default avatar Hoşgeldin, Ziyaretçi: Aşağıdaki form ve bağlantıları kullanarak sitemize giriş/kayıt işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.
 Şifremi Unuttum?  Yardım  Üye Ol Tarih: 22.10.2017, 20:05


Kadın Savaşçılar Efsanesi: Amazonlar

Yazar Konuyu Başlatan: ulas - Görüntüleme - Okunma Okunma Sayısı: 877 - Yorum Toplam Yorumlar: 0
Konu Kalitesi: %
 
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

ulas
Super Moderatör
*****
Super Moderatör Grubu
user avatar
Durum: Çevrimdışı
Konu Sayısı:
Yorumları: 391
Kayıt Tarihi: 17.01.2013
Rep Puanı: 6


Kişisel Bilgileri: v
#1
Konu Tarihi: 18.01.2013, Saat: 20:49
Amazonlar hakkında en geniş bilgiyi haklarında anlatılan öykülerdenbiliyoruz. Bir rivayete göre Libya ’da başkasına göreyse Kafkasya ’da ortayaçıkmıştı Amazonlar. Ne var ki öykülerin geçtiği asıl yer Anadolu’dur. AnadoluAmazonlarının erken tarihi neredeyse yaşadıkları söylenen bölgelerin tarihikadar karanlıktır. Bir söylenceye göre soyları zalimlikleri yüzünden tahttanindirilen iki İskit prensesi Scolopotus ve Hylinos ile başladı. Bu iki prensesaileleri takipçileri ve takipçilerinin aileleriyle birlikte yurtlarındanayrılarak Kafkasların eteklerinde bir devlet kurdular.Yeni bir ülkearayışındaki tüm göçebe kavimler gibi önceleri öldürdüler ve yağmaladılar.Fakat ele geçirilen halklar öç almak için gizlice silahlandılar. Bunu izleyenayaklanmada İskit efendilerini yenmeyi başardılar. İskitlerin bütün erkekleriöldürüldü. İskitlerde savaş eğitimi kadın erkek ayrımı yapılmadan herkeseverilirdi. Savaş eğitimi almış olan İskit kadınları kaçmayı başardılar.Peşlerinden gönderilmiş bir birliği de yenmeyi başarmış takipçilerindenkurtulmuşlardı.


Erkekleri olmayan ve eskiden hükmettikleri insanlar tarafından esir edilmeninaşağılayıcılığına katlanmayı reddeden kadınlar Meotis Gölü (Azak Denizi)bölgesinde tamamen kadınlardan oluşan bir devlet kurdular. Biri devlet işlerinibiri de orduyu yönetecek iki kraliçe seçtiler. Güçlü bir ordu oluşturduktansonra savaşçılıklarını denemek üzere savunmayı bırakıp saldırıya geçtiler. Bunarağmen başarılı olmaktan uzaktılar; nüfuslarının artmaması onlar için birdezavantajdı. Yeni kazandıkları özgürlükle evliliğin kölelik olduğunainandıkları halde soylarının tükenmesi tehlikesi yakın topluluklarla anlaşmayapmalarını gerektirdi. Bu geçici birlikteliklerden doğan erkek bebekler babalarınageri verildi; kızlarsa yaya ve at üzerinde dövüşebilmek üzere çocukluktanitibaren eğitim gördüler.


Başlangıçta genç kabile Don Nehri kıyısında yaşardı. Nehrin adıda ordukraliçesi olan Lysippe ’nin oğlu Tanais ’ten gelir. Tanais savaşa olan tutkusuve evliliğe değer vermeyişi yüzünden Afrodit ’i kızdırır ve annesine aşıkolmakla cezalandırılır. Tanais ensest ilişkiye girmektense kendisini nehre atıpboğar. Nehir o günden sonra onun adıyla anılır. Lysippe Amazonları Anadolu’yagetiren kraliçedir. Onun zamanında Amazonlar Karadeniz’e geldi ve güneykıyısına yerleşmeye krallıklarının batı sınırını belirlemek için ormanlarınarasında bir kent kurmaya karar verdiler. Bu kente kraliçelerinden birininadını verdiler: Sinope. Hakimiyetlerini Kolkhis ’e (Eskiden Karadeniz ’leKafkasya ’nın güneyi arasındaki bölgeye verilen ad) kadar genişlettiler.Bölgedeki dağlara Amazon dağları adı verildi. Amazon Dağları’ndaki derelerinbirleşmesiyle oluşan geniş ve kısa bir nehir olan ve Karadeniz ’e dökülenThermodon Nehri ’nin ağzındaki güzel bir burnun üzerine başkentleriThemiserya’yı (Bugünkü Terme) kurdular.


Amazon savaşçılarının en mağrurları barışta kendilerini avlanmaya ve savaştalimlerine verirdi. Bununla birlikte Anadolu Amazonları’nın tarımladauğraştıkları sanılıyor. Savaşçılar her yıl iki aylarını çocuk sahibi olmayaayırırlardı.Yalnızca savaşta adam öldürenlerin çiftleşmesine izin vardı.Başarılı olan savaşçılar kendilerini komşuları Gargarianlardan ayıran dağagider bekarlıklarının özgürlüğünü simgeleyen kemerlerini çıkarırlardı. BirAmazon hamile kaldığında eve dönerdi. Doğan kızlar Amazonlarla kalır savaşçıolarak yetiştirilirlerdi. Oğlan çocuklar Gargarianlara geri verilirdi.


Gargarianlarla geçirilen ya da tarımla uğraşılan birkaç ayın dışında Amazonülkesi bir ordu devleti görünümündeydi. Ekonomik politik ve sosyal yapılanmalarsavaş temelliydi. Savaşa giden ordu gençliklerinin en seçkin dönemindekisavaşçıları kapsardı. Bu savaşçıların ata binmedeki üstünlükleri anlatılırdıhep. Çıplak ata biner çoğunlukla sadece yular kullanırlardı. Bir rivayete göreAnadolu ’ya biniciliği ilk onlar tanıtmıştı. Savaşlarda hızlı ve yenilmezolmalarını ata bu denli hakim olmalarına borçluydular. Bir Amazon daha küçükyaşta erkeklerin egemen olduğu bir toplumla alay etmeyi öğrenirdi. Amazonlarınsavaşçı yetenekleri üst düzeydeydi. Okçulukları çok başarılıydı.Kalkanlar ve zırhlaroklarına karşı korunmaya yetmiyordu. Kargılar ve “bigennis ”denilen çift ağızlıbaltalarıyla savaşlarda çevrelerine dehşet saçarlardı. Darbelerden korunmakiçinse ana tanrıçanın simgelerinden biri olan Ay biçimli kalkanlarkullanırlardı.


Amazonlar yüzyıllar boyunca Karadeniz ’deki üslerinden çok uzaklara akınlardüzenlediler. Kraliçeler Efes ve Thiba gibi kentler kurdular. Üç kraliçetarafından yönetilen (Marpesia Lampado Hippo) üç kabile batıda Trakya’yadoğudaysa Suriye’ye yöneldi. Başkentleri Themiserya ’da savaş ganimetlerininartmasıyla Artemis ’in ilkel bir versiyonu için tapınaklar inşa edildi veonuruna festivaller düzenlendi.


Yunanlı coğrafyacı Strabon da Amazonlardan bahsedenler arasındadır.“…Bazıları isimleri Alazonlar diğerleri Amazonlar olarak ve Alybe’den sözcüğünüAlope’den ya da Alobe’den şeklinde okuyarak ve Borysthens Irmağı ötesindekiİskitlere ‘Alazonlar’ ve aynı zamanda ‘Kallipidler’ ve daha başka isimlervererek –ki bu isimler Herodot Hellanikos ve Eudoksos tarafından bize zorlakabul ettirilmiştir- ve Amazonları Kyme yakınında Mysia Kariave Lidya arasınayerleştirmek suretiyle ki bu Kyme’li Ephoros ’un da fikridir tarihi metni değiştirmişlerdir. Ephoros ’un bu görüşü mantıksız olmayabilir; çünkü onlarvaktiyle Amazonlar tarafından sonradan Aioller ve İyonlar tarafındanyerleşilmiş olan ülkeyi kastetmiş olabilirler ve söylediğine göre isimleriniAmazonların vermiş olduğu belirli kentler vardır: EphessosSmyrnaKyme ve Myrinagibi …”


Amazonların Anadolu ’daki yaşantılarını bize anlatanlardan ikisinin adıHalikarnas ’la ilişkilidir. Bunlardan ilki Halikarnas’lı Herodot ’tur. Tarihinbabası olarak anılan ve sonradan Strabon’un da Amazonlardan söz ederken atıftabulunduğu Herodot onların öyküsünden ilk bahsedenlerdendir. “Amazonların kiİskitler bunlara oirpata derler Yunanca karşılığı erkek öldürenler demektir”der yazdığı tarihte. Onlara savaş açan Yunanlılar diye anlatır Thermodonsavaşını kazandıktan sonra canlı olarak yakaladıkları Amazonları üç gemiyedoldurup denize açıldılar. Amazonlar açık denizde erkeklerin üzerine atılıponları döve döve öldürdüler. Ama bir gemi nasıl yönetilir bilmiyorlardı dümennasıl tutulur yelken nasıl kullanılır haberleri yoktu. Erkekleri öldürdüktensonra rüzgârın ve dalganın önüne katılmışlar Dik Bayır denen yere varmışlardı.Amazonlar burada karaya çıktılarçevrede otlayan atlara rastlayınca bunlarınüzerine atladılar ve İskit topraklarını yağmalamaya başladılar. İskitlerbaşlarına gelene bir anlam veremiyorlardı. Bunların ne dillerini anlıyornegiyinişlerini tanıyorne de kim olduklarını biliyorlardı. Amazonlarınsaldırıları karşısında şaşırıp kalmışlardı; bunları genç ve zorlu erkeklersanıyorlardı. Savaş alanında kalan ölüleri görünce daha da şaşırdılar bunlargenç erkekler değil kadınlardı. Bir daha ne olursa olsun onları öldürmemeyekarar verdiler. Bakacaklar görünüşte bunlar kaç kişidir aralarından o kadarsayıda genç delikanlı ayıracaklar karşılarına onları çıkaracaklardı. Bu gençlerkamplarını Amazonların kampının yanına kurup davranışlarını onlara göreayarlayacaklardı.


Eğer kadınlar üstlerine yürürlerse savaşmayıp arayı biraz açmakla yetineceklerdi.Sonra onlar durunca bunlar da duracak ve kamplarına geri döneceklerdi. İskitlerböyle düşünmüşlerdi; çünkü bu kadınlardan çocukları olsun istiyorlardı.Delikanlılar aldıkları emirleri yerine getirdiler. Amazonlar onlarınkendilerine zararları dokunmayacağını anladıklarında onlara aldırmaz oldular…Öğle vakti olunca Amazonlar birer ikişer çevreye dağılır doğal gereksinimlerinikarşılarlardı. Bunu gören İskitlerden birisi kızlardan biriyle birlikte oldu.Kız da buna karşı koymamıştı. Bunu izleyen günlerde İskit gençleriyle Amazonlardaha da yakınlaştılar; kamplarını birleştirip beraber yaşadılar. Amazonlarİskitlerin dilini konuşmaya başlayınca gençleri kendileriyle birlikte gelmeyeikna ettiler. Birlikte Tanais Nehri ’ni geçip yeni topraklara yerleştiler.


Amazonlardan söz eden bir diğer isim de Halikarnas Balıkçısı’dır. Ege ’debulunan birçok kentin Amazonlar tarafından kurulduğunu anlatır: “Anadolu anaerkil bir sistemle idare edilirken büyük ana tanrıça Kibele’ye tapılırdı.Kibele bir ay tanrıçasıydı. Kızlığı kadınlığı ve analığı temsil ettiği içindoğan ay dolunay ve azalan ay olarak gösterilirdi yani üçlek bir yapıdaydı. Anatanrıçanın birçok adı vardı. Bunlar arasında İzmir adının kökü bakımından‘Marian ’‘Mirin ’‘Aymari ’ve ‘Mariyamne ’adları önemlidir. Bu adların sonuncusuSuriye ’ye vardığında Meryem’e batıya ulaştığındaysa Marian ’a dönüşür”…şimdigelelim eski bir efsaneye: Mirin adlı bir Amazon kraliçesi Kuzey Egekıyılarında ‘Serne ’adında bir kenti zapteder erkeklerin tümünü kılıçtan geçirir;kadın ve çocuklarıysa köle olarak tutar. Kraliçe onlar için kendi adını taşıyanMirin kentini kurar. Mirinaynı zamanda Kyme Prienne ve Pitane Lesbos Adası’ndada Mitilin (Midilli) kentlerini kurar. Bir gün adaya giderken fırtına kopar.Ana tanrıça Kibele filoyu korur ve Semadirek Adası’na götürür. Kraliçe Mirin ogüne dek kimsenin oturmadığı adada Kibele’ye saygı ve şükranlarını anlatmakiçin bir tapınak kurar. Buradan da anlaşılıyor ki Kraliçe MirinTanrıça Mirin’in bir rahibesiydi.


Amazonlarla ilgili söylenceleri bir kenara bırakırsak geriye fazla birşeykalmıyor aslında.Tarihte gelmiş geçmiş bütün halkların geçmişine bakıldığındasöylencelerin yanında gerçek olan olayların tarihinin de anlatıldığınıgörüyoruz. Amazonlardaysa bu ayrım neredeyse yok denecek gibi. Anadolu ’dangeçen bütün halklar Amazonların izini -eğer vardıysa- çoktan örtmüşler. Peki ohalde Amazonların gerçekliğiyle ilgili soruları yanıtlamaya nereden başlamakgerek? Onların yalnızca söylenceden ibaret olduklarını söylemek ne denli zorsagerçekten yaşadıklarını söylemek de aynı şekilde zor. Bugüne dek bu konudaortaya atılmış birkaç temel görüş var. Bunların hepsi de Amazonların öyküsününgünümüzdeki halini alıncaya dek çeşitli söylencelerle beslendiğini ortayakoyuyor. Birinci görüş Amazonların erkeklerin yanında yardımcı olarak savaşagiren kadınlardan türediği yolunda.


İkinci görüş Yunan kolonilerine saldıran tamamen tıraşlı yabancılarınkadınlar olarak yorumlanmasıyla ilgilidir. İlk görüşü ortaya atan Bizanstarihçisi Caesarea ’lı Procopius düşüncesini şöyle dile getirir: “Sabiri diyeçağrılan Hunlar diğer bazı Hun kabileleri gibi o bölgede (Kafkasya ’da)yaşarlar ve Amazonların aslında burada ortaya çıktıklarını ve sonradanThermodon Nehri ’nin üzerinde şu anda Amisos kentinin bulunduğu Themiseryayakınlarında kamp kurduklarını söylerler. Fakat bugün Kafkas bölgesi civarındaStrabon ve diğerlerince haklarında çok yazılmış olmasına rağmen Amazonlarlailgili ne korunmuş tek bir hatıra ne de onlarla ilişkili bir isim vardır.Erkeklerin özelliklerini taşıyan bir kadın ırkının asla var olmadığını ve insandoğasının kabul edilmiş gerçeğinin Kafkas Dağları’nda bir istisnaoluşturmadığını savunan tez daha akla yakın görünüyor. Fakat gerçek bubölgelerdeki kavimlerin kadınlarıyla birlikte büyük bir orduyla Asya ’ya birakın düzenledikleri Thermodon Nehri ’nde kamp kurdukları ve kadınlarını buradabıraktıklarıdır. Sonra erkekler Asya ’nın büyük bir kısmını yağmalarken butoprakların yerli halklarınca kıstırıldılar ve tek kişi bile kurtulamadankatledildiler. Böylece hiçbiri kadınların kampına geri dönemedi. Bundan böylekadınlar çevrede yaşayan halkların intikamından korktuklarından erzakın da yetersizliğiyleerkeklerin görevlerini üstlendiler. Erkeklerin kampta bıraktıkları araçlarlasilahlandılar.Tümüyle yok edilene dek de burada erkeksi bir cesaret göstermekzorunda kaldılar. Olan işte buydu. Amazonların kocalarıyla birlikte savaşaçıktıklarına benim zamanımda gerçekleşen bir olaya dayanarak inanıyorum… HunlarRoma topraklarına sık sık akın eder savaşırlardı. Geride bıraktıkları ölüHunların arasında kadın savaşçıların cesetlerine de rastlanırdı…”


Procopius ’un Kafkasları Amazonların kalesi olarak göstermesi gelenekle uyumsağlar. Dağlar sık ormanlar ve genel olarak keşfedilmemiş bölgeler geç klasikdönemde yaşayanlara göre Amazonların yerleşim yerleridir. 16.yüzyılda yaşamışolan İspanyol kaşifi Francisco de Orellana Güney Amerika ’da Marnaon Nehrikıyılarında Tapuyas yerlilerinin saldırısına uğradı. Anlattığına göreyerlilerin saflarında silahlı kadınlar da vardı. Nehir bundan sonra Amazonolarak anıldı. Amazonlarla ilgili ikinci bir görüşse onların aslında tıraşolmuş erkekler olduğu yolundadır. Bu görüşü düşünmeye başlamadan öncekadınlarla karıştırılan erkeklerin birtakım koşulları taşımaları gerektiğigörülüyor:


[b]1)[/b] Amazonların yaptığı gibi onlar da Anadolu’ya birçok küçük kabileninbulunduğu dönemde yerleşmiş olmalıdırlar.
[b]2)[/b] Güçlerinin zirveye ulaştığı dönem Amazon zaferleriyle üst üste gelmelidirve MÖ 15 ila 20.yüzyıllardan sonra olmamalıdır.
[b]3)[/b] Akaların MÖ 1100 dolaylarında Attika’dan Anadolu ’ya göç etmelerindenönce yok olmuş olmaları gerekmektedir.
[b]4)[/b] Yunanlıların sakalsızlığı kadınlıkla özdeşleştirdikleri bir dönemdesakalsız olmalıdırlar. Böyle bir millet aramak Amazonları aramaktan çok dahagüç gibi görünüyor. Oysa böyle bir halk var: Hititler.


Hititler o dönemde dünyanın en büyük uygarlıkları arasındaydı. Hititlerinyükselişi MÖ 1300 ’lerde başladı; Mısırlıları yendikleri MÖ 1296 ’da doruğaulaştı. Ne var ki bir süre sonra batıdan gelen deniz halklarının baskısınadayanamayan Hitit devleti çöktü MÖ 1200 ’lerde başkentleri Hattuşaş yakıldı.Amazonların yok oluşu gibi Hitit imparatorluğu da hızlı bir biçimde tarihsahnesinden çekildi. Öyle ki MS 19. yüzyıla dek unutuldular. Eğer HititlerleAmazonlar arasında heyecan verici bir benzerlik olduğu kabul edilirse sakal biranda önem kazanır. Hititler Yunanlıların sakal bırakma adetini izlemediler.Yunanlılar için sakal savaş alanında yakın dövüşürken ya da herhangi bir sokakkavgasında sorun çıkarsa da hazine değerindeydi. Sakal düşmana tutupçekebileceği uygun bir araç sağlıyordu. Bu nedenle MÖ 331 yılında Büyükİskender Arbela savaşına girmeden önce askerlerine sakallarını kesmeleriniemretmişti. Gerçek ne olursa olsun Yunanlılar Büyük İskender dönemine deksakallarını kesmediler. O yıllarda kıllılık erkekliği kılsızlık da kadınlığısimgeliyordu. Ünlü komedi yazarı Aristophanes oyunlarından birindeefemineliğiyle ünlü oyun yazarı Euripides’e Agathon’a cilveli bir eda ile “Herzaman yanında tıraş bıçağı bulunur.


Onu bir saniyeliğine bana versene” dedirtir. O dönemde tıraş bıçağı erkeğindeğil kadının gerekli bakım eşyalarından biriydi. Yunanlılar Hititlerle ilk kezMÖ 12. yüzyılda ilişki kurdular. İki uygarlık Akaların Dorlardan kaçmak üzereAnadolu’nun Ege Denizi kıyılarında kurdukları kolonilerin bulunduğu topraklardakarşılaştılar. Hititler sakal uzatmayı Yunanlılardan görüp benimsediler. 12.yüzyılınortasından önce yapılan anıtlarda Hititler tıraşlı gösterilir; sonrasındasakallıdırlar. Yunanlılar için bu dönem öykü anlatıcılarının evlerinden uzakgöçmenleri cesaretlendirip şevklendirmek için masallar oluşturdukları dönemdir.Masallarda Aka kahramanları tekrar tekrar anlatılarak yaşatılırdı. Eskiçarpışmaların bazılarında Yunanlılar sakalsız Hitit savaşçılarını küçümseyerek“kadın savaşçılar” olarak adlandırmış ya da tamamen yanlış anlamaya dayalıHititleri kadın zannetmiş olabilirlerdi. Bu tür yanılgıların izlerini Yunanmitolojisinde görmek mümkün. Sözgelimi o döneme dek at görmeyen Yunanlılar atabinmiş birini gördüklerinde ikisini tek bir canlı gibi düşünmüş ve kentaurlarsöylencesine neden olmuşlardı. Aynı şekilde Hititlerin profilden devasaboyutlarda duvarlara resmettikleri tanrı figürlerini de görmüştü Yunanlılar.


Hititler duydukları saygıdan dolayı tanrı figürlerini insanlara göre çokbüyük çiziyorlardı. Profilden çizildiği için tek gözü görülen tanrı figürleriYunanlılar arasında tek gözlü devler olan Kyklop (Tepegöz) söylencesinidoğurmuştu. Amazonlar da böylesi bir yanlış anlamanın sonucunda ortaya çıkmışolabilirler. Halikarnas Balıkçısı “Böyle bir yanlış anlama varsa İzmir kentininHititlerce kurulduğunu söyleyebiliriz” der.


Balıkçı ayrıca Artemis tapımının kökeni olan ana tanrıça tapımının Hititlerdöneminde yerleşmiş olduğunu söyler. Efes ’teki Artemis heykellerinin ikiyanında bulunan geyiklerin de Hititlerin kader mutlu alın yazısı simgeleri yada tanrısı kimlikleriyle “runda” adında kutsal saydıkları geyik olduğunu dabelirtir. Bu görüş akla oldukça yatkın gelse de minik bir pürüz içeriyor. BugünHititler olarak bildiğimiz kendilerine Nesililer diyen halk Asya’dan Anadolu’ya geldiğinde ataerkil yapıdaydı. Dolayısıyla beraberinde bir tanrıça kültürügetirmiş olamaz. Nesililer denen halk Anadolu’yu ele geçirip birleştirdiktensonra burada yaşayanların kültürlerini benimsemiş hatta onların adını almıştı.Hatti Ülkesi denen Anadolu anaerkil yapısını koruyordu. Bundan yola çıkarak belkide Amazonların çıkış noktasını Hititlerden daha geride Anadolu’nun Nesililerdenönceki halklarında aramak daha doğru olabilir.


Gerçek ya da söylence kadın savaşçılar ya da kadın sanılan erkekler;Amazonlar yalnızca Anadolu halkları ve Yunanlılar üzerinde değil tüm dünyatarihinde bir yer sahibi bugün. Feminist hareketlerde kadının erkeklerleeşitliğini vurgulamak için Amazon sözcüğü hâlâ kullanılıyor. Bu cesur kadınsavaşçılarla ilgili anlatılanlar bir masalsa romanlardan televizyon dizilerinedek bütün dünyanın aklına kazınmış bir masal.
Halikarnas Balıkçısı Merhaba Anadolu Bilgi Yayınevi1997 Bilim-Teknik Dergisi


[u]Ansiklopedik Bilgi:[/u]
Amazonlar (Yunancası Ἀμαζόνες) klasik ve Yunan mitolojisinde tamamen kadınsavaşçılardan oluşan tarihi bir ulus. Tarihçi Herodot´a göre AmazonlarSarmatia´nın Scythia ile sınır bölgesinde yaşamışlardır. Amazonların öne çıkankraliçeleri arasında Truva Savaşında yer alan Penthesilea ve kardeşi Hippolytasayılabilir. Amazon savaşçılar genellikle Yunan savaşçılarla savaşırken resmedilmiştir.Helenistik ve Roma çağı tarihte Önasya´ya birçok Amazon saldırısındanbahsedilir. Antik Çağda Amazonlar birçok tarihi kavimle ilişkilendirilmiştir.


[b]Dede Korkut´a göre[/b]
Dede Korkut eserlerinde Alp Kızları diye geçer. Amazonların Azerbaycan´dayaşadıkları iddia edilir.


[b]Herodot´a göre[/b]
Herodot´a göre Sarmatyalılar, Amazonlar ve İskitlerin atalarıdır.Sarmatyalılarda kadınlar sık sık erkeklerle beraber ava çıkar, savaşta yeralırlardı. Ona göre savaşta bir adam öldürmeyen kadın evlenemezdi.


[b]Hipokrat´a göre[/b]
Hipokrat, Amazonları sağ göğüsleri olmayanlar olarak anlatır. Ona göre kızçocuklarına yapılan ve sıcak bronz bir metalle gerçekleştirilen operasyonla sağgöğüsün büyümesi engellenerek sağ omuz ve kolun gelişmesi sağlanırdı.


[b]Roma tarihçilerine göre[/b]
Sezar, yaptığı bir konuşmada Senatoya Semiramiş ve Amazonlarının Önasya’dayaptığı fetihleri anlatır. Ayrıca Pompeius Trogus, Amazonların vatanı olarakKapadokya´yı gösterecektir. Çeşitli Romalı tarihçiye göre Amazonlarınyaşadıkları yerler arasında farklılıklar vardır; Philostratus´a göre TorosDağlarında, Ammianus´a göre Tanais´de, Procopius´a göre ise Kafkaslardayaşamışlardır. Aurelianus esir alınan Got kadınlarını Amazonlar olarakadlandırdığı için bazen Amazonların vatanı olarak Baltık bölgesi bile belirtilmektedir.


[b]Aydınlanma çağına göre[/b]
Avrupa´da Rönesans zamanında Amazonlar ilgi kaynağı olmayı sürdürmüştür.Francisco de Orellana 1542 yılında ulaştığı ırmağa, buradaki yerli kadınsavaşçılara atfen Portekizce Amazonas ismini vermiştir. Kristof Kolomb veWilliam Raleigh gibi dönemin ünlü denizcileri de Amazon savaşçılarınıanlatırlar.


[b]Gerçeklik payı[/b]
Amazonların gerçekten yaşayıp yaşamadıklarına dair belirsizliğin bir dayanaknoktası vardır. O da Amazonların ataları olan Sarmatyalılardaki kadınsavaşçıların gerçekten var olduğudur. Bir efsane bile olsa Amazonlarındayandığı temel gerçeklik burasıdır. Bu gerçeklik arkeolojik kazılardan daanlaşılmaktadır. Özellikle Sarmatya kadın mezarlarında yüzde yirmibeş oranındasilahlar çıkmaktadır. Bu durum Sarmatyalılardan sonra İskitler’de degörülmüştür.
Popüler kültürde Amazonlar
Çeşitli çizgi roman, film, televizyon dizisi ve bilgisayar oyunlarındaAmazon imgesi sıklıkla işlenmiş ve kadın kahramanlar Amazonlardanesinlenilmiştir. Bunların arasında televizyon dizisi olarak Xena – SavaşçıPrenses sayılabilir.
Ben Düşüncelerimin Efendisiyim...


Konu Bağlantı Araçları
Kadın Savaşçılar Efsanesi: Amazonlar Konusunun Linki Direkt Link
Kadın Savaşçılar Efsanesi: Amazonlar Konusunun HTML Kodu HTML Link
Kadın Savaşçılar Efsanesi: Amazonlar Konusu BBCode Linki BBCode Link
Kadın Savaşçılar Efsanesi: Amazonlar Konusunu Paylaş Sosyal Paylaş

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
Big Grin Atlantis Efsanesi ve Kafkasya ile İlişkisi ulas 0 1,113 19.01.2013, Saat: 04:11
Son Yorum: ulas
Big Grin Mu Efsanesi, Bölüm 1: MU Kıtası ve James Churchward ulas 0 1,042 19.01.2013, Saat: 04:07
Son Yorum: ulas
Big Grin Mu Efsanesi, Bölüm 2: Mu İle İlgili Bilimsel Kanıtlar ulas 0 1,020 19.01.2013, Saat: 04:06
Son Yorum: ulas
Big Grin Mu Efsanesi, Bölüm 3: Coğrafik Durum ve Sosyal Yaşam ulas 0 910 19.01.2013, Saat: 04:05
Son Yorum: ulas
Big Grin Aztlan ve Aztek Göçü Efsanesi ulas 0 710 18.01.2013, Saat: 01:11
Son Yorum: ulas

Konu ile Alakalı Anahtar Kelimeler

Kadın Savaşçılar Efsanesi: Amazonlar indir, Kadın Savaşçılar Efsanesi: Amazonlar Videosu, Kadın Savaşçılar Efsanesi: Amazonlar online izle, Kadın Savaşçılar Efsanesi: Amazonlar Bedava indir, Kadın Savaşçılar Efsanesi: Amazonlar Yükle, Kadın Savaşçılar Efsanesi: Amazonlar Hakkında, Kadın Savaşçılar Efsanesi: Amazonlar nedir, Kadın Savaşçılar Efsanesi: Amazonlar Free indir, Kadın Savaşçılar Efsanesi: Amazonlar oyunu, Kadın Savaşçılar Efsanesi: Amazonlar download


Hızlı Menü:


İletişim | Şimdi Değişme Zamanı Eğitim Ve Koçluk | Yukarı Git | Arşiv | RSS | Sitemap