kullanilan “alternatif akim”(AC) sistemini buldu ve patentini aldi. Tesla’nin buluslari arasinda “rotatifmanyetik alan”, dinamo, AC endüksiyon motoru, vs. vardir. Tesla ABD’yegidisinden bir yil sonra, 1885′de alternatif akim dinamo, transformör ve motorsisteminin patent haklarim, adi bugün Tesla’ninkinden çok daha popüler olan GeorgeWestinghouse’a satti. Tesla 1891′de ünlü bulusu olan “Tesla Bobini”ni (TeslaCoil) icat etti. Bu bulus, radyo teknolojisinde genis olarak kullanilabilecekbir endüksiyon bobiniydi.


1900′ün baslarinda Tesla, en büyük bulusu olarak gördügü “karasal sabitdalgalar”! (terrestrial stationery waves) kesfetti. Bu bulusu ile yeryüzününbelirli frekanslardaki elektrik titresimlerine duyarli oldugunu ve biriletken/iletici (conductor) olarak kullanilabilecegini kanitladi. Tesla’nin birdiger önemli projesi ise kablosuz elektrik transferiydi. 200 ampulü arada kabloolmadan, 25 miluzakliktan yakabildigi rivayet edilir. Tesla’nin en büyük amaçlarindan biriionosferden bedava elektrik üretmekti. Kablosuz ve bedava elektrik projelerigibi çalismalari olan Tesla’nin, finansörü J. P. Morgan’a Long Island’dayapimina baslanan ancak tamamlanamayan, deneyler için kullanilacak laboratuarkulenin islevinin, mesaj gibi elektrik iletmek oldugunu itiraf etmesi, onuninisinin de baslangici oldu. Tekeller oylarin ona karsi kullandilar. Tesla,sistemin görmek istediklerinden daha fazlasini yapmisti.


Konvansiyonel olmayan enerji teknolojileri alaninda Tesla çok önemli birisim olmasina karsin, tarih kitaplarinda ona, sanki önemsiz tarihsel birfigürmüs gibi davranildi. Tesla-Edison karsilastirmasi bu açidan ilginçtir. DC(dogru-sal akim-direct current) sisteminin mu-cidi Edison’u herkes tanir. Ancakonun DC sisteminden çok daha kullanisli olan ve bugün kullanilan AC sistemininmucidi Tesla küçük bir çevre disinda taninmaz. Edison’un DC sistemi, merkez-denbir mil uzakliktaki ampulü yakamiyordu. Tesla’nin AC sisteminde ise elektrik,yüksek voltajlarda yüzlerce mil yolculuk yapabilir.


20. yüzyila girmeden hemen önce Tesla yeni tip elektrik dalgasini kesfetmis vekullanmisti. Görünüse göre kesfi o kadar esasliydi ki, Tesla’nin arkasindakifinansal destegin geri çekilmesinden, kasitli olarak izole edilmesinden veadinin kitaplardan silinmesinden sorumluydu.
Tesla 1. Dünya Savasi’ndan itibaren izole bir yasam sürdü. Ara sira yeni,bedava enerji kaynagi kesfini, bütün düsman ordulari ve yüzlerce mil ötedenbütün uçaklari yok edebilecek “ates topu” silahlari teorisini, akil almaz birsavunma hazirlayabilecek bir silah düsüncesini ve kablosuz, kayipsiz enerjitransferinin mükemmelligini açiklamak için yüzeye çikti. Tesla 7 Ocak 1943′deyokluk içinde ölürken arkasinda pek çok radikal icat ve fikir birakmisti. Öyleki,kendisine “Elektrigin Tanrisi” dendi. : Pek çok arastirmaciya göre HAARP 1Projesi, ilk kez Nikola Tesla tarafindan ileri sürülen konseptleri kendinetemel aldi. Pentagon, HAARP Projesi ile “Tesla teknolojisini” yeniden yaratip,bu teknolojiyi tehlikeli amaçlar için kullanmayi hedefliyor.


[b]HAARP: Sadece bir akademik arastirma mi?[/b]
High-frequency Active Auroral Re-search Program (HAARP) dünyanin en büyük veen güçlü radyo transmiterlerinden (iletici) birini imal etme projesidir. Proje,Amerikan Hava ve Deniz Kuvvetleri tarafindan ortaklasa finanse ediliyor. 30milyon dolarlik programin yürütme görevi ise Alaska Üniversitesi’nin. Proje,Alaska/Gakona’nin 11 mildogusunda hâlâ insa halindedir. 1993 yilinda uygulamaya konan programin 2002veya 2003 yilinda tamamlanmasi bekleniyor.


HAARP dev antenlerden sinyaller gönderecek yüksek frekans transmiterlerindenve bunun disinda 19 enstrümandan ibaret. Geçen yillarda 48 anteni insa edilmisolan ve 5 arc’lik bir alana yayilan HAARP, program tamamlandiginda her biri 2tane 10 kilowatthk radyo transmiterli 180 antene sahip olacak ve 33 acr’lik biralana yayilacak. Enerji için dizel jeneratörler kullanilacak ve 3.6 megawatthkradyo sinyalini ionos-fere gönderme kapasitesine sahip olacak. Kisaca HAARP,inanilmaz güç düzeylerinde ELF (extremely low frequ-ency-son derece düsükfrekans) ve VHF (very high frequency-çok yüksek fre-kans) transferineyetenekli, dünyanin en büyük radyo frekansi (RF) transmitteri olacak.


HAARP’m siradan bir radyo istasyonundan farki daha güçlü olmasi veantenlerinin yönlendirilebilir ve belirli bir noktaya odaklanabilir olmasi.Bunun anlami 3.6 megawattlik radyo sinyali sadece gelisigüzel bir sekildedisari yayilmayacak, bunun ötesinde, bu radyo sinyalleri bir isinin içindeyükselebilecek. Bu isinin parlakligi radyo mühendislerinin “effective radiatedpower” (ERP-etkili isinsallastirilmis enerji) olarak adlandirdiklari sey.HAARP’in tamamlanmis hali 4.7 gigawatt civannda ERP’ye sahip olacak.
Desinatörieri HAARP’in enerji üretmeyecegini, sadece kendine yüklenen enerjiyi istenenbelirli noktalara transfer edecegini belirtiyorlar.


Konuyu daha iyi kavrayabilmek için Daily News gazetesinden Doug O’Har-ra’ninverdigi bir örnegi aktaralim. iki elektrik ampulü düsünün. Bu ampullerin birtanesi 100 watt digeri 1000 watt. Onlari bir alanin ortasina yerlestirin. 1000wattlik ampul 100 wattlik ampul-den 10 kez daha parlaktir. 10 kat fazla enerjiyayar. Şimdi, 100 wattlik ampulü isigin isinini 10 kez parlaklastiran birreflektör (yansitici) ile birlikte bir elektrik fenerinin içine yerlestirin.Elektrik feneri 1000 wattlik bir ERP’ye sahip olacaktir. Eger bu sizeçevrilirse, 100 wattlik elektrik feneri 1000 wattlik ampul gibi parlakgörünecektir. Hâlâ sadece 100 watt gönderiyor fakat sinirli biryerden 1000wattlik ampul kadar parlak görünüyor olacaktir.


Mühendisler HAARP’in antenlerinin radyo enerjisinin üzerinde elektrik fenerireflektörü gibi hareket edecegini söylüyorlar. Tonosferin bir bölümü üzerinde,4.7 giga-watt ERP’ye sahip bir isin içinde, 3.6 megawatt odaklayacaktir.
Eger HAARP’in bütün antenleri en yüksek frekansina, 10 Mhz civarina,getirilirse ve ionosferin en alçak bölümüne, 50-55 mil civarina,hedeflenirse, radyo isini tarafindan vumlan alan 30 mil kare civarindaolacak. HAARP mühendislerine göre bu, HA” ARP’in çalisabilecegi en dar ve ençok odaklanmis alan. Diger yerlesimlerde ve irtifalarda isin, enerjisini dahagenis bir alan üzerinde yayabilecek.


Aslinda HAARP gizli bir proje degil. Amerikan Savun-ma Bakanligi da HAARP’mvarligini diger projelerde oldugu gibi inkar etmiyor. Internette HAARP’in kendiweb sitesi bile var. Giz ve ihtilaf, amaçlar ve sonuçlar söz konusu oldugundabasliyor.
Bu ihtilafli projenin yöneticisi olan John Heckscher’e göre HAARP’in amacigayet masumane: HAARP, iyonosferi dev bir anten olarak kullanabilmek amaciyla,bir ionosfer yamasini isitmak için arastirmacilarin kullanabilecegi bir alet.HAARP tamamlanip harekete geçirildigi zaman, dev antenler, ayni zamanda yüksekfrekansli radyo dalgalarmi dar bir isinin içinden ilete-cekler. Bu radyo dalgalanionosfere gönderilecek.


Bu yüksek frekans radyasyon isini ile, arastirmacilar elektrojetin(aurorasal perde boyunca bir milyon amperlik dogal akimlar) küçük bir parçasinidegistirebilecekler. Elektrojetin gücünün degistirilmesiyle, ionosferin çokdüsük frekansi (extremely low ferquency-ELF) radyo dalgalan üretmek içinkullanilmasi mümkün hale gelecek. Geophysical Institute (Jeofizik Enstitüsü)yöneticisi Syun Akasofu’ya göre HA-ARP gibi bir araç olmadan, bu frekansgenisliginde yayin yapabilmek için yüzlerce mil uzunlugunda bir antene ihtiyaçvardir. HAARP etkili bir sekilde aurorayi bir çesit antene dönüstürüyor. ÇünküELF radyo dalgalari okyanuslara nüfuz edebiliyor. Böylece denizaltilar suyunyüzeyine çikmak zorunda kalmadan radyo sinyallerini alabilecek. ELF dalgalariayrica uzun mesafeli komünikasyonlari kolaylastirabilecek. ELF dalgalari, aynenokyanusa oldugu gibi, yeryüzüne de derinden nüfuz edebilecek. Monitöre baglibir alici kullanarak, objelerden dünyanin yüzeyine siçrayan dalgalar sayesindetüneller veya gizli yeralti barinaklarinin varligi ortaya çikacak. Bujeologlarin yeralti minerallerini ve petrol depolarini bulmak için yillardirkullandiklariyla ayni teknik.


Heckscher’e göre HAARP’m yayacagi sinyaller hükümetin herhangi bir elektriksinyali için uygun buldugu güvenlik düzeyinden bir milyon kez daha aztehlikeli. HAARP’m transmiteri halihazirda 1/3 megawatt güce sahip. Gelecekyillarda bu rakam 3 megavvatt’a ulasacak. Heckscher HAARP’m ionosfer üzerindekietkisinin az olacagini basit bir örnekle açiklamaya çalisiyor: Küçük birelektrik bobmim bir fincan kahveye veya büyük bir nehire daldirmak. Heckscher’egöre HAARP ile yapilacak olan ikincisi.
Akasofu da bu gibi durumlarda hep ifade edildigi gibi, HAARP Projesi’nin dogayave insanlara ciddi zararlari olacagi iddiasinin bir bilim kurgu oldugunusöylüyor. Ona göre projenin, transmiter faaliyet halindeyken o yörede uçanuçaklardaki elektronik ekipman için potansiyel bir tehlikesi var. Fakat bunakarsi güvenlik tedbirleri mevcut. HAARP operatörleri Federal Aviation
Administration’a HAARP’in iletim takvimini verecekler ve mühendisler yöredeuçan uçaklarin güvenligini temin etmek için HAARP’a uçak belirleme radarlariyerlestirecekler. Ayni prosedür roketler için de takip edilecek.


[b]HAARP’I desifre etme girisimleri[/b]
HAARP’a karsi muhalefet önce internet kanalinda basladi. Pek çok insanAlaska’daki süpheli askeri faaliyetlere dikkat çekmek için interneti kullandi.Protestonun basili kismi, daha sonra Alaska’da yasamaya baslayan birantinükleer aktivist Dennis Specht, Nexus adli dergiye HAARP konulu bir habergönderdiginde basladi. Daha sonra, Alaskali bir politik aktivist veAnchorage’da bilimsel arastirmaci olan Nick Begich, kendilerini teknokesislerolarak tanimlayan, Arizona/Sedona’da yasayan Patrick ve Gael Crystal ile netüzerinden iletisim kurdu ve onlardan bir Avustralya dergisi olan Nexus’u kontroletmelerini istedi. Begich kendi memleketiyle ilgili bir konuyu Nexus’agörmekten çok sasirdi ve makalede zikredilen dökümanlari bulup çikarmak içinacilen çalismaya basladi.
Muhalif arastirmacilara ve bilim insanlarina göre HAARP bir çesit gelismis“ionosferik isitici” (ionosferic he-ater). Bu ionosferik isitici üst atmosferi,odaklanmis ve yönlendirilmis elektro-manyetik isini ile zaplayacak. Ultragüçlüdalgalari, atmosferimizdeki elektrikle yüklü bölgenin titremesine (vibrate) vedramatik bir sekilde yanmasina neden olabilir.


ionosfer atmosferin tabakalarindan biridir. ionosfer, dünyanin üst atmosferinisaran elektrik yüklü bir alandir. Dünyanin yüzeyinin üstünden, asagi yukari35-50 milden baslayip 500-600 mil yükseklige kadar uzanir (48 km ila 50000 km). tonosfer ion veelektron olarak adlandirilan pozitif ve negatif yüklü atomik parçaciklariçerir. Uzaydan gelen zararli isinlara karsi dogal bir kalkan islevi görür.Amerikan ordusu HAARP için, “ionosfer üzerine yapilan bilimsel bir arastirma”gibi zararsiz bir gerekçe ileri sürmektedir. îonosfer tabakasi askeriye içinönemlidir. Çünkü ordu tarafindan kullanilan iletisim, gözetim ve denizciliksistemlerinin hepsi ionosferin içinden geçer veya ionosfer tarafindanyansitilir. ionosferin bir bütün olarak anlasilmasi ve kontrol edilmesiPentagon’a bu sistemler üzerinde daha iyi kontrol imkani verecek.
HAARP üzerine en kapsamli arastirmayi yapip, çalismalarini Angels Don’t PlayThîs HAARP-Advencis in Tesla Technology adli kitapta derleyen Dr. Nick Begichve Jeane Manning’e göre, HA-ARP bir çesit radyo teleskobunun degistirilmishali. Antenler sinyalleri almak yerine, gönderiyorlar. Yazarlar HAARP’iionosfer alanlarini, bir isini odaklayarak, isinin odaklandigi bu bölgeleriisitip yükselten süper güçlü radyo dalgasi, isinlama teknolojisi için bir testolarak degerlendiriyorlar. Elektromanyetik dalgalar daha sonra dünyaya gerisiçrayacak ve her seye nüfuz edecek.


Begich ve Manning “HA-ARP tellaUari”nm, projenin komünikasyon sisteminigelistirmek için ionosferi degistirme amaçli, iyi niyetli akademik bir projeoldugu izlenimi verdiklerini; bu programin Arerico, Porto Riko, Tromsk, Norveçve eski Sovyetler Biriligi’ndeki diger tamamen güvenli ionosferik isiticioperasyonlarindan bir farki olmadigini iddia ettiklerini, bununla birlikteaskeri dökümanlarin meseleyi açikça ortaya koydugunu ifade ediyorlar.
HAARP’m gerçek amaçlarindan biri, Pentagon’un hedefleri için ionosferinnasil sömürülecegini ögrenmek. RF gücü ionosferi dogal olmayan aktiviteleregötürecek. Bu proje ancak bir nükleer silahini yapabilecegi boyutlardatehlikeler içeriyor. Ayrica bizi, ionize evrenin ve hiç durmadan bizibombalayan yildizlara ait radyasyonun zararli etkilerinden koruyan gezegeninkalkaninin dogasini degistirmeye çabaliyor.


Uygulayicilari tarafindan ionosferik bir arastirma olarak nitelenen HAARPile gündeme gelen ilk soru: “Gökte delikler mi açiyorlar?” sorusu. Tesla’ninçalismalarini baz alan bu ihtilafli transmitter veya isiticinin dünyanin üstatmosferinde 30 millik delikler açmayi da içeren pek çok potansiyel tehlikeiçerdigi bilim insanlari tarafindan ciddi bir sekilde ileri sürülüyor. Çogubilim insani, HAARP’in eger havanin kontrolü için kullanilmazsa, havamodifikasyonu için kullanilabilecegi konusunda görüs birligi içindeler.
Bunun yaninda, “HAARP’in sahipleri” onu kullanarak üst atmosferde bir reflektöryaratma imkanina sahip olacaklar. Bunu HAARP’tan transfer edilen enerjiyi,gökyüzünün bir bölümüne odaklayarak ve elektrik akimini açarak yapacaklar. Havatamamen dramatik olarak isinacak ve ordunun, radyo dalgalari ve radar isinlariiçin kullanabilecegi bir donuk nokta (opaque spot) yaratacak. Bu sekilde onlar,isinlarina dünyanin etrafini “egmek” için imkan verecek sanal yansima istasyonu(virtual reflectmg station) yaratmaya yetenekli olacaklar.


HAARP aynca, verili bölgenin üstündeki ionosfer bölümünü kiskirtarak(uyandirarak), dünyanin herhangi bir yerindeki iletisimi engelleyebilecek.Etki, yerel bir firtina gibi olacak: bölgenin içine veya disina herhangi biryayini total bir engelle karsilasacak.
Begich ve Manning, Bernard Eastlund isimli Teksasli fizikçinin çalismalariüzerine insa edilen baska patentlere bakinca, ordunun HAARP transmiterini nasil-ne sekilde kullanmaya niyet ettiginin, daha açik hale gelecegini söylüyor-lar.Bu ayrica, hükümetin proje konusundaki yalanlamalarini daha az inanilir halegetiriyor. Yazarlara göre Pentagon bu teknolojiyi hangi niyetlerle ve nesekilde kullanacagini biliyor ve dokümanlarinda bu konuda “temizlik” yapiyor.Ordu kasti olarak, sofistike kelime oyunlari, hile ve açik dezenformasyonaraciligi ile halki aldatiyor. Pentagon, HAARP sisteminin:


- Orduya atmosferik termonükleer cihazlarinin elektromanyetik titresimetkisini tekrar yerine koyacak (yerine baskasini geçirmek) bir alet verebilecegini;


- Çok büyük ELF denizalti iletisim sistemini, ELF dalgalari üreterek yeni vedaha siki bir teknolojiyle yeniden yapilandiracagini;


- Askeriyenin kendi iletisim sistemlerinin çalismasini korurken, son derecegenis alanlardaki iletisimleri silip süpürmesine yol hazirlayabilecegini;


- Eger EMASS’in kompüterize yetenekleriyle ve Cray bilgisayarlarla birlesirsedünyanin tomografisini çekme imkani sayesinde, barisin korunmasina katkilariolacagini;


- Büyük bir alan üstünde petrol, gaz ve mineral tortular bulmak amaciylajeofiziksel yoklama için bir araç sagladigini;


- Yaklasan uçaklar ve kurvazör füzelerini meydana çikarmak içinkullanilabilecegini ve diger teknolojileri kullanilmaz hale getireceginisöylüyor.


Kuskusuz, HAARP izole olmus bir proje degil. ABD’nin uzun yillardir üzerindeçalistigi pek çok projeden olu-san demetin bir parçasi. Aslinda HAARP “YildizSavaslari” (Star Wars) programinin önemli bir bölümünü olusturuyor.
ABD uzayla, 2. Dünya Savasi sirasinda ve sonrasinda ciddi bir biçimdeilgilenmeye basladi. Bu derin ilginin nedenleri roket teknolojisininbaslangicinin -nükleer teknolojinin de esligiyle- bu dönemde ortaya çikmasidir.ilk çalismalar sonucunda gürültü bombalan ve rehberli füzeler ortaya çikti.Roket ve nükleer silah teknolojisi ayni zamanda, 1945-1963 yillan arasindagelisti. Bu süre zarfinda yeryüzünün üstünde ve altinda siddetli nükleertestler tecrübe edildi. îonosfer ve stratosfer üzerine yapilan çalismalarsonucu atmosferin bir parçasi olan ve evrenden solar ve galaktik rüzgarlarlagelen protonlar, electronlar ve alfa parçaciklari gibi yüklü parçaciklaritutarak dünyayi koruyan “Van Allen Belts” (Van Allen Kemerleri) bulundu. Bukemerler Amerika’nin ilk uydu operasyonu -Explorer I-sirasinda 1958′dekesfedildi.
Agustos-Eylül 1958 arasinda ABD, “Argus Projesi” adi altinda 3 nükleer bombave 2 de hidrojen bombasi deneyi yapti. Bu projenin amacinin, yüksek irtifadakinükleer patlamalarin elektromanyetik titresim (EMP) nedeniyle radyoiletimlerine ve radar operasyonlarina etkisine deger biçmek, jeomanyetikalanlar ve onun içindeki yüklü parçaciklari daha iyi anlamak oldugu söyleniyor.


13-20 Agustos 1961′de Amerikan ordusu ionosferde bir “telekomünikasyonkalkani” yaratmayi planladi. Bu kalkan 3000 km yükseklikte kurulacakti. Kalkaninionosferde kurulma sebebi telekomünikasyonlara manyetik firtinalar ve günesisinlari tarafindan zarar verilebilir olmasidir.
9 Temmuz 1962′de Pentagon “Project Starfish” adi altinda ionosferle ilgili birdizi yeni deney yapmaya giristi. Bu deneyler alt Van Allen kemerine zararverdi. 1968′de “Solar Power Satellite Project (SPS) ile günes enerjisiyleçalisan her biri bir ada büyüklügünde olan uydular üzerine çalisildi. 1975′defirlatilan “Saturn V Rocket” atmosferde yandi. Bu yanma ionosferde büyük birdelik açti.


1978′de SPS Projesi üzerine yeniden çalisilmaya baslandi. Bu dönemdeantibalistik füzeler için uydu isin silahlari üzerine çalisildi. Yüksekenerjili lazer isinlarinin bir “termal silah” olarak düsman füzelerini yoketmek için en uygun araç oldugu ileri sürüldü. SPS ayni zamanda psikolojik veanti-personel bir silahi da ifade etmekteydi. Lazer isinlan güç bataryalari birSPS uydusundan diger uydulara veya platformlara yayilabilecektir. Birpsikolojik silah olarak insanlar üzerinde genel bir panik yaratma etkisivardir. SPS’in dünyanin herhangi bir yerindeki askeri operasyonda ihtiyaçolunan enerjiyi iletme kapasitesinden bahsedilmektedir. Bunlarin disinda,gözetim ve erken uyan sistemlerinde gelismeler, düsman ordularin yayinini bozmave ionosferde fiziksel degisiklikler yaratma yetenegine sahiptir.


SPS projesine Baskan Carter’m onay vermesine karsilik, projenin çok pahaliolmasi (Enerji Bakanligi’nin tüm bütçesinden daha fazla bir bütçeye ihtiyaçduyuluyordu) nedeniyle program rafa kaldirildi. Ta ki Ronald Reagen baskanolana dek. Proje Reagen, döneminde yeniden su yüzüne çikti. Reagen projeyi,Pentagon’un bütçesinden daha büyük bir bütçe ayirarak “Star Wars” (YildizSavaslari) adi altinda harekete geçirdi.
1970′lerin sonlarinda Pentagon, düsmana ait nükleer çevrede iletisimin radyove televizyon teknolojisinde kullanilan geleneksel yöntemlerlegerçeklestirilemedigini farketti. 1982′de bir komuta kontrol elektronik altsistemi gelistirildi. “Ground Wave Emergency Net-work (GWEN)” denilen busistemle roketler monitörden izlenip kontrol edilebiliyordu.


1981 yilinda “Orbit Maneuvering System” (OMS) ile uzay mekikleri için SPS uzayplatformlari insasi planlandi. NASA’nin ürettigi uzay mekiginin ionosfereenjekte ettigi gazlarin ionosfere etkisi üzerine çalisildi. Deneyler sonu-cundaABD ionosferik delikler açabildigini gördü. 1985 yilinda yeni mekik deneyleriyapilmaya baslandi. 1980′lerde ABD yilda 500-600 civarinda roket firlatiyordu.Bu sayi 1989′da zirveye (1500 adet) ulasti. Bütün bu deneylerin atmosfere ciddietkileri oldu.
1986′da, Çernobil faciasindan hemen önce, ABD Mighty Oaks olarak bilinenNevada’daki test bölgesinde hidrojen bombasi deneyleri yapiyordu. Bu deneyler Xisinlari ve parçacik isini silahlarinin gelistirilmesi programinin birparçasiydi. ABD 1991′de Körfez Savasi sirasin-da elektromanyetik titresimsilahlari (EMP) olarak adlandirilan silahlari test etti. 1993 yilinda baslatilan HAARP projesi iste tüm bu deneylerin devami ve StarWars programinin bir parçasi durumunda.


[b]HAARP’in tarih[/b]i
Dünyadaki en büyük petrol sirketlerinden biri olan ARCO’nun subesi ARCOPower Technologies Incorporated (AP-TI), HAARP projesini insa edecek müteahhitsirketti. ARCO bu subeyi, patentleri ve ikinci safha insa kontratiyla Haziran1994′de E-Systems’e satti. E-Systems istihbarat servislerine is yapan,dünyadaki en büyük müteahhit sirketlerden biridir. CIA, savunma istihbaratörgütleri ve digerleri için is yapar. Yillik satislarinin 1.8 trilyon dolari,kara projeler (o kadar gizli projeler ki ABD Kongresi paranin nasil harcandiginikonusmuyor) için olan 800 milyon dolarla birlikte, bu örgûûereûir.
E-Systems’in hisseleri, dünyadaki en genis savunma müteahhitlerinden biriolan Raytheon tarafindan satin alindi. 1994′de Raytheon Fortune, ilk500′lerlistesinde 42 numaradaydi. Raytheon, bazilari HAARP projesinde degerliolacak binlerce patente sahip. Asagidaki 12 patent, HAARP projesinin omurgasive simdi Raytheon ismi altinda tutulan binlerce digerleri arasinda saklaniyor.


Bemard J. Eastlund’un 4686605 nolu patenti, “Method and Apparatus forAl-tering a Region in the Earth’s Atmosphere, lonosphere, andor Magnetosphere(Dünyanin Atmosferinde, îonosferinde ve/veya Magnetosferinde Bir BölgeyiDegistirmek için Yöntem ve Cihazlar) bir yildir hükümet gizli emri altindamühürlü. Bu patente göre, Nikola Tesla’nin 1900′lerin basindaki çalismasiarastirmanin temellerini sekillendirdi.
Olayin bir de ticari boyutu olabilir tabii. Bu teknolojinin, patentlerin sahibiARCO için ne kiymeti olacak? Elektrik gücünü gaz alanlari içinde bir güçmerkezinden tüketiciye kablosuz olarak isinlayarak muazzam kazançlar eldeedebilirler.


Bir süre için, HAARP arastirmacilari bunun HAARP için amaçlanmiskullanimlardan biri oldugunu kamtîayamadilar. Bununla birlikte, Nisan 1995′deBegich diger patentleri buldu. Bu yeni APTI patentlerinin bazilari gerçekten deelektrik gücünü göndermek için kablosuz bir sistemdi. Ayni, Tesla’nin projesigibi.
Eastlund’un patenti, bu teknolojinin uçaklarin ve füzelerin sofistike rehbersistemlerini bozabilecegini veya tamamen çatlatabilecegini söylüyordu. Dahasi,dünyanin genis alanlarina baskalasan frekanslarin elektromanyetik dalgalari ilebu püskürtme yetenegi ve bu dalgalardaki degisimleri kontrol, karada vedenizde, havada oldugu gibi iletisimi nakavt etmeyi mümkün hale getirecekti.


Begich bunun disinda 11 tane baska APTI patenti buldu. Nükleer çapliradyasyonsuz patlamalarin, güç isinlama sistemlerinin, radarlarini, nükleerbaslik tasiyan füzeler için dedektör sistemlerinin, simdiye kadar termonükleersilahlar tarafindan üretilen elektromanyetik titresimlerin ve diger YildizSavaslari oyunlarinin nasil yapilacagini açiklayan çalismalardi bunlar. Bupatent demeti HAARP silah sisteminin temelinde yatiyor.
iki yazara göre, sanki havadaki ve zihinsel tahriplerdeki EM titresimleryetmemis gibi, Eastlund süper güçlü ionosferik isiticinin havayi kontroledebilecegiyle övünüyor. Begich ve Manning’m aydinlattigi hükümet dökümanlarigösteriyor ki, Pentagon hava kontrol teknolojisine sahip. HAARP tam güçdüzeyine eristiginde, tüm yarimküreler üzerinde hava etkileri yaratabilecek.Eger bir hükümet dünyanin hava modelleri ile deney yapiyorsa, yapilan isgezegendeki herkesin en önemli ortak sorunlarindan biridir.
Begich ve Manning’in kitabi, Prof. Elizabeth Rauscher gibi bagimsiz biliminsanlariyla görüsmeleri içeriyor. Ytiksek enerji fiziginde uzun ve etkileyicibir kariyere sahip olan ve prestijli bilim dergilerinde yazilari, kitaplaribasilan Rauscher, HAARP’i yorumluyor: “Korkunç enerjiyi, son derece nazik,ionosfer olarak çagirdigimiz bu birden fazla tabakalari kapsayan molekülerkonfigürasyonun içine pompaliyorsunuz.” îonosfer, katalitik reaksiyonlaraegilimli, Rauscher açikliyor: “Eger küçük bir parça degistirilirse, ionosferdebüyük bir degisim olabilir”.
îonosferi nazik bir balans sistemi olarak tanimlarken, Dr. Rauscher, onun,zihnindeki resmini paylasiyor: bir çorba kabarcik. “Eger kabarcikta yeterincebüyük bir delik açilirsa”, Rauscher kehanette bulunuyor, “patlayabilir”.
Bilinç kontrolü mü?


Begich ve Manning tarafindan yapilan arastirmalar, garip projelerin örtüsünükaldirdi. Örnegin, ABD Hava Kuvvetleri dökümanlari insanin zihinsel eylemlerinimanipüle etmek ve degistirmek [genis cografik alanlar üzerinde titresen radyofrekans radyasyonu (HAARP'in maddesi) araciligi ile] için bir sistemgelistirildigini meydana çikardi. Bu teknoloji hakkinda en çok anlatilanmateryal, ünlü Zbigniew Brzezinski’nin (Carter’in eski ulusal güvenlikdanismani) ve J. F. MacDonald’m (Johnson’m bilim danismani ve UCLA’da jeofizikprofösörü) jeofizikal ve çevresel savas için güç isinlama transmiteri hakkindayazdiklari yazilarindan gelir. Bu dökümanlar, bu etkilerin nasil insan sagligive düsüncesi üzerinde olumsuz etkilere neden olabilecegini gösterir.


Brzezinski 25 yil önce Kolombiya Üniversitesi’nde bir profesörken yazmis oldugubir kitapta söyle diyor:
“Politika stratejistleri beyin ve insan davranislari üzerine yapilanarastirmalari sömürmeyi özendiriyorlar.
Jeofizikçi G. J. F. MacDonald (savas problemlerinde uzman) dogru olarakzamanlanmis, suni olarak uyandirilan elektronik darbelerin dünyanin belirlibölgeleri üzerinde göreceli yüksek güç düzeyleri üretecek sarsmalar kalibinaönderlik edebilecegini söylüyor. Bu yolda birisi, ciddi olarak, seçilmisbölgelerde çok genis nüfusun beyin performansini bozacak bir sistemgelistirebilir. Ulusal çikarlar için davranislari manipüle etmede çevreyikullanma düsüncesinin ne kadar derinden rahatsiz edici oldugu kimileri içinsorun degil; böyle kullanima teknolojinin izin vermesi, galiba gelecek birkaçon yil içinde gelisecek.”


1966′da MacDonald, Baskan’in “Bilim Danisma Komitesi”nin ve daha sonraBaskan’in “Çevre Niteligi Konseyi”nin bir üyesiydi. Askeri amaçlar içinçevresel kontrol teknolojilerinin kullanimi üzerine yazilar yazdi. Birjeofizikçi olarak yaptigi en derin yorum, jeofiziksel savasin anahtarinin,çevresel istikrarsizliklarin (yani küçük bir miktar enerjinin ilavesinin çokdaha büyük miktarlarda enerjiyi salivermesi) tanimlanmasi oldugu önermesidir.
Jeofizikçiler çevresel karmasaya enerji eklemenin genis etkileri olabileceginifark ettiler. Bununla birlikte insanlik halihazirda çevremize, kritik kütletesis ettigini anlamadan, ciddi miktarlarda elektromanyetik enerji ekliyor.Begich ve Manning’in kitabi bu konuda çesitli sorular yükseltiyor: “Bu ekleretkisiz mi yoksa ötesinde onarilamaz bir zarar verecek kümülatif bir miktar varmi? HAARP geri dönemeyecegimiz bir yolculugun son basamagi mi? Baska bir seriseytani Pandora’nin Kutusu’ndan saliverecek baska bir enerji deneyi üzerinepara yatirmak üzere miyiz?”


1970 baslarinda Z. Brzezins” ki, yavas yavas ortaya çikacak, teknolojibagimli “daha kontrol edilebilir ve daha yönetilebilir bir toplum”u Öngördü. Butopluma, oy kullananlari iddiali süper bilimsel “know-how” ile etki altindabirakacak bir elit grup tarafindan hükmedilecekti. Bu elit, halkindavranislarini etkilemek ve toplumu yakin gözetim ve kontrol altinda tutmakiçin son modern teknikleri kullanarak politik amaçlarina ulasmada tereddütetmeyecekti.
Begich’e göre Brzezinski’nin tahminleri dogru çikti. Bugün, söz konusu elitiçin birkaç yeni araç ortaya çikiyor. Araçlari kullanma izni için politikalarzaten hazir. “ABD nasil yavas yavas kontrol edilebilir teknotopluma dönüsecek?”sorusu soruluyor. Kademe taslari arasinda Brzezinski, halkinin güveninikazanmak için, devam eden sosyal krizleri ve kitle medyasinin kullanimim umutediyor.
ABD Kongresine ait kayitlar, ionosfere gönderilen sinyallerle dünyaya nüfuzetmek için, HAARP’in kullanimiyla mesgul oluyor. Bu sinyaller gezegenin içindenkilometrelerce derine bakarak, düzenli yeralti askeri gereçlerinin,minerallerin ve tünellerin yerini bulmak için kullanilacak. Senato 1996′dasadece bu yetenegi gelistirmek için 15 milyon dolar ödenek ayirdi. Problem su:dünyaya nüfuz eden radyasyonlar için gerekli olan frekans, insanin zihinselfonksiyonlarinin tahribi için en çok zikredilen frekans dizisinin içinde.Ayrica baliklarin ve vahsi hayvanlarin (ki kendi rotalarini bulmak içinrahatsiz edilmemis enerji alani üzerinde ilerlerler) göç modelleri üzerinde pekderin etkilere sahip olacak.


Begich ve Manning yeni teknolojilerin insanin beyin potansiyelinigelistirmek için inanilmaz imkanlara sahip oldugunu söylüyorlar. Buteknolojiler ögrenme, hafizayi gelistirme ve insan davranisi modifikasyonu içinkullanilabilir. Beyin teknolojileri alaninda önemli bir isim olan MichaelHutchison, bu alani siradan insanlara açti.
Hutchison’un açikladigi gibi beyin, oranli dar üstün frekanslar bagi içindeçalisir. Üstün beyin dalga frekanslari beyinde yer alan aktivite çesitlerinearaci olur. 4 temel beyin dalga frekansi grubu vardir ki bunlar çogu zihinsel aktiviteylebirlesirler. Birincisi, beta dalgalari (13-15 Hertz veya titresim saniyede),bir kisinin dikkati normal aktivitelere dogru disa yöneldigi zaman, normalaktivite ile birlesir. Bu alanin yüksek sonu, stres ve kiskirmis (heyecenli)durumlar -ki düsünmeyi ve algisal becerileri bozar -ile birlesir. îkinci grup,alfa dalgalan (8-12 Hertz), gevsetmeye araci olabilir. Alfa frekanslari ögrenmeve odaklanmis zihinsel fonksiyonlar (is görme) için idealdir. Üçüncüsü tetadalgalari (4-7 Hertz); zihinsel imgelemeye, hafizaya ve iç zihinsel odagagirise araci olur. Bu durum genellikle genç çocuklarla, davranissalniodifikasyon ve uyku durumlariyla ilgilidir. Son olarak, ultra yavas deltadalgalan (5-3 Hertz), bir kimse derin uykudayken bulunur. Genel kural odur ki,beynin üstün dalga frekansi, saniyede titresim süresinde rahatlanildiginda endüsüktür ve insan en uyanik ve heyecanliyken en yüksektir. Beynin,elektromanyetik araçlar ile distan canlandirilmasi (tahrik edilmesi) bir discihaz (jeneratör) ile yeni bir safhaya geçirilmesine veya kilitlenmesine nedenolabilir. Üstün beyin dalgalari dis tahrik tarafindan yeni frekans kaliplarinasürülebilir veya itilebilir. Baska bir deyisle, dis sinyal sürücüsü veya iticicihaz beyni bir yolculuga çikarir, normal frekanslari beyin dalgalarindadegisiklige neden olmaya bütünüyle götürür; ki bu daha sonra beyin kimyasindadegismeye neden olur; ve bu da daha sonra beyin çiktilarinda, düsüncesekillerinde, duygu veya fiziksel durum sekillerinde degismeye neden olur.Beyin manipülasyonu iki yoldan birine çikar: Faydali veya zararli.


Spesifik dalga formlari kombinasyonu ile birlikte çesitli frekanslarbeynindeki belirli kimyasal karsiliklari tetikler. Bu nörokimyasallarinsaliverilmesi beyinde endise duygulari, hirs, depresyon, ask vb. sonuçlari olanspesifik reaksiyonlara neden olur. Bütün bunlar ve duygusal entellektüelkarsiliklarin tüm bu gidis gelisi (degisimler), spesifik elektriksel uyanlarsonucu ortaya çikan bu beyin kimyasallarin (kimyasal ajanlarin) özelkombinasyonlari sonucunda ortaya çikar. Beyin sivilarindaki bu belirlikarisimlar olaganüstü özel zihinsel durumlari ortaya çikarabilirler. Örnegin,bilinçli davranis kaybi, karanlik korkusu vb. Bu alandaki çalismalar düzenliolarak yapilan yeni bulusla da çok hizli bir yüzdede ilerlemektedir. Buspesifik frekanslarin bilgisinin çözümü, insan sagligini anlamada anlamli birgelisme saglayabilir. ELF için tasiyici olarak hareket eden radyo frekansradyasyonu kablosuz olarak beyin dalgalarini degistirmede kullanilabilecek. BuHAARP’ini bilinç kontrolü konusunda, uygulamalarinda neler yapabileceginingöstergesidir. Bununla beraber, HAARP’m kayitlarinda, bunun insandaki yanetkileri henüz ortaya çikarilmamistir; fakat Begich ve Manning’inkitaplarindaki hükümet dökümanlarinda görünmektedir.


Beyin aktivitesinin kontrolü için gereken güç düzeyi 5-20 mikroamper gibiçok küçük bir degerdir ki bu da 60 Wattlik bir ampulü yakmak için gerekenenerjiden binlerce kat daha küçüktür. Yazarlar çalismalarinda gerekli olan çokküçük enerji üzerine konusmaktalar. Beyin aktivitesini etkilemek için gerekenhiz, enerji seviyesi ve dalgalar formu kombinasyonundan olusur. Son yirmi yildave özellikle son birkaç yildaki gelismeler çok büyük ilerlemeler sunmaktadir.
Arastirmalar, uluslararasi olarak, dis elektromanyetik alanlar tarafindanbeynin kolayca yönlendirilebilecegini veya durumlari degistirmek içinetkilenebilecegini buldu. Bu buluslar hem bilim insanlari hem de siradaninsanlar için yeni araçlar tedarik etti. Yeni araçlar elektrikli “cranial”kafaya iliskin uyari aletlerini, ses sistemlerini, isikli uyan sistemlerini vediger birçok beyin yönlendirme ve geri tepki (destek yanki) cihazlariniiçermektedir. Teknolojik ilerlemeler ayrica, insanlarin kendi beyinaktivitelerinin yararli sonuçlar için nasil kontrol ve manipüle edileceginiögrenmelerine izin veren özel kontrol ve gözetim araçlarina eklendi. Raporlardigerlerinin yaninda gevsemeyi, agri kontrolünü, ögrenme hizini ve hafizaningelistirilmesini içermektedir.


Hutchison’m en son çalismasi henüz birlestirilen düsünce teknolojilerininson tanimlarini sagliyor. Onun son kitabi “büyük beyin gücü”, okuyucularini çokhizli degisen (o kadar ki bilimin uy-gulamalardan daha hizli gelistigininfarkedildigi) alana ulastiriyor. Sinir sistemi bozukluklarinin düzeltilmesi,dikkat daginikligi ve çocuklardaki hiperaktif bozukluklarin düzeltilmesi, digerseyler arasinda ilaç ve alkole bagli bozukluklarin düzeltilmesi konusundaki sondurum tartisiliyor. Bu tip elektrotip, bu tibbi arastirmalarin en ilginç alanlariniolusturur.
Son yillarda arastirmalar tibbi ve psikolojik uygulamalarin sasirtici olumlusonuçlarina dogru genislemistir. Bu sonuçlarin bazilari Amerikan HavaKuvvetleri tarafindan fark edildi. Ne yazik ki askeri çalismalar bu teknolojiyiinsanlik yararina kullanmaktan çok silah sistemlerinde kullanma yönünde devametmektedir.
Flanagan’m nörofonu


Amerikanin en yetenekli mucitlerinden Dr. Patrick Flanagan, 1962′de tibbindegisecegini öngörmüstü. “Bir gün tibbi pratigin tüm konsepti elektroniktarafindan degistirilecek. însanlar ilaç-tan ziyade elektronik olarak tedaviedilecek.” diyen Dr. Flanagan, o zamanlarda muhtemelen hâlâ en gelismis beyinyönlendirme araci olarak kabul edilen “Neurophone”u (elektronik telepatimakinesi) kesfetmisti.
Flanagan son söylesisinde, HAARP’in sadece dünyanin en büyük ionosferikisiticisi degil, ayni zamanda tasavvur edilmis en büyük beyin yönlendirmecihazi oldugunu not etmektedir. HAARP kayitlarina göre, cihaza son sekliverildiginde (cihaz tüm bölgesel topluluklari etkilemeye yetecek düzey-deenerjiye sahip birçok dalga formu kullanir), VLF ve ELP dalgalarinigön-derebilecek.


Dr. R. 0. Becker 60′lann basinda ELF tasimak için DC akiminin üstüne sinyalekleyerek ELP deneyleri yapti. Becker bu konsepti bir ELF kullanarak test etti,1-10 Hertz (pulses per second) sinyal insanlar üzerinde, test subjeleriarasinda yükselen bilinç kaybi sonucu-nu verdi. Sonuçlar ELF’nin yani insaninbeyin fonksiyonlarim en çok etkileyen frekanslarin, disardan çok derinsonuçlarla manipüle edilebilir oldugunu gösterdi.
1958′de Dr. Patrick Flanagan, 14 yasindayken nörofonu icat etti. Bu onazamanimizin en parlak mucitlerinden biri unvanini kazandirdi. Nörofon cihazi,sesi (kelimeler ve müzik gibi) elektrik uyansina (impulse), hem de bunu vücutüzerindeki herhangi bir noktadan direk olarak kulak ve bütün duymamekanizmasini büsbütün baypas edip beyne transfer ederek, dönüstürebilir.Arastirmacilar teknolojiyi tartisirken, alti yildan fazla bir süredir “BirlesikDevletler Patent Ofisi” cihaz için patent vermeyi reddetmektedir. Sonuçtahükümet nörofonun asla çalismayacagim açikladi ve patenti reddetti. Bundansonra Flanagan ve avukati, çalisan cihazi inceleyicisine göstermek amaciylaalet modeliyle Washington DC’ye gittiler. inceleyici ikiliye sagir olanisçilerinden biri üzerinde kullanilip olumlu sonuç alindigi takdirde cihaz içinpatenti tekrar açacagini ifade etti. Alet denendi, sagir isçi gönderilen sesiduydu ve patent onaylandi.


Dr. Flanagan daha sonra Tafts Üniversitesi’ne çatismak üzere gitti. Buradanörofonun bir sonraki arastirma kademesini geçme amaciyla çalisti. DenizKuvvetleri için insan ile yunus ko-nusmasi üzerine çalismaya basladi. Buarastirma 3 boyutlu (3-D) holografik ses sisteminin gelisme-sine olanaksagladi. Bu sistemin özü bir sesin uzayda herhangi bir yere yerlestirilmesi vebir dinleyicinin bu sesi fark edebilmesine dayanir.
ilave çalismalar dijital nörofonun gelismesine büyük olanak sagladi. Cihazinönemini kesfeden ABD Savunma îstihbarat Ajansi (DIA) acil olarak onu ulusalgüvenlik maddesi olarak gizlilik altina akli. Dr. Flanagan yeni çalismalaryapmaktan ve teknolojisi hakkinda konusmaktan 4 yil boyunca men edildi.
Güvenlik gerekçesi sonunda kaldirildiktan ve ilk nörofonun icadindan 20 yilsonra Dr. FIanagan sinirli olarak Mark XI ve Thinkman Model 50 ürete-bilmeasamasina geldi ve bunlar ögrenme aletleri olarak kullanildi çünkü ilkelörneklerdi.
0 yillardan itibaren Flanagan periyodik olarak yeni konsept üzerinde çalistive nörofonik teknoloji için gelismeler dizayn etti. Bu cihazin gelismissekilleri, bilgisayar beyin etkilesimi cihazlari olarak kullanilabilir. Büyükmiktarlarda düzgün olarak formatlanmis enformasyonun uzun dönem hafizayatransfer edilmesi fikri egitimde devrim niteliginde bir gelismedir.


Nörofon simdiye kadar gelistirilmis en güçlü beyin yönlendirme aletlerindenbiridir. Flanagan son yillarda, diger iletim modelleri üzerine vurgu ile, buteknolojiler üzerine çalismaya devam etti. DIA’nin nörofona ilgisi vardi. Onugelistirmek için çalismaya devam ettiler. Patrick ve Crystel Flanagan HAARPprojesinin, bu radyo transmiterinin veya ionosferik isiticinin, kablosuz birnörofon olarak kullanilabilmesinin mümkün oldugunu söylüyorlar. Bu kullaniminhangi imkanlara sahip oldugu ise çok açik.
“Real Time Brain Biofeedback” (Ayni Anda Beyin Destek Yankisi) beyinarastirmalarinda baska bir alan. Bu alan, düsünce kontrolünün elde edilmesindeyeni yaklasimlar sunuyor. interaktif beyin teknolojileri ile simdi beyindalgalarini “gerçek zaman temelinde görmek mümkün, böylece bu aletleri kullananbireyler bir kimse düsünürken beyin dalgalarinin grafiksel olarak neyebenzedigini bilgisayar ekraninda görebilirler. Hükümetler bu teknolojilerletehlike olarak gördükleri kalabaliklari kontrol altinda tutmak içinilgileniyorlar.


HAARP’in kontrat dokümanlarinda ve planlama kayitlarinda açiklananolanaklarin, yazarlar tarafindan toplanan Hava Kuvvetleri materyallerininteshiriyle birlikte dikkatlice yeniden gözden geçirilmesinden sonra,elektromanyetik dalgalarin düsünce kontrolü için sundugu imkanlar apaçik ortayaçikti. HAARP iletim (transmiting) sistemi, dikkatsizce veya kasten zihinselfonksiyonlari degistirmek için kullanilabilir.
Dr. Delgado 1952′den beri insan beynini arastiriyor ve sonuçlarini yayimliyor.Çalismalari düsünce kontrolü üzerinde odakli. Onun ilk çalismalari bizim insanbeynini anlamamiza öncülük etti. Çalismalarini 1969 yilinda yazdigi PhysicalControl of the Minâ: Toward a Psychocivilized Society (Düsüncenin Fi-zikselKontrolü: Psikomedeni Bir Toplum doilu a,dU Idtabuida. özetledi Bu erken çalismatemelde hayvanlarin arastirilmasiydi ve hayvanlarin beynine elektrod sokmayiiçeriyordu. Subjesinin beyninde elektrik akimi imal ederek davranisi manipüleedebilecegini buldu. Delgado, uykudan yüksek heyecanli bilinç durumlarina kadarbir dizi etki yaratabilecegini kesfetti. Daha sonraki çalismalari kablosuzolarak yapildi. Düsünce manipülasyonu etkisini belirli bir uzakliktan, herhangibir fiziksel kontak veya manipüle edilen canli üzerinde araç olmadan aktiviteetti. Delgado, frekansi veya kobay üzerindeki dalga formunu degistirerek,onlarin düsünmelerini ve duygusal durumlarini tamamen degistirebileceginibuldu. Ayni zamanda hükümet tarafindan kötüye kullanma olanaklari açilirken,Delgado’nun çalismalari diger pek çok arastirmaci için temel oldu.
Delgado’nun arastirmasi 1969′da CIA/OR için-çalisan Dr. Gottlieb tarafindan,bu teknolojinin mümkün kullanimlarini ararken, yeniden degerlendirildi. Ozamanlarda çalismanin hâlâ ham olmasiyla birilikte, CIA Delgado’nun görüsünüpsikomedeni bir topluma izin verecek teknikler açisindan paylasiyordu.
Bu süre içinde Tulana Üniversitesi’nden bir nöroloji operatörü olan Dr. Heathbu ihtimali, beyinde elektriksel tahrik (ESB) çalismasiyla gerçege yakin halegetirdi. ESB insanda zevkli ve kor-kutucu halüsünasyonlar yaratabiliyordu.


CIA’nm düsünce kontrolüyle ilgilenmesi Kore Savasi ile baslamisti. CIA bualanda çesitli fiyaskolarla sonuçlanan arastirmalara basladi. Bunlarin bazilariüstü örtülmüs skandallardir: Kanadali vatandaslarin izinleri olamadan zihinselolarak manipüle edilmeye çalisilmalari, binlerce üniversite ögrencisi ve askeripersonel üzerinde LSD denemeleri gibi. Delgado’nun kablosuz etkileri, CIA’nm agzini sulandiran bir düsünce oldu.Delgado hayvanlarin belirli bir elektromanyetik alanin içine konup sonraherhangi bir fiziksel kontak olmadan manipüle edilebilecegini kesfetti. Buteknolojiler baska arastirmacilar tarafindan fark edildi ve çok hizli birgelisme yasandi. HAARP program menajeri J. Heckscher, HAARP içinde kullanilan frekanslarinive enerjilerin kontrol edilebilir oldugunu ve bazi uygulamalarda 1-20 Hertzdizisinde titrestirilecegini söylüyor. Bu da HAARP’in düsünce kontrolü amaciylakullanilabilecegini gösteriyor.


HAARP sistemi çok büyük kontrol edilebilir bir elektromanyetik alan yaratiyorki bu, Delgado’nun EMF’si ile karsilastirilabilir. Bir nokta disinda: HAARPsadece bir odayi doldurmuyor, potansiyel olarak büyük bir bölgeyi hatta biryarimküreyi doldurmasi mümkün. Temelde HAARP transmiteri bu uygula-madadünyaninkiyle (ki Dr Dolego’inin kablosuz deneylerinde ihtiyaç olunandan 50 katdaha fazladir) ayni düzeyde enerjiyi disariya yayiyor. Bunun anlami eger HAARPdogru frekansa getirilirse, sadece dogru dalga formlarini kullanarak, zihinselayirma, bir bölgenin tamaminda kasten veya radyo frekans iletiminin yan etkisiolarak olusturulabilir.


[b]Sonuç[/b]
Basta Dr. Nick Begich ve Jeane Man-ning’in arastirmalari olmak üzere tümarastirmacilarin çalismalari, HAARP’m pek de masum bir girisim olmadigininisaretlerini veriyorlar. Bu görüslere göre HAARP tamamlandigi zaman ABD’ninelindeki olanaklar sunlar:


- Atmosferi manipüle etmek ve modifikasyon saglamak,


- Askeri ve güçlü bir silaha sahip olmak,


- Genis kitlelerin düsüncelerinin ve ruhsal durumlarinin kontrol edilmesinisaglamak,


- Kendi komünikasyon sistemini gelistirip, istenilen ülkelerin sistemleriniçökertmek.
ABD’nin kirli sicili; bilimi, teknolojiyi ve bilim insanlarini nasil kullanageldigi düsünülürse ve ortaya konan deliller göz önünde tutulursa yapilmakistenenlerin bunlar olmadigini söylemek çok zor.
Ben Düşüncelerimin Efendisiyim...


Konu Bağlantı Araçları
Kara Bilim ‘Haarp’ ve Nicola Tesla Konusunun Linki Direkt Link
Kara Bilim ‘Haarp’ ve Nicola Tesla Konusunun HTML Kodu HTML Link
Kara Bilim ‘Haarp’ ve Nicola Tesla Konusu BBCode Linki BBCode Link
Kara Bilim ‘Haarp’ ve Nicola Tesla Konusunu Paylaş Sosyal Paylaş

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
Big Grin Dünya’nın Kara ve Beyaz Enerji Akımı: Ley Hatları ulas 0 1,728 18.01.2013, Saat: 20:33
Son Yorum: ulas
Big Grin Işıktan Hızlı Bir Uzay Gemisi Kara Delik Oluşturabilir ulas 0 739 18.01.2013, Saat: 19:57
Son Yorum: ulas
  Zamanın Durduğu Yer: Kara Delik – Black Hole ulas 0 835 18.01.2013, Saat: 14:50
Son Yorum: ulas

Konu ile Alakalı Anahtar Kelimeler

Kara Bilim ‘Haarp’ ve Nicola Tesla indir, Kara Bilim ‘Haarp’ ve Nicola Tesla Videosu, Kara Bilim ‘Haarp’ ve Nicola Tesla online izle, Kara Bilim ‘Haarp’ ve Nicola Tesla Bedava indir, Kara Bilim ‘Haarp’ ve Nicola Tesla Yükle, Kara Bilim ‘Haarp’ ve Nicola Tesla Hakkında, Kara Bilim ‘Haarp’ ve Nicola Tesla nedir, Kara Bilim ‘Haarp’ ve Nicola Tesla Free indir, Kara Bilim ‘Haarp’ ve Nicola Tesla oyunu, Kara Bilim ‘Haarp’ ve Nicola Tesla download


Hızlı Menü:


İletişim | Şimdi Değişme Zamanı Eğitim Ve Koçluk | Yukarı Git | Arşiv | RSS | Sitemap