default avatar Hoşgeldin, Ziyaretçi: Aşağıdaki form ve bağlantıları kullanarak sitemize giriş/kayıt işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.
 Şifremi Unuttum?  Yardım  Üye Ol Tarih: 19.08.2017, 01:03


Duygusal Zeka(FARKLILIKLARLA BAŞ EDEBİLMEK)

Yazar Konuyu Başlatan: ulas - Görüntüleme - Okunma Okunma Sayısı: 1260 - Yorum Toplam Yorumlar: 0
Konu Kalitesi: %
 
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 5/5 - 1 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

ulas
Super Moderatör
*****
Super Moderatör Grubu
user avatar
Durum: Çevrimdışı
Konu Sayısı:
Yorumları: 391
Kayıt Tarihi: 17.01.2013
Rep Puanı: 6


Kişisel Bilgileri: v
#1
Konu Tarihi: 17.01.2013, Saat: 03:52
Otuz yaşlarındaki eski kara yüzbaşısı Sylvia Skeeter, Güney Carolina'daki Columbia kentinde, Denny'nin restoranında vardiya şefi olarak çalışıyordu. Sakin bir akşamüstü bir grup siyahi müşteri -bir rahip, bir yardımcı rahip ve kilisede ilahi okuyan iki konuk-yemek yemeğe geldi ancak uzun bir süre oturmalarına rağmen garson kızlar onları göz ardı etti. Skeeter'm hatırladığına göre, garson kızlar, "elleri kalçalarında dik dik bakıyor, sonra da sanki beş metre ötelerinde duran siyahi insanlar orada değilmişcesine yine kendi aralarında konuşmaya dalıyorlardı."
Bu duruma içerleyen Skeeter, garson kızlarla yüzleştikten sonra yöneticiye şikâyet ettiğinde, o da omuz silkip, "Bu onların yetiştiriliş tarzı ve benim yapabileceğim bir şey yok," dedi. Kendisi de bir siyahi olan Skeeter o anda işi bıraktı.
Eğer tek bir olay olsaydı, bu bariz önyargı örneği unutulup gidebilirdi. Ancak Sylvia Skeeter, Denny'nin restoran zincirinde yaygın olarak yaşanan ırkçı tutum hakkında tanıklık eden yüzlerce ki-siden biriydi. Benzeri saygısızlıklara maruz kalmış binlerce siyahi müşteri lehine açılan toplu dava, 54 milyon dolarlık bir tazminatla sonuçlandı.
Davacılar, Başkan Clinton'm Annapolis'teki Deniz Akademisi'ni ziyareti sırasında güvenliğini sağlamak üzere yola çıkmış bulunan yedi siyahi Gizli Servis görevlisinin, yan masadaki beyaz meslektaşlarına anında servis yapılırken bir saat bekletilmesini; ayrıca Tampa'da oturan ayakları felçli bir siyahi kızın, okul partisinden sonra geç saatlerde tekerlekli sandalyesinde iki saat yemek beklemesini de dosyaya eklemişlerdi. Toplu davanın iddianamesine göre, Denny'nin restoran zincirinde -özellikle de bölge ve şube yöneticileri düzeyinde— siyahi müşterilerin işi kötü etkileyeceği kanısı, bu ayrımcılık eğilimine yol açan etkendi. Bugün dava sonucunun ve yarattığı kamuoyunun da etkisiyle, Denny zinciri siyahi toplulukla arasını düzeltmeye çalışıyor. Her çalışan, özellikle de yöneticiler, değişik ırklardan müşterilerin avantajlarının öğretildiği eğitim toplantılarına katılmak zorunda.
Önyargılar işyerine taşınsa bile, önyargısız biri gibi davranma gereğinin yöneticiler tarafından giderek kavranmasıyla, bu tür eğitim toplantıları Amerika'nın dört bir yanındaki şirketlerin iç eğitim programlarının demirbaşı haline gelmiştir. Bunun insanlık adabının da ötesinde, pragmatik gerekçeleri vardır. Bunlardan biri eskiden baskm grup olan beyaz erkeklerin artık azınlık haline gelmesiyle, işgücünün çehresindeki değişimdir. Birkaç yüz Amerikan şirketini kapsayan bir araştırmada, yeni işe girenlerin dörtte üçünden fazlasının beyaz olmadığı bulgulanmıştır -bu demografik değişim, müşteri havuzundaki değişimi de büyük ölçüde yansıtmaktadır.8 Bir diğer gerekçe, uluslararası şirketlerin, önyargılarını bir kenara koyup farklı kültürlerden (ve piyasalardan) kişilerin değerini bilmekle kalmayıp, bu değerbilirliği rekabetçi bir avantaja dönüştürebilecek çalışanlara giderek daha fazla ihtiyaç duymasıdır. Üçüncü bir gerekçe de, farklılıkların kolektif yaratıcılığı ve girişimci enerjiyi geliştirmesi bağlamında, potansiyel yararlardır.
Bütün bunlar, bireysel önyargılar var olmaya devam etse bile, kurumsal kültürün hoşgörüyü besleyecek bir şekilde değişmesi gerektiği anlamına geliyor. Peki, bir şirket bunu nasıl başarabilir?
Üzücü gerçek şu ki, bir günlük, bir videoluk ya da bir hafta sonuna sıkıştırılmış "farklılık eğitimi" kursları; siyahlara karşı önyargılı beyazlar, Asyalılara karşı siyahlar, ya da İspanyol kökenlilere içerleyen Asyalılar olsun, bu kurslara derin'önyargılarla gelen elemanların eğilimlerini pek fazla değiştiremiyor. Aslında beceriksizce -ve çok şey vaat ederek yanlış beklentiler uyandıran ya da anlama yerine sadece bir yüzleşme ortamı yaratan farklılık kurslarının net etkisi, iş yerinde insanları gruplaşmaya iten gerginlikleri, bu farklılıklara daha da fazla dikkat çekerek artırmak oluyor. Ne yapılabileceğini anlamak için, öncelikle önyargının doğasını anlamak yararlı olur.
Önyargının Kökleri
Dr. Vamık Volkan, bugün Virginia Üniversitesi'nde bir psikiyatr; ancak Türklerle Yunanlılar arasında sert çekişmelere konu olan Kıbrıs'ta yaşayan bir Türk ailesinde büyümenin nasıl bir şey olduğunu hatırlıyor. Volkan küçükken, bir yandan yöredeki Rum papazın kuşağındaki her düğümün boğduğu bir Türk çocuğunu temsil ettiğine dair söylentiler duyuyor, bir yandan da tiksintili bir ses tonuyla Türk kültüründe yenmeyecek kadar pis olarak nitelendirilen domuzları, Rum komşularının nasıl yedikleri kendisine anlatılıyordu. Bugün, etnik çatışma konusunu inceleyen Volkan, çocukluk anılarına işaret ederek, her yeni kuşak benzeri düşmanca önyargılarla tıka basa beslendikçe, gruplar arasındaki nefretin yıllarca nasıl ayakta kalabildiğini gösteriyor.9 Kendi grubuna sadakatin psikolojik bedeli, özellikle de gruplar arası düşmanlığın uzun bir tarihçesi varsa, diğerine antipati duymak olabiliyor.
Önyargı, hayatın erken dönemlerinde öğrenilen, bu yüzden de insanların, yetişkinlik döneminde yanlış olduğunu hissetseler de, tam anlamıyla silinmesi özellikle zor olan bir tür duygusal tepkidir. Santa Cruz'daki California Üniversitesi'nde on yıllardır önyargıları inceleyen sosyal psikolog Thomas Pettigrew, "önyargı duyguları çocuklukta oluşur, bunları meşrulaştırmakta kullanılan inançlar ise sonradan gelir", diye açıklıyor. "Hayatın sonraki dönemlerinde önyargınızı değiştirmek isteyebilirsiniz, ancak entelektüel inançlarınızı değiştirmek derin duygularınızı değiştirmekten
çok daha kolaydır. Örneğin, birçok Güneyli, artık zihninde siyahilere karşı bir önyargı beslemese de, zencilerle el sıkıştığında bir tiksinti hissettiğini bana itiraf etmiştir. Bunlar, çocukken ailelerinden öğrendiklerinden arta kalan duygulardır."Önyargıyı destekleyen kalıpların gücü, kısmen her çeşit kalıbın kendi kendini doğrulatmasını sağlayan daha nötr bir zihinsel dinamikten kaynaklanır." İnsanlar, zihinlerindeki kalıpları doğrulayan anları daha kolayca hatırlarken, onu sorgulayan anları es geçmek eğilimindedir. Örneğin, bir partide soğuk, mesafeli İngiliz imajına uymayan, duygulu ve sıcakkanlı bir İngilizle karşılaşanlar, kendi kendilerine, onun sadece sıra dışı ya da "içkili" olduğunu söyleyebilir.
Üstü kapalı önyargıların dayanma gücü, yaklaşık son kırk yıldır Amerikalı beyazların siyahilere karşı ırkçı tutumu giderek daha hoşgörülü bir hal aldığı halde bazı önyargıların daha incelikli biçimlerde hâlâ varoluşuna açıklık getirebilir: İnsanlar ırkçı tutumları reddetseler de, hâlâ gizli önyargılarla hareket ediyorlar. Bu kişiler, kesinlikle bağnaz olmadıklarını ifade ediyor, ancak belirsiz durumlarda, önyargı dışında bir gerekçe gösterseler de, yine belli bir önyargıya göre hareket ediyorlar. Bu önyargı, hiçbir önyargıya sahip olmadığına inanan kıdemli bir beyaz yöneticinin, bir siyahinin iş başvurusunu, "eğitim ve deneyiminin o işe uygun olmadığı" gerekçesiyle geri çevirirken, aşağı yukarı aynı özgeçmişe sahip bir beyazı işe alması şeklinde kendini gösterebilir ya da bir müşteriyi ziyaret edecek olan bir beyaz satıcıya brifingle yardımcı olabilecek ipuçları verilirken, siyahi ya da İspanyol kökenli bir satıcı için bu yardımın bir şekilde ihmal edilmesi biçiminde ortaya çıkabilir.
Hoşgörüsüzlüğe Karşı Sıfır Hoşgörü
Uzun zamandır var olan önyargılar o kadar kolay kökünden sökülemiyorsa, değiştirilebilecek olan, insanların bu konuda yaptıkları şeydir. Örneğin Denny'nin restoran zincirindeki garson kızlar veya şube müdürleri arasında, siyahilere yapılan ayrımcılığı üstlenen pek çıkmamıştı. Oysa bazı yöneticiler, en azından dolaylı bir şekilde, ayrımcılığı teşvik eder gibi gözüküyordu; sadece siyahi müşterilerden hesabı peşin istemek, doğum günlerinde bedava yemek ikramı gibi büyük reklamlarla duyurulan promosyon kampanyalarından siyahileri yararlandırmamak, ya da bir grup siyahi müşterinin yaklaştığı fark edildiğinde kapıları kilitleyip lokanta kapalıymış gibi yapmak, bu yöneticiler tarafından önerilen politikalardı. Siyahi Gizli Servis ajanları adına Denny's'e dava açan avukat John P. Relman'm dediği gibi, "Denny's'in yönetimi, lokantalarda çalışanların yaptıklarına göz yumuyordu. Yerel yöneticilerin ırkçı güdülerini dışa vurmalarına olanak tanıyan bir mesaj verilmiş olmalıydı..."
Önyargının kökleri ve bununla nasıl etkili bir şekilde mücadele edilebileceği hakkında bildiğimiz her şey, ayrımcılığın güçlenmesine izin vermenin, önyargı içeren hareketlere göz yummak olduğunu gösteriyor. Bu bağlamda hiçbir şey yapmamak, neticesini içinde taşıyan bir hareket olarak, önyargı virüsünün karşı koyulmadan yayılmasına izin verir. Farklılık eğitiminden daha hedefe yönelik olabilecek, ya da belki bu kursların etkili olmasını sağlayacak şey, yönetimin en üst kademelerinden en aşağıya kadar herhangi bir ayrımcı harekete karşı etkin bir tutum takınarak, grup normlarını kesin olarak değiştirmektir. Önyargılar yerinden kımıldatılmayabilir, ancak eğer iklim değiştirilirse, ayrımcı davranışlar bastırılır. IBM'in bir üst düzey yöneticisinin dediği gibi, "Biz ne şekilde olursa olsun, küçümseme veya hakarete izin vermeyiz; bireye saygı IBM'in kültüründe temel bir kavramdır."
Önyargıyla ilgili araştırmalardan, bir kurumun kültürünü nasıl daha hoşgörülü bir hale getirebileceğimiz konusunda çıkaracağımız bir ders varsa, o da insanları en ufak bir ayrımcılık veya taciz hareketine bile —tatsız şakalar yapmak, ya da kadın mesai arkadaşlarını rencide edecek türde çıplak modellerin bulunduğu takvimleri asmak gibi- karşı çıkmaya cesaretlendirmek gerektiğidir. Bir araştırmanın bulgularına göre, gruptan birisi etnik toplulukları küçük düşürücü sözler söylüyorsa, diğerleri de ona katılmaktadır, önyargının böylece adını koymak, ya da kendini gösterdiği anda karşı çıkmak, bağnazlığı caydırıcı bir sosyal atmosfer yaratır; hiçbir şey söylememek ise göz yummak anlamına gelir.1"1 Bu girişimde, yetkin konumda olanlar merkezi bir rol oynar: Önyargılı hareketlerin faillerini suçlamayı ihmal etmeleri, bu tür hareketlerin kabul edilebileceği şeklinde zımni bir mesaj verir. Olayın arkasını bırakmayarak kınamak, önyargının basit bir şey değil, gerçek ve olumsuz sonuçlara yol açan bir şey olduğuna dair, etkili bir mesaj gönderir.
Burada da duygusal zekâ becerilerine, özellikle de, önyargıya karşı salt ne zaman değil, nasıl verimli bir biçimde konuşulması gerektiğini bilecek kadar bir sosyal ilişki becerisine sahip olmak bir üstünlüktür. Bu tür bir geribildirimin savunmaya geçmeksizin dinlenebilmesi için etkili eleştirinin tüm incelikleriyle donatılması gerekir. Yöneticiler ve çalışma arkadaşları bunu doğal olarak yapabilir, ya da yapmayı öğrenebilirse, önyargılı davranışlar da azalabilir. Daha etkili olan farklılık eğitimi kursları, kurum genelinde, yeni, açık bir temel kural koymaktadır; önyargının herhangi bir biçiminin kabul edilemez olduğu ilkesi, daha önce sessiz ya da seyirci kalanları, rahatsızlıklarım ve itirazlarını dile getirmeye teşvik eder. Farklılık eğitimi kurslarının bir diğer aktif öğesi olan ötekinin bakış açısından bakmak, empati ve hoşgörüyü destekleyen bir tutumdur. İnsanlar, ayrımcılığa tabi tutulduğunu hissedenlerin acısını anladıkça, bu tavra karşı seslerini yükseltir.
Kısacası, önyargının dışavurumunu bastırmaya çalışmak; bu tutumun kendisini tamamen bertaraf etmeye çabalamaktan daha pratiktir; kalıplar değişebilse bile, bu çok yavaş olur. Hoşgörüsüzlüğü azaltmak için değişik gruplara ait kişileri bir araya toplamakla yetinmek pek az işe yarar ya da hiç yaramaz. Okullarda ırk ayrımına son verilirken, gruplar arası saldırganlık azalacağına artmıştır. Tüm bunların iş dünyasını istila eden sayısız farklılık eğitimi programı açısından anlamı ise, tacizci veya önyargılı davranışlara karşı grubun normlarını değiştirmenin gerçekçi bir hedef olduğudur; böylesi programlar, bağnazlığın ya da tacizin kabul edilmeyecek ve hoş görülmeyecek tavırlar olduğunu kolektif bilince yerleştirmek açısından büyük yarar sağlayabilir. Fakat bu programların derinlerde yer etmiş önyargıları söküp atmasını beklemek gerçekçi değildir.
Yine de, önyargılar bir tür duygusal öğrenim olduğundan, yeniden öğrenmek mümkündür, ancak bu zaman alır ve tek bir farklılık eğitimi semineriyle sonuca ulaşılması beklenmemelidir. Değişimi yaratabilecek olan şeyse, farklı geçmişlerden gelen kişiler arasında bir dostluğun sürdürülmesi ve ortak bir hedefe ulaşmak için her gün harcanacak çabalardır. Burada, okullardan ırk ayrımcılığını kaldırma girişiminden alman ders hatırlanmalıdır: Gruplar sosyal kaynaşmayı başaramayıp bunun yerine düşman hizipler oluştuğunda, olumsuz kalıplar belirginleşir. Öğrenciler, spor takımları veya orkestralarda olduğu gibi, eşitlik içinde ortak bir hedefe doğru birlikte çalışırlarsa, bu kalıplar kırılır; işyerlerinde yıllarca birlikte çalışmış olan iş arkadaşları arasında da aynı şey doğal olarak gerçekleşebilir.
Ancak, işyerinde önyargıyla savaşmayı bırakmak, aslında daha da büyük bir fırsatı kaçırmaktır: Farklı bireylerden oluşan bir iş gücünün sunabileceği yaratıcılık ve girişimcilik olanaklarından mahrum kalınır. İleride göreceğimiz gibi, farklı üstünlüklere ve bakış açılarına sahip bir grup uyum içinde çalışabiliyorsa, aynı bireylerin kendi başına ayrı ayrı çalışmalarından daha iyi, daha yaratıcı, daha etkili çözümlere de ulaşabilir.
Ben Düşüncelerimin Efendisiyim...


Konu Bağlantı Araçları
Duygusal Zeka(FARKLILIKLARLA BAŞ EDEBİLMEK) Konusunun Linki Direkt Link
Duygusal Zeka(FARKLILIKLARLA BAŞ EDEBİLMEK) Konusunun HTML Kodu HTML Link
Duygusal Zeka(FARKLILIKLARLA BAŞ EDEBİLMEK) Konusu BBCode Linki BBCode Link
Duygusal Zeka(FARKLILIKLARLA BAŞ EDEBİLMEK) Konusunu Paylaş Sosyal Paylaş

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
Big Grin Duygusal Zeka(Egzersizin Önemi) ulas 1 2,038 17.01.2013, Saat: 03:55
Son Yorum: kaizen
Big Grin Duygusal Zeka(DEPRESYONU ÖNLEMEK) ulas 0 1,379 17.01.2013, Saat: 03:53
Son Yorum: ulas
Big Grin Beyİn, zeka, test, beyİn yaŞi, hafiza ulas 0 1,406 17.01.2013, Saat: 03:51
Son Yorum: ulas
Big Grin Duygusal Zeka(ARKADAŞ VE DOST OLMAYI BİLMELİSİNİZ) ulas 0 1,175 17.01.2013, Saat: 03:51
Son Yorum: ulas
Big Grin Zeka(ÇOCUĞUN ZEKÂSI NASIL GELİŞİR?) ulas 0 1,302 17.01.2013, Saat: 03:50
Son Yorum: ulas

Konu ile Alakalı Anahtar Kelimeler

Duygusal Zeka(FARKLILIKLARLA BAŞ EDEBİLMEK) indir, Duygusal Zeka(FARKLILIKLARLA BAŞ EDEBİLMEK) Videosu, Duygusal Zeka(FARKLILIKLARLA BAŞ EDEBİLMEK) online izle, Duygusal Zeka(FARKLILIKLARLA BAŞ EDEBİLMEK) Bedava indir, Duygusal Zeka(FARKLILIKLARLA BAŞ EDEBİLMEK) Yükle, Duygusal Zeka(FARKLILIKLARLA BAŞ EDEBİLMEK) Hakkında, Duygusal Zeka(FARKLILIKLARLA BAŞ EDEBİLMEK) nedir, Duygusal Zeka(FARKLILIKLARLA BAŞ EDEBİLMEK) Free indir, Duygusal Zeka(FARKLILIKLARLA BAŞ EDEBİLMEK) oyunu, Duygusal Zeka(FARKLILIKLARLA BAŞ EDEBİLMEK) download


Hızlı Menü:


İletişim | Şimdi Değişme Zamanı Eğitim Ve Koçluk | Yukarı Git | Arşiv | RSS | Sitemap