default avatar Hoşgeldin, Ziyaretçi: Aşağıdaki form ve bağlantıları kullanarak sitemize giriş/kayıt işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.
 Şifremi Unuttum?  Yardım  Üye Ol Tarih: 19.08.2017, 00:57


Babil Kayıtlarında Marduk

Yazar Konuyu Başlatan: ulas - Görüntüleme - Okunma Okunma Sayısı: 894 - Yorum Toplam Yorumlar: 0
Konu Kalitesi: %
 
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

ulas
Super Moderatör
*****
Super Moderatör Grubu
user avatar
Durum: Çevrimdışı
Konu Sayısı:
Yorumları: 391
Kayıt Tarihi: 17.01.2013
Rep Puanı: 6


Kişisel Bilgileri: v
#1
Konu Tarihi: 18.01.2013, Saat: 20:57
‘Nineveh ve Babil Yıldız gözlemcilerinin Raporları’ adlı belgeye ve ZechariaSitchin’in söz etmediği, ama oldukça kritik önem taşıyan bir başka astronomikaydına, Marduk’un göklerde izlediği yola ilişkin başka ipuçları veren kısa birparagrafa göz atalım:
Marduk, ortaya çıktığı anda Umunpauddu’dur


İki saat (?) yükseldiğinde Sagmigar olur
Meridyen geçişini yaparken de Nibiru’dur


Burada, Marduk olarak adlandırılan gök cisminin göklerde izlediği yol tarifediliyor ve farklı konumlarının koordinatlarına eski Sümer diline ait farklıadlar veriliyor. Günümüz Yakındoğu tarihçileri ve bazı Asur bilim uzmanları, buifadeleri fazla dikkate bile almadan ‘sıradan kayıtlar’ olarak görüp rafakaldırmış durumdalar. çünkü onlara göre, Marduk bilinmeyen bir gök cismi değil,Jüpiter gezegenine Babil’de verilen ad. Bu büyük yanılgıyı mazurgösterebilecek, kafa karıştıcı ifadeler gerçekten var Mezopotamya yıldızgözlemciliği kültüründe. Ne var ki, biraz titiz ve dikkatli bir inceleme bile,Jüpiter’in göklerde Marduk’u temsil eden gök cismi olmayıp, yalnızca ona‘vekalet’ ettiğini anlamaya yeterli. Tıpkı, müdür bir başka yere tayin edilipgittiğinde, onun yerine geçici olarak bakan ‘vekil müdür’ gibi.


[b]Kritik şaşırtma[/b]
Hem Mezopotamya, hem de diğer çoğu antik kültürde, ‘Tanrılar’ olarakadlandırılan varlıkların her biri, göksel bir karşılığa sahip. Tanrıları temsilettiği düşünülen gök cisimleri, tıpkı panteon sisteminde (tanrılar hiyerarşisi)olduğu gibi, belli bir önem ve üstünlük sıralaması içinde yer alıyorlar. Sümerastronomi sistemi, bununla da yetinmeyip, her birini gök cisimleriyleözdeşleştirdiği tanrılara, birer de ‘kutsal sayı’ ithaf ediyor. Buna göre,Mezopotamya panteonunda, ‘klasman üstü’ diye tanımlayabileceğimiz en büyüktanrı, ‘Göklerin Efendisi Anu’ ve bu tanrının rakamı ‘kutsal 60′. Hemenardından, Sümerlerin ‘dünyanın efendisi’ olarak nitelendirdikleri Tanrı Enlilgeliyor ve onun da kutsal rakamı, 50. Onu, 40 rakamının sahibi Enki, 30rakamının sahibi Nanna ve 20 rakamının sahibi Utu izliyor. Anu’yu göklerdetemsil eden bir gezegen yok. Enki de belirsiz. Ama Enlil’in göksel karşılığıJüpiter, Nanna’nin Ay, Utu’nun da Güneş. İşte ‘Marduk’un Jüpiter olduğu’yanılgısıyla ilgili kritik şaşırtma da tam bu noktada ortaya çıkıyor:


[b]Hükümet darbesi[/b]
Akat İmparatorluğu, bölgenin hakimi haline gelip Sümer’in mirasınıdevraldığında, bilinmeyen bir nedenle panteon sisteminde bir değişiklik (deyişyerindeyse bir ‘hükümet darbesi’) yapma gereği duyuyor ve ‘Göklerin GüçlüTanrısı’ olarak seçtikleri Marduk’u, dünyanın da efendisi olarak tanrılarhiyerarşisinin en tepesine, Enlil’in yerine getiriyorlar. Mitolojik soyağacınagöre Marduk, Enlil’in hemen altında yer alan Enki’nin oğlu ve kutsal numarasıda 10. Babil astronomları, ‘göklerdeki gelişmelere göre’ durumun değiştiğini,Marduk’un gücü ve yetkiyi eline geçirdiğini ve en büyük efendi olduğunu ilerisürerek, rakam ve sözcük oyunlarına dayalı bir hikaye yaratıyorlar: Buna göre,Marduk, miras hakkı olarak babası Enki’nin rakamı olan 40′ı devralıyor. Kendirakamı olan 10 buna eklendiğinde, bir anda kutsal 50 rakamının sahibi halinegeliyor ve eski panteonda ’50′nin efendisi’ olarak bilinen Enlil’i bir ‘darbe’ile yerinden indirip, hem onun rakamına, hem de göklerde onu temsil edengezegene, yani Jüpiter’e de sahip oluyor. Rahipler bu durumu, Mezopotamyayaratılış destanı ‘Enuma Eliş’in finalinde, ‘Marduk’un 50 Adı’ başlıklı isimlistesinde açıklıyorlar. Bu listede Marduk hem kendine verilen 10 ada, hem debabası Enki’nin 40 adına sahip olarak, ‘göksel efendiliği’ eline geçiriyor.Meselenin aslı bu.


[b]Değişimin pekişmesi[/b]
Babil bilgeleri böyle bir şeye niçin gerek duymuşlar? Hangi radikal değişimya da yenilik, onları çok titiz oldukları panteonla böyle oynamaya vedeğişiklik yapmaya itmiş? Eldeki veriler kısıtlı olduğu için, bunu tam olarakanlayamıyoruz. ‘Bilinmeyen Gezegen’le ilgili Sümer rahiplerinin belirlediğiisim konusunda da yeterince bilgi yok elimizde. Yalnızca Sümer bilgelerinin onaverdiği adı değil, unvanı, yani Nibiru’yu (Ortayı Ele Geçiren) biliyoruz. Büyükolasılıkla, bölgede iktidar Sümer krallarından, Sami asıllı Akatlara geçtiğinde,buna karşılık gelecek bir değişim ‘Tanrılar İktidarı’nda da sanal olarakgerçekleştirilmiş ve Akat kavminin ‘Derin Bilgeliğin Tanrısı’ Enki’nin oğluMarduk’u, ‘Nibiru’ unvanının sahibi yapmasıyla bu değişim pekiştirilmiş.Böylece, Mezopotamya kültürünün ‘gizemli gök cismi’ne, tanrılar panteonunda danet ve kesin bir yer açılmış. Ancak burada söz konusu olan gök cismi, her zamangöklerde hazır ve nazır bulunan bir gezegen değil; uzun aralıklarla beliriyorve binlerce yıl da görünmüyor, uzaklara gidiyor. Bu durumda, görünmediğidönemlerde onun göksel karşılığı nasıl belirlenecek? Babil astronomlarının bunabulduğu teolojik ve simgesel çözüm, işte bu hükümet darbesiyle Enlil’ingezegenini Marduk’a ‘tahsis etmek’. Bir başka deyişle, göksel iktidarın sahibiilan edilen tanrıya, onun gezegeni ortalarda yokken, Jüpiter’i ‘vekil’ tayinetmek. Bu göklerdeki ‘vekalet’ sistemiyle ilgili örneklere, diğer antikkültürlerin çoğunda da rastlayacağız.
Şimdi, yeniden şu ‘koordinat veren’ ifadelere gelelim. Marduk’un kesinlikleJüpiter olduğuyla ilgili kendilerini rahat hisseden ortodoks tarihçiler,raporda geçen ‘Umunpauddu’, ‘Sagmigar’ ve ‘Nibiru’ sözcüklerinin, Jüpitergezegeninin diğer adları olduğunu iddia ediyorlar. Acaba gerçekten öyle mi?


[b]Utu’nun kardeşi[/b]
Yukarıda tarif etmeye çalıştığımız ‘gökyüzü haritası’ kavramını, yani yüzügüneye dönük, güney ufkunun üzerindeki gökyüzü parçasını izlemekte olangözlemci rahibin bakış açısını aklımızda tutarak, ifadeyi yeniden inceleyelimşimdi:
Marduk, ortaya çıktığı anda Umunpauddu’dur: Eski Sümer dilinde ‘Umun’, hem‘Efendi, Lord’ anlamına gelen ‘En’ sözcüğüyle aynı karşılığa sahiptir, hem de‘Bataklık’ anlamına gelir. Sümer’in ilk kenti Eridu’nun, Enki tarafındanbataklıklar üzerine kurulduğunu ve buradan gözlem yapan rahiplerin ufkun hemenaltında ilk tanık olduğu görüntünün bataklıklar olduğunu dikkate alıp, devamedelim. ‘Pa.Uddu’, bir ilişki ve yakınlık ifade eder ve ‘Utu’nun Kardeşi’anlamına gelir. Yani, güneş tanrısı Utu’yla eşdeğer görülen bir unvandır bu.Dolayısıyla ifade, yani Umunpauddu, ‘Utu’nun Kardeşinin Bataklığı’ halini alır.
İki saat (?) yükseldiğinde, Sagmigar olur: çeviriyi yapanlar, burada ‘saat’kavramını tahminlere dayanarak öneriyorlar, çünkü sözcüğün orijinaliokunamamış. Marduk’un Jüpiter olduğuna kendilerini inandırdıkları için,göklerdeki hareketinin ‘saatler’ ile ölçülebileceğini düşünmüşler. Oysa burada‘saat’ değil, ‘göksel dilim’ söz konusu. Haritada her çeyrek dairenin üçer eşitdilime ayrıldığını söylemiştik. Bunlar, astrolojide ‘ev’ olarak adlandırılan30′ar derecelik gök dilimleri. Yani, ortaya çıkışından sonra iki göksel dilimyukarıya çıktığında, Marduk’un ‘Sagmigar’ konumuna ulaştığı anlatılıyor. ‘Sag’Sümer dilinde ‘Tanrısal Lütuf’ anlamına geliyor. ‘Mi’, tanrısal gücün etkiliolduğu alan; ‘Gar’ ise belirmek, ortaya çıkmak. Yani Sagmigar, ‘Tanrısal takdirve lütfun ortaya çıktığı alandaki beliriş’ olarak tercüme edilebilir.


[b]‘Ortayı ele geçiren’[/b]
Meridyen geçişini yaparken de Nibiru’dur: Nibiru’nun ‘ortadan geçen’ ya da‘ortayı ele geçiren’ anlamına geldiğini biliyoruz. Konum olarak da zaten‘meridyen geçişi’ olarak adlandırılan nokta, gözlemcinin bulunduğu boylamdakien yüksek pozisyonu belirtir ki bu da ufku kesen ve ‘gökyüzünün orta noktası’olarak adlandırılan çizginin üzerine rastlar.
Toparlayacak olursak, Nineveh gözlemcisinin, binyıllar içinde rahip geleneğiaracılığıyla kendisine dek aktarılan bilgilerden yararlanarak, Marduk’un ortayaçıkış anından itibaren çizdiği göksel rotayı koordinatlar halinde verdiğinigörürüz bu metinde. İlk beliriş anı, güney göklerinde, Eridu’dan görülenbataklıkların hemen üzerindedir: Yani ufukta, bataklığın hemen üzerinde ortayaçıktığı nokta. Gökyüzünde iki ‘evi’, yani 30′ar derecelik dilimi geridebıraktıktan sonra, en güçlü ve en etkili konumuna ulaşır: Sagmigar adı verilenkonum. Nihayet, göklerin orta çizgisi üzerine ulaşıp meridyen geçişini yaparken,‘Nibiru’, yani ‘ortayı ele geçiren’ unvanına hak kazanır. Gök cisminin bundansonraki yolculuğu, batı-kuzeybatı yönünde sürecek ve zaman içinde yenidengözden kaybolacaktır.


Tarif edilen göksel hareket ve ortaya çıkış biçimi, bildiğimiz hiçbir gezegenlebağdaşmaz. Yörünge hareketlerini doğudan batıya doğru, ‘Anu Yolu’ üzerinde,yani Ekliptik çemberini izleyerek gerçekleştiren bildik gezegenlerin aksine,burada ‘Enki Yolu’nda, yani güney göklerinde ufkun hemen üzerinde beliren vegüneydoğudan kuzeybatıya doğru yaptığı yolculuk sırasında ‘aniden’ ortaya çıkıpzaman içinde ‘orta noktayı’ aştıktan sonra gözden kaybolan bir gök cismindensöz edilmektedir. çok basit bir hesapla bu, diğer gezegenlerin izlediğiyörüngelerin oluşturduğu düzlemi oldukça ‘dik’ kabul edilebilecek bir açıylakesen, farklı bir yörüngeyi anlatmaktadır bize. Tıpkı, bildiğimiz bazıkuyrukluyıldızların, sözgelimi yakın geçmişte göklerimizde izlediğimiz, 3666yıllık yörünge süresine sahip Bradfield Kuyrukluyıldızı ya da geçen yılınsonunda izlenen Machholz Kuyrukluyıldızı gibi.


[b]Panteonlar: Tanrısal hiyerarşi sistemleri[/b]
İlk kent devletlerinin ve bilinen ilk büyük uygarlıkların ortaya çıkmasıylabirlikte siyasi iktidarın zirvesine, toplumların ‘bilge rahipler’inin yerleştiğinigörüyoruz. Gökyüzü, evren ve doğayla ilgili bilgileri inceleme, kaydetme vearşivlere ulaşma ayrıcalığını elinde bulunduran bu kesim, iktidarınkurumlaştığı merkezi de ‘tapınak’ adı verilen hiyerarşi düzeni içinde kuruyor.Bilinen ilk krallar, bu bilge rahip ekolünün liderliğini üstlenen kişilerdençıkıyor; yani, Kral aynı zamanda Tapınak sisteminin de Başrahip unvanınıtaşıyor ve toplumun bilgi ve inanç liderliğini üstleniyor. Bu noktada, bilgiyesahip olma ve bilgiyi koruma ayrıcalığı, yönetici zümrenin merkezleri olanTapınak’larda toplanırken, yönetilen sınıflara sunulan ‘egemen ideoloji’ninmerkezine de, göksel bilgilerin ‘çoktanrılı’ hikayeler halinde yenidenyazılması temeline dayalı mit ve ritüeller yerleşiyor. Bu sistemin çekirdeği(farklı osyopsikolojik simgeleri de zaman zaman içermekle birlikte) gökselvarlıkları, yani bilinen gök cisimlerini ‘tanrısal güçler’ olarak bir ‘temelkadro’ içine yerleştirmek ve onlar arasındaki düzenin paralelini yeryüzündeyaşatmak üzerine kurulu. ‘Panteon’ adı verilen bu ‘tanrı sistemleri’nde hertanrısal gücün karşılığı, göklerdeki bir gezegen ya da gök cismi. Rahipler, butanrısal güçlerin yeryüzündeki temsilcileri kabul ediliyor ve bu paralelbağlantıyla, kendisi de Başrahip olan kralın iktidarı ‘göksel düzeyde’onaylanmış oluyor.


Sözgelimi, Babil’in ünlü yaratılış destanı ‘Enuma Eliş’te, uzaklardan gelen vegökyüzünde beliren kudretli tanrı Marduk’un, göklerdeki kaosu nasıl sonaerdirip, diğer ‘tanrıların’, yani gök cisimlerinin ‘kader çizgilerinibelirlediği’ne (yörüngelerine karar verdiğine) ilişkin oldukça ilginç dizeleryer alıyor. Güney göklerinde beliren Marduk’un, ‘Tiamat’ adlı canavarın karnınıyararak ortasından geçtiğini ve göklerdeki kaosu noktaladığını okuyoruz. çoğuaraştırmacının, Güneş Sistemi’nin oluşumuna ve evrensel düzenin biçimlenmesineilişkin bir ‘antik teori’ ya da açıklama biçimi (tıpkı bizim ‘Big Bang’ yani‘Büyük Patlama’ teorimiz gibi) olduğunu düşündüğü bu destan, Marduk adlı gökcismine duyulan saygının vurgulandığı etkileyici bir finalle sona eriyor:
Göklerde parlayan yıldız
Başlangıç ve gelecek onun elinde olsun
O ki yolunu hiç durmaksızın Tiamat’ın ortasından geçirdi
Onun adı Nibiru olsun, ‘Ortayı Ele Geçiren’


[b]Tabletlerdeki kayıtlar[/b]
Bir özel isimden çok, Marduk için uygun görülen bir ‘unvan’ olarak beliren‘Nibiru’ sözcüğü, aslında gökyüzündeki bir hareketi tanımlamak için kullanılıyorEnuma Eliş’te: Bir başka deyişle, güçlü ve etkili bir gök cisminin izlediğiyolu tanımlamakta kullanılıyor. Bunun daha somut örneklerine, böylesi birklasik metinde değil, günlük pratik amaçlar için kaydedilen astronom rahipgünlüklerinde rastlıyoruz. Söz konusu kayıt ve ‘gökyüzü Klavuzları’nın enönemlilerinden biri, ‘Nineveh ve Babil’in yıldız Gözlemcilerinin Raporları’adını taşıyan ve ondokuzuncu yüzyılda yapılan kazılar sırasında, Asur kralıAsurbanipal’in ünlü kütüphanesinde ele geçen tabletler arasında bulunan biryapıt. Zecharia Sitchin, bu kayıtlar ve raporlar arasında dikkate değerolanları, ’12′nci Gezegen’ adlı kitabında yayımlamıştı. Tıpkı şu ünlü dizelergibi:
Büyük gezegen
Ortaya çıkışında koyu kırmızı
Göğü yarıdan böler
Ve Nibiru olarak durur
Aynı kayıtlarda yer alan bir başka metin parçacığındaysa, Nibiru, yani‘ortadan geçen’ ya da ‘ortayı ele geçiren’ unvanına sahip gök cismininizleyeceği yol tarif ediliyordu:
Jüpiter’in durağından
Gezegen batıya doğru geçer
Bir süre güven içinde yaşayış olacaktır
Diyara yavaşça huzur çöker
Jüpiter’in durağından başlayarak
Gezegenin parlaklığı artmaya başlar
Ve Yengeç burcunda Nibiru haline gelecektir


[b]Bilgelerin gözlemleri[/b]
Bu noktada, Sitchin’in yorum ve tezlerinden bir süreliğine uzaklaşıp, Yakındoğutoplumlarının gökyüzünü resmetme ve yıldız haritaları çıkarma geleneğinin basitilkelerinden söz etmekte yarar olabilir. Sümer’den başlayarak, Mezopotamyauygarlıklarının bilgeleri, gökyüzünü üç ana parça halinde düşünüp, gözlemlerinibuna göre yapma yöntemi geliştirmişlerdi. Nineveh kütüphanesinde bulunan ve‘MUL.APİN Tabletleri’ adıyla bilinen astronomi belgelerinde, bu bölümlerinsınırlarını ve hangi önemli gök cisimlerini içerdiğini okuyoruz. Buna göre,kuzey göklerini kapsayan birinci bölüm, yani göksel Ekvator’dan kuzey kutupnoktasına dek uzanan bölge, Tanrı Enlil ile ilişklendiriliyor ve ‘Enlil Yolu’adını alıyordu. Kral (Cepheus), Büyük Ayı, Ejderha (Draco) gibi takımyıldızlar,Enlil Yolu sınırları içindeki önemli göksel işaret noktalarıydı. Güneş’in,Ay’ın ve görünen diğer gezegenlerin gökyüzünde izledikleri yol, yani bizim‘Ekliptik’ ya da ‘Tutulum çemberi’ adını verdiğimiz orta kuşak, Sümer’in enbüyük gök tanrısına ithaf edilmişti ve ‘Anu Yolu’ adıyla biliniyordu. ‘ZodyakKuşağı’ olarak adlandırdığımız bu şerit üzerindeki on iki büyük takımyıldız(burçlar) da bu kuşağın üyeleriydi. Üçüncü ve son yol, bu orta kuşak ile güneyufku arasında uzanan ve bütünüyle güney göklerini içine alan bölümdü ki, Sümerbilgeleri bu alana da bir başka büyük tanrılarının adını vererek ‘Enki Yolu’demişler ve belki de en çok bu bölge üzerinde durmuşlardı.


[b]Bir MUL.APIN Tableti[/b]
[b][u][i]Rahiplerin haritaları[/i][/u][/b]
Şimdi, Sümer (ve sonrasında Akat) astronom rahiplerinin gökyüzü haritalarınınasıl çizdiklerini anlamak için, beş bin yıl öncesinin Mezopotamya’sınıgözlerimizin önüne getirelim. İlk büyük kentler, İran Körfezi’nin hemenkuzeyinde, bir zamanlar bataklık olan bölgede kuruluyor. Bunların içinde enönemlisi de, Enki’nin kült merkezi olarak nitelenen ve ‘yeryüzünün ilk kenti’olduğu metinlerde anlatılan, Eridu. Buradaki gözlemevinde gökyüzünü inceleyenrahipler, haritalarını çıkarırken şu ilkeleri uyguluyorlar: Sırtı kuzeykutbuna, yüzü de güney göklerine bakacak biçimde duruyor gözlemci. Karşısında,bataklıkların hemen bitiminden itibaren başlayan körfez suları ve engin denizvar. Haritayı çizime aktarırken, bu bakış açısına göre, ilkin ufku simgelemeküzere yatay bir çizgi çekiyor. Ardından, tam orta noktadan bu ufuk çizgisinedik inen ve onu kesip aşağıya doğru devam eden bir çizgi daha. Buna, ‘GöklerinOrta Noktası’ adını veriyor. Böylece, haritada, birbirini dik olarak kesen ikiuzun çizginin oluşturduğu dev bir ‘artı işareti’ yer alıyor. Sonra, buçizgilerin kesiştiği noktayı merkez alan büyükçe bir çember çiziyor gözlemci veortaya, bir ‘artı işareti’ tarafından dört eşit parçaya bölünmüş bir daireçıkıyor. Yatay çizginin, yani ufkun altında kalan yarım daire, ‘Yer altı’nı,ufkun üzerindeki yarım daire de gökyüzünü simgeliyor; yani, güney göklerini.Her bir çeyrek daire, kendi içinde üçer bölüme ayrıldığında, gökyüzündekikoordinatları belirlemekte kullanılan ’12 istasyon noktası’ elde edilmişoluyor. Tarif ettiğimiz bu harita, bir biçimde ‘astroloji’ ile ilgilenenlerehiç de yabancı gelmeyecektir, çünkü bugün hala astrolojiyle uğraşanlarınçizdiği gökyüzü haritaları, beş bin yılı aşkın bir süre önce Sümer rahiplerininçizdiği diyagramları kullanmaktadır.


[b]YARATILIŞIN YEDİ TABLETİ[/b]
Babil’in ünlü kozmogoni destanı Enuma Eliş, Akat uygarlığına ait kentlerinkalıntılarında gerçekleştirilen kazılarda bulundu. Ele geçen kopyalar içinde eneskileri İsa’dan önce ikinci binyılın başlarına dek tarihleniyordu ve Akatdiliyle yazılmıştı ama uzmanlar bu destanda anlatılanların Sümer kaynaklarındanödünç alındığını ve ilk orijinalin muhtemelen çok daha eskilere ait olduğunudüşünüyorlar. Evrenin, gökyüzünün, yaratılış arifesindeki kaostan kurtulupbelli bir düzen içine girişini ‘tanrısal simgeler’ kullanarak Enuma Eliş,uzaklardan gelen Marduk adlı bir gök cisminin kargaşaya son vermesini ve düzenisağlamasını konu ediyor. Toplam yedi tablet üzerine yazıldığı için ‘YaratılışınYedi Tableti’ olarak adlandırılan ve İngilizce çevirisi Sir Leonard W. Kingtarafından yapılan destan, evrenin ve güneş sistemimizin oluşumu konusunda bir‘antik teori’ örneği oluşturduğu kadar, bilinmeyen bir gök cisminin göklerdeizlediği yol hakkında bilgi vermesi açısından da eşsiz bir metin niteliğinde.Marduk’un ‘Tiamat’ adı verilen göksel ejderhayla giriştiği savaşın, izleyendönem içindeki bütün ejderha mitlerine esin kaynağı oluşturduğu düşünülüyor.
Ben Düşüncelerimin Efendisiyim...


Konu Bağlantı Araçları
Babil Kayıtlarında Marduk Konusunun Linki Direkt Link
Babil Kayıtlarında Marduk Konusunun HTML Kodu HTML Link
Babil Kayıtlarında Marduk Konusu BBCode Linki BBCode Link
Babil Kayıtlarında Marduk Konusunu Paylaş Sosyal Paylaş

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
Big Grin Efsane Gerçekleşiyormu?: Marduk ulas 0 747 20.01.2013, Saat: 18:50
Son Yorum: ulas
Big Grin Sümer Yaradılış Destanı Enuma Eliş’te Marduk (Nibiru) ulas 0 1,684 18.01.2013, Saat: 21:00
Son Yorum: ulas
Big Grin Marduk (Nibiru) Muamması ulas 0 919 18.01.2013, Saat: 20:26
Son Yorum: ulas

Konu ile Alakalı Anahtar Kelimeler

Babil Kayıtlarında Marduk indir, Babil Kayıtlarında Marduk Videosu, Babil Kayıtlarında Marduk online izle, Babil Kayıtlarında Marduk Bedava indir, Babil Kayıtlarında Marduk Yükle, Babil Kayıtlarında Marduk Hakkında, Babil Kayıtlarında Marduk nedir, Babil Kayıtlarında Marduk Free indir, Babil Kayıtlarında Marduk oyunu, Babil Kayıtlarında Marduk download


Hızlı Menü:


İletişim | Şimdi Değişme Zamanı Eğitim Ve Koçluk | Yukarı Git | Arşiv | RSS | Sitemap