default avatar Hoşgeldin, Ziyaretçi: Aşağıdaki form ve bağlantıları kullanarak sitemize giriş/kayıt işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.
 Şifremi Unuttum?  Yardım  Üye Ol Tarih: 11.12.2017, 22:02


Atlantis’in İzinde

Yazar Konuyu Başlatan: ulas - Görüntüleme - Okunma Okunma Sayısı: 906 - Yorum Toplam Yorumlar: 0
Konu Kalitesi: %
 
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 5/5 - 1 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

ulas
Super Moderatör
*****
Super Moderatör Grubu
user avatar
Durum: Çevrimdışı
Konu Sayısı:
Yorumları: 391
Kayıt Tarihi: 17.01.2013
Rep Puanı: 6


Kişisel Bilgileri: v
#1
Konu Tarihi: 19.01.2013, Saat: 04:13
[b]ÇOĞU ARAŞTIRMACIYA GÖRE,[/b] günü*müzden yaklasık 11.000 yıl önce, Kuzey Afrika,Mısır’ın batısı ve İspanya’dan Kuzey İtalya’ya kadar Avrupa, Atlantis’inegemenli*ğindeydi. Bu büyük kıta, Herakles Sü*tunları’nın batısına (CebelitarıkBoğazı) kadar olan bir bölgeyi kapsıyordu. Atlantisli*ler Deniz TanrısıPoseidon’un soyundandı. Bu Tanrı, ölümlü bir kadınla birleşmişti. Bir kıtakadar büyük olan ada, adını mitoloji kahra*manı Atlas’tan almıştı. AtlasPoseidon’un oğullarından biriydi.


[b]Tarihi[/b]
Atlantis’in bir zamanlar var olduğunu kabul eden araştırmacılara bakılırsa, bukıtanın tarihi şöyle: Atlantis binlerce yıl bolluk ve zenginlik içinde yaşadı.İçlerindeki Tanrısal özellik kuşaklar boyu sürdü. Erdemden başka her şeyiküçümsediler. Fakat zamanla o Tanrısal özellik yavaş yavaş kaybolmaya başladı.İşte o zaman hırs ve güç tüm benliklerini kapladı.


[b]Komşularla savaş[/b]
Atlantisliler Avrupa ve Asya’da bulunan komşularına savaş açtılar. Saldırıyauğrayan*lar, özellikle Yunanlıların önderliğinde karşı koydular. Bunların başında eski Atinalılar geliyordu. İşte bunun içindir ki,Atlantis konusunu ilk kez ortaya atan kişinin bir Ati*nalı olan İ’.ö. 4.yüzyılda yaşamış Eflatun olması hiç şaşırtıcı değildir.
O zamanlar eski Atina, cesareti ve asker*likteki ustalığıyla ünlüydü.Helenlerin de önderiydi. Bazıları bu birlikten ayrılırlar. Kalanlar ise yalnızbaşlarına savunmayı üst*lendiler. Atina çok büyük tehlikeler geçirdi. Amasonunda istilacıları yendi. Bir müddet sonra da Atlantis’te büyük depremler vesel felaketleri oldu. Atlantis adası da denizin derinliklerinde kayboldu …


[b]Binlerce yıllık arşivler[/b]
Eflatun, Atlantis efsanesinin asıl kaynağının yurttaşı devlet adamı, bilgeSolon olduğunu belirtir. İ.Ö. 600 yıllarında Solon, aşağı Mısır’ın başkentiSais’i ziyaret etmişti. Burası o zamanlar uygar dünyanın kültür merke*ziydi.Binlerce yıl geriye giden eski Mısır arşivleri de bu kentteydi. Mısır’ın yüksekrahibi olan Sonchis bu kayıtları Solon’a gös*termişti. Atlantis’in tarihi deişte oradaydı.


[b]Güçlü ve dejenere bir uygarlık[/b]
Fakat Atlantis’i yazılı olarak duyuran ilk kişi Eflatun’dur. O da, Atlantis’igüçlü, zengin fakat dejenere olmuş bir toplum olarak tanımladı. Atlantis’inyaşadığı dram korku*tucu boyutlardaydı. Doğal bir afet sonunda ortadan yokolmuştu. İşte o günden beri de özellikle batılıların, üzerinde’ düşünmekzorunda oldukları bir konu haline geldi.
Aristo karşı çıkıyor
Atlantis’ten eski Atina’da övgüyle söz edil*mesine rağmen, Eflatun’unçağdaşları bile bu efsanenin tarihsel gerçekliğinden kuşku duydular. Hattabunların arasında Eflatun’un öğrencisi olan Aristo bile vardı. Tüm bunlararağmen, Atlantis’in gerçekliği yüzyıllar boyunca kabul edildi.


Mitolojideki tanrılardan biri olan Atlas. Sonsuza değin gökyüzünü sırtındataşımaya mahküm edilmişti. Yunan mitolojlslne göre, Atlas’ın kızlarından biribatıda bir adada yaşıyordu. Eflatun’un, adanın yarı Tanrı ilk hükümdarına Atlasadını vermesi bundan kaynaklanabilir. Deniz Tanrısı Poseidon ölümlü bir kadınolan Cleito ile birleşmişti. Atlas, bu birleşmeden olan ikiz çocuklardanbiriydi


Girit’te Knossos’taki Kraliyet Sarayı’nın bir bölümü. Bu ada doğuAkdeniz’dedir. 1900 yılında Sır Arthur Evans kazı yapana kadar orada eski birdeniz uygarlığının bulunabileceği düşünülmüyordu. Birçok tutucu arkeolog,Atlantis efsanesinin aslında Minos uygarlığı olduğunu Ileri sürüyor. O zamanlarSaray, 20.000 metrekarelik bir alanı kaplardı. Ayrıca çok gelişmiş bir sudağıtım sistemi vardı. Fotoğrafta görülen, aşağı doğru incelen sütun Minosmimarisinin tipik bir örneğidir. Yine duvar resimlerinde görülen sürahi taşıyanhizmetçilerin etekleri de tümüyle Minos’a özgüdür. Bunun yanı sıra, Mısır’dakiduvar resimlerindeki elçilerin de aynı biçimde giyinmiş olması Atlantisefsanesinın kaynağını ortaya koyuyor


Ignatius Donnelly’nin 1882 yılında ortaya koyduğu teoriye göre Atlantis’inyeri. Donnely, açık renkli yerlerin Atlantis’in kolonlleri olduğunu belirtiyor.Eflatun’un düşündüğü Atlantls’in yeri daha farklıydı. Eflatun’a göre Dünya,Atlantik’le çevrelenmişti. Onun içinde büyük bır kıta vardı
Yeri nerede?


Ortaçağın deniz haritalarında bu efsanevi adalar Atlantik Okyanusu’ndagösterilir. Genellikle çok güzel bir iklimi ve yaşama koşulları olduğudüşünülür.
16. yüzyılda Portekiz’de çizilen harita*larda, Antillia adı verilen bir adavardır. Bu ada, adını Atlantis’ten alan efsanevi bir ada olabilir. İspanya vePortekiz, Cezayirlilerin istilası altındayken, o adada ideal bir Hıristi*yantoplumun yaşadığı kabul ediliyor.


Sonraki yüzyıllarda bilim adamları Atlantis’in gerçekliğinden hep kuşku duydu*lar.Atlantis’in yeniden güncel hale gelmesi 1882 yıllarına dayanır. O tarihte,Amerikalı yazar Ignatius Donnely, “Atlantis: Tufandan Önceki Dünya” adlı birkitap yayınladı. Ona göre Atlantis, Atlantik’in ortasında, Azor Adaları’ndaydı.


[b]Mitolojllerdeki cennet mi?[/b]
Donnely’e göre mitolojiler ile insanbilim arasında tarihsel bir kopukluk var.İşte Atlantis, bu eksikliği giderici bir köprü işlevi görüyor. Donnely, ayrıcaAtlantis kültürünün, Avrupa uygarlığı üzerinde olduğu gibi Amerika’da daoldukça geniş bir etkinliği olduğu görüşünü savunuyor. Ona göre mitolojilerdesözü edi*len cennet Atlantis’in ta kendisi!
Eflatun’un yaptığı ayrıntılı tanımlamalara göre Atlantis’in başkenti. TanrıPoseidon yuvarlak üç kanal kazmıştı. Bunlar ortada bulunan tepeyi hendek gibiçevreliyordu. Kanalları geçmek olanaksızdı. Çünkü o zamanlar gemi yoktu ve sudanasıl gidileceği bilinmiyordu. Kuşaklar sonra kanalların üzerine köprüleryapıldı. Birbirlerine tünellerle bağlandı. Her biri bir kadırgayı alacak kadarbüyüktü. Madeni levhalarla kaplanmış duvarlar daire biçimindeki toprağıçevrelemekteydi. Sayısız tapınak vardı. Ada, Poseidon’un Cleito’dan olan 10oğlunun soyundan gelen 10 kral arasında bölünmüştü. Kral sarayında bir görkemgöze çarpardı. Sıcak ve soğuk su hamamları vardı


[b]Gerçek bilginin kaynağı[/b]
Atlantis’in çeşitli gizemciler tarafından da önemle ele alındığı görülüyor.Sözgelimi, Teozofi Cemiyeti’nin kurucusu olan Madam Blavatsky,”Gizli Öğreti”adlı yapıtında,”ger*çek bilginin”ilk kezAtlantis’teyazıldığını ileri sürüyor.Blavatsky bu yapıtında Lemurya ile birlikte diğer bazı kayıp kıtalarınvarlığından da söz ediyor. Daha sonraları Lemurya, Ön-Atlantis Dönemi olarakkabul edildi.


[b]Yaşam gücüne hükmediyorlardı[/b]
Kayıp uygarlıklara ilişkin değişik görüşleriyle tanınan bir diğer gizemci deAvusturyalı Rudolf Steiner’dır. O aynı zamanda kayıp kıtaların öykülerini dahada geliştirdi. Lemuryalıların zihin gücü ile çok ağır cisim*leri kaldırabilmeyeteneğine sahip olduklarını belirtiyor. Steiner’a göre Atlantisliler de yaşamgücüne hükmedip, kendilerine özgü hava ulaşım araçlarını yönetebiliyorlardı.


[b]Bir başka kayıp kıta: Mu[/b]
Yüzyılımızın başlarında efsane uygarlıklara bir yenisi eklendi: Mu, Bu kayıp uygarlıkile ilgili ilk bilgileri, James Churchvvard adında bir araştırmacı Hindis*tan’daedindi. Churchward bir tapınakta bul
duğu eski tabletlerde, çok eskiden Pasifik Okyanusu’nda Mu adında bir kıtanınvar olduğunu öğrendi. Bu konuyla ilgili kitaplar da yayımlandı.


[b]Atlantis Girit’te mi?[/b]
Atlantis ile ilgili öne sürülen çeşitli görüşler arkeologları harekete geçirdi.1909 yılında K.T. Frost, The Times’ta yayımlanan, bir makalesinde Atlantis’inaslında Minos uygar*lığı olduğunu ileri sürdü. Merkezi de Akdeniz’ in doğusundabulunan Girit adaşıydı. Bilim dünyası bu teoriye çok ilgi gösterdi.
Bahamalarda olduğu söyleniyor
1968 yılında ise, kayıp kıtanın yeri ile ilgili olduğu sanılan bazı arkeolojikkanıtlar elde edildi. Burası, Atlantik’te hiç umulmadık bir yerdi: BahamaAdaları. Yapılan araştırma*larda, denizaltında birbirleriyle kusursuz birşekilde birleştirilmiş sayısız taş parçası bulundu. Bunların Atlantis’inkalıntıları olduğu görüşü, hemen herkes tarafından benimsendi.


[b]Yine de kanıt yok[/b]
Sonunda, bu eski gizem çözülmüş müydü? Atlantis bulunmuş muydu? Tüm basın, özel*likleAmerikan basını ortaya çıkarılan bilgi ve kanıtları benimsedi. Oysa yüzyıllarboyu süren araştırmalara, tartışmalara ve yapılan yatırımlara rağmen bu konudapek elle tutu*lur bilgi yok! Denilebilir ki, Atlantis’in varlığı hâlâkanıtlanamadı. Öte yandan, var olma*dığı da kanıtlanmadı! Fakat kanıtbulunmaması aksi kanıt olmasından çok farklıdır. Tarih, efsanevi kent veuygarlıklarla doludur. Arkeoloji zamanla bunların gerçekliğini bulup ortayaçıkarabili*yor.
Tıpkı Layard’ın Ninova’yı, Schliemann’ ın Truva’yı ve Evans’ın da Minosuygarlığını ortaya çıkarması gibi. Bu kentlerdeki uygar*lıklara da bir zamanlarefsanevi ve hayali gözüyle bakılıyordu.


[b]Üç yaklaşım[/b]
Eğer Atlantis bulunursa, belki de insanın kökeni ile ilgili yapılagelen büyükaraştırma*lar çözümlenecektir. Bu konu zamanla, düşüncelerde üç yönlü birayrıma yol açtı. Bunlar “akılcılar”, “gizemciler” (okültistler) ve “aşırıcıbilim adamları” olarak adlandırı*labilirler.
Kanıt istiyorlar
Akılcılara göre, Atlantis’in bir zamanlar var olduğunun kanıtlanması içinbilimsel ölçülere uygun veriler gerekli. Aşırıcılar da böyle düşünüyorlar. Amakanıt olarak neyi kabul edecekleri konusunda farklı görüşleri var. Ayrıca,kanıtın neyi belirleyeceği konusunda da anlaşamıyorlar.


Truva kenti, güzel Helen’in kaçırılmasıyla kuşatıldı ve yağma edildi. Homeros’unünlü yapıtında Truva’nın sadece bir öykü olduğuna inanıldı. Oysa HeinrichSchliemann’ın 1870ten 1890 yılına kadar sürdürdüğü kazılar ile, Türkiye’ninbatısında yer alan Truva kentinin gerçekliği kanıtlandı. Atlantis efsanesininardında da gerçek bir uygarlık mı var?


[b]Gizemcilerin görüşü[/b]
Gizemciler ise içgüdüyle, esinlenmeyle veya öbür dünya ile kurduklarıiletişimle, Atlantis’ in var olduğunu bildiklerini belirtiyorlar. Onlara göreAtlantis bizimkinden önce var olan bir uygarlıktı. Atlantisliler doğaüstügüçlere sahiptiler. Bu doğaüstü güçlerin arka*sında da eski ve gizli bilgelikvardı. Bu gizem*lere, Stonehenge’de, Mısır piramitlerinde ve dünyanın birçokyerindeki eski yerleşim mer*kezinde de rastlanıyor.


[b]Tarih bilgileri sarsılacak[/b]
Gizemcilere göre, eğer Atlantis bulunursa, o zaman geleneksel bilgilerindayandığı tüm varsayımların yanlış olduğu ortaya çıkacak! Tarih ise altüstolacak! Çünkü yazılı bilgileri*mize göre uygarlık ilk kez 10.000 yıl önceMezopotamya’da başladı. Oysa gizemciler, insanoğlunun düşünüldüğü gibi yeryüzün*dekiilk uygar ırk olmadığı görüşündeler.
Gizemcilerin diğer bir görüşüne göre de, yeryüzündeki açıklanamayan çoğuolayların kökeni bu kayıp uygarlıklara kadar uzanır. Atlantis, Lemurya ve Mu,zaman ve evren içinde yer alan kozmik bir evrim planının uyumlu birerparçasıdır. Buna göre Atlantis’ in bulunması bu kozmik görüşün kanıtlan*masınaöncülük edecek!


[b]Atlantis Akdeniz’ demi ?[/b]
Yunanistan’daki Cyclades adalarının en güneyinde bulunan Santorini veya TheraAdası. Muhtemelen Atlantis’in bulunduğu yer olabilir. Thera Adalan’nın Yunanlıbilim adamı Dr. Angelos Galanopoulos tarafından çizilmiş haritası. Dr.Galanopoulos, bu grubun ortasında bulunan bir kraterden ötürü burasınınAtlantis olduğu düşüncesinde


Hollandalı ressam Hieronymus Bosch’a (1450-1516) göre, cennetin zevkleri.Birçok kimse gerçek cennetin Atlantis’te olduğu inancında
“ATLANTİS: Gerçek mi, efsane mi?” 1975 Nisan’ında Indiana ÜniversitesiKlasik Bilim*ler Bölümü tarafından düzenlenen sempoz*yum bu adı taşıyordu. Busempozyumda çeşitli bilim adamları ve uzmanlar, Atlantis konusunu kesin birsonuca ulaştırmak üzere bir araya geldiler. Çoğu kimseye göre bunu başardılarda.


[b]Henüz çözülemedi[/b]
Oysa, sempozyumdan sonra yayınlanan kita*bın editörü olan, Profesör EdwinRamage’ın sözleri, hiç de bir sonuca varılmadığını göste*riyordu. O, şöylediyordu: “Hiç kimse ama hiç kimse henüz bu soruna kesin bir çözüm getirmişdeğildir. Ama hâlâ ortaya yeni teoriler atıldığı gibi, yeni kitaplar dayazılıyor.”


[b]Atlantis’e ne oldu?[/b]
Eğer Atlantis bir mitse, hiçbir zaman yok olmayacak. Bunun sorumlusu daIgnatius Donnelly’nin en çok satan kitaplar arasına da giren “Atlantis:Tufandan Önceki Dünya” (1882) adlı kitabıdır. Bu kitap, 1950′ye kadar 50 kezbasıldı. Donnelly, bu kitabının başında olağanüstü tezini kanıtladı.Düşüncelerini “belirli ve yeni öneriler” adı altında topladı:


[b]1.[/b] Bir zamanlar Atlantik Okyanusu’nda, Akdeniz’in girişinde büyük bir adavardı. Atlantik kıtasının bir kalıntısı olan bu ada Avrupa’da Atlantis olarakbilinirdi.


[b]2.[/b] Eflatun tarafından bu ada ayrıntılı olarak tanımlanmıştı. Anlatılanlarmasal değil, gerçek tarihti.


[b]3.[/b] Atlantis insanoğlunun ilkellikten uygarlığa geçtiği bölgeydi.


[b]4.[/b]Çağlar geçtikçe, tanınmış ve güçlü bir ülke haline geldi. Buradan başlayangöçler ile Mexico Körfezi’nin kıyıları, Mississippi Nehri, Amazon, GüneyAmerika’nın Pasifik kıyıları, Akdeniz, Avrupa ve Afrika’nın batı kıyıları,Baltık, Karadeniz ve Hazar Denizi kıyılarında uygar toplumlar oluştu.


[b]5.[/b]Tufandan önceki dünyada insanlar çağ*lar boyu barış ve mutluluk içindeyaşadılar. Cennet Bahçeleri, Hesperides’in Cenneti, Alkinous’un Bahçeleri,Mezomfalos, Yunan*lıların Olimpos Dağı, Eddalar’da (İzlanda’ nın Ortaçağşiirleri) sözü geçen Asgard veya Avalon hep Atlantis’i anlatır. Bunlar büyükbir uygarlığın anılarını simgeler.


[b]6.[/b]Eski Yunanlıların, Fenikelilerin, Hintli*lerin, İskandinavyalıların Tanrıve Tanrıçaları, aslında Atlantis’in kralları, kraliçeleri ve kahramanlarıydı.Mitolojide anlatılan öykü*ler Atlantis’in gerçek tarihinin karmaşık bir biçimdehatırlanmasından başka bir şey değildir.


[b]7.[/b]Mısır ve Peru mitolojilerinin kökeni de Atlantis’in tek Tanrılı dininedayanır.


[b]8.[/b]Atlantisliler tarafından kurulan en eski koloni belki de Mısır’da idi. Buuygarlık Atlantik adalarında kurulan bu dev uygarlı*ğın bir örneği idi.


[b]9.[/b]Avrupa’da tunç çağının başlaması Atlantis’ten kaynaklandı. Aynı zamandailk kez çelik üretenler de Atlantisliler idi.


[b]10.[/b]Bütün Avrupa alfabelerinin kaynağı olan Fenike alfabesi Atlantisalfabesinden alındı. Aynı alfabe Mayalar tarafından da Güney Amerika’yagötürüldü.


[b]11.[/b]Atlantis, Ari ırkın yani Hint-Avrupa ırkından olan uluslarınanavatanıydı. Semitik ırkların ve Turan ırkından gelenlerin de vatanıolabilirdi.


[b]12.[/b]Atlantis doğal bir afet sonucu ortadan yok oldu. Ada, insanlarla birlikteokyanusa gömüldü.


[b]13.[/b]Atlantis’in batışı sırasında çok az insan gemi veya sallarla kaçabildi.Bu insanlar doğu ve batıya dağıldılar. Bu öykü Amerika’daki ve Avrupa’dakiulusların mito*lojilerinde, tufan olarak anlatılır


[b]Sayısız kitabın kaynağı[/b]
Donnelly, bu kitabında Eflatun’un “Kritias” adlı, Atlantis’i anlatan kitabınıele alıp yeni*den işledi. İnsanoğlunun tarih öncesi çağla*rını yeni biryaklaşımla anlattı. Aynı zamanda da insanoğlunun şimdi kafasını kurcalayanbirçok sorunu da çözümledi. Donnelly’nin bu cesur girişimi sonradan Atlantisüzerinde yazılan sayısız kitaba temel oluşturdu. Konu*ları doğaüstü güçlerden,bilimsel başkaldırıya kadar değişen bu kitapların yüzlercesi hâlâ basılıyor.


[b]Bilinmeyen gerçek[/b]
Donnelly’nin iddialarının çoğunun yanlış veya eksik bilgilere dayandığıiddia ediliyor. Özellikle bazı bilim adamları bunu sanki büyük bir zevklebelirtiyorlar. Fakat onların iddiaları da zaman zaman şüphe çekicidir
Atlantis efsanesinin gerçekliğini dürüst bir şekilde araştırmak isteyecek birkişinin yapa*cağı en doğru iş, tüm bu düşünceleri bir kenara bırakıp,Eflatun’un kitabını temel ola*rak ele almaktır.
Bazı eleştirmenler bu kitabın propaganda veya öğreti amacıyla saptırılmış ya daedebi süslemeler ile doldurulmuş olduğu görüşün*deler. Öyle olsa bile, kitabınbir yerinde mut*laka bilinemeyen bir gerçek gizli olabilir.


[b]Bulundu iddiaları[/b]
Ölçü olarak bu bakış açısı ele alındığında, son zamanlarda ortaya atılan,Atlantis’in bulun*duğu şeklindeki iddialar pek inandırıcı değil. Bu iddialardanbirine göre Atlantis, Doğu Akdeniz’de Girit veya Thera adasındaydı. Diğerinegöre de İskandinavya da dahil olmak üzere Kuzey Avrupa’da idi.


[b]“Atlantis’e Yolculuk”[/b]
Dr. James Mavor’un “Atlantis’e Yolculuk” adlı kitabı 1969′da yayınlandığındaoldukça heyecan yarattı. Dr. Mavor, ilk kez Yunanlı bilim adamları Dr. AngelosGalanopoulos ve Profesör Spyridon Marinatos tarafından ortaya atılan bir görüşüsavunuyordu. Onlara göre Atlantis Minos uygarlığıydı. MÖ 1500 yılında Therayanardağının patlaması sonucu ortadan yok olmuştu.


[b]Mitolojilerin kökeni[/b]
Minos adı, eski Girit uygarlığına İngiliz Arkeolog Sir Arthur Evans, tarafındanverildi. Evans kazılara 1900 yılında başladı. Bu uygarlığın Yunanmitolojisindeki Zeus ve Girit kralının oğlu olan Minos’un öyküsünü birazhatırlattığına inanıyordu. Minos, boğa başlı canavar Minotaur’u hapsetmişti. Evans, Knossos’ta boğalariçin bir arenası olan muhteşem bir sarayın kalıntı*larını ortaya çıkardı.Sarayın duvarlarını süs*leyen kabartmalar ve duvar resimlerinde boğa avcılığıve boğa dövüşleri tasvir edilmişti. Bu oyunlar ellerinde yalnızca sopa veyailmekli ip olan gençler tarafından yönetiliyordu. Aynı resimlere çok sayıdaseramik vazo üzerinde de rastlandı. Eflatun’a göre, Atlantis’te de bir boğakültürü vardı. Her dört beş yılda bir, adanın 10 kralı boğalarla dövüşmek üzerebir araya gelirdi. Silahsız olarak bir boğa yakala*mak ve onu kurban etmekzorundaydılar.


[b]Girit’in sonu[/b]
MÖ 1500 yıllarında Girit, denizciliğin mer*kezi olan güçlü bir imparatorluktu.Çok kısa bir zamanda gücünü yitirdi. Tüm Girit’te tapınakların ve diğerbinaların çoğu tahrip oldu. Minos’un denizaşırı kolonileri ve ticaretmerkezleri de ya terk edildi veya tahrip edildi. Sanat üsluplarında da ani birdeğişiklik görüldü. Yapılan seramik eser sayısı da oldukça düştü. Girithalkının büyük bir kısmı adanın batısına göç etti. Kısa biı süre sonra daEge’nin politik gücü Miken uygarlığına yani Yunanistan’a geçti.


[b]Thera yanardağının patlaması[/b]
MÖ 1500 yılında Thera yanardağının patla*dığı biliniyor. Prof. Marinatos ve Dr.Galanopoulos’a göre bu gerilemenin nedeni bu patlama olabilir. Sonuç olarakdenizde oluşan dalgalar en azından 1883 yılında Kra-katoa yanardağıpatladığında oluşan dalgalar kadar büyük olmalıydı.
Ege kıyılarında yaşayan halkın büyük bir çoğunluğu bu dalgalarda boğuldu. 50 cm kadar kalınlıkta birtabaka oluşturan lavlar ve toz, yıllar boyu tarım yapılmasına olanak vermedi.Prof. Marinatos ve Dr. Galanopou*los’a göre, Thera, herkesin düşündüğü gibiMinos uygarlığının bir sınır boyu kenti değil, merkeziydi.


[b]Minos, Atlantis miydi?[/b]
Minos uygarlığı, Solon’un Atlantis’e ilişkin bilgileri Mısırlı rahiplerdenaldığı yıldan 900 yıl önce yıkıldı. Oysa Eflatun Atlantis’in 9000 yıl önceyıkıldığını yazdı. Büyük bir ihtimalle Girit, Mısırlıların Keftiu diyebildikleri ülkeydi. Burası da Mısırlıların sürekli ve düzenli ticari, politikilişkileri olan bir yerdi. Mısırlılara göre, bu ülke çok uzakta, batıdaydı.Aynı zamanda Eflatun’un da Kritias’ ta anlattığı gibi, diğer adalara ve kıtayaulaşmak için bir yoldu.
Minos uygarlığının Atlantis olduğu iddia*sını çoğu kişi benimsiyor. Bazı bilimadamları da en çok bu teoriye ilgi gösteriyorlar. Girit veya Thera teorisineşiddetle karşı çıkanlar*dan biri de Alman bilim adamı Dr. Jurgen Spanuth’tur.Bu fikri destekleyenlerin büyük bir mantık hatası yaptıklarını belirtiyor.Çünkü ne Thera ne de Girit, Atlantik’te değil*dir. Her iki ada da büyük birnehrin ağzında bulunmamaktadır. Her ikisi de denize gömü*lüp batmamıştır. Dr.Spanuth bu durumu, arkeolojide bir çatlak, ya da sönen bir balon olarak kabulediyor.


[b]Gerçek nerede?[/b]
20. yüzyılda da Eflatun’un Atlantis hakkın*daki görüşlerinin bir tüketimmaddesi gibi piyasaya sürüldüğü görülüyor. Fakat konu*şulanlarla Eflatun’unyazdıkları arasında çok farklar olduğu anlaşıldı. İnsanoğlunun ger*çekkökeninin ve amacının ortaya çıkarılma*sını Atlantis’le ilgili bilgilerinartmasına bağlayan birçok insan var. Onlann bir bildik*leri var mı? Yoksa,gerçek, öykü hâlâ Eflatun’ un onu koyduğu yerde saklı mı duruyor? Yani gerçekCebelitank’ın batısında, batık büyük bir kara parçasında mı gizli? Burasıgerçekten 12.000 yıl önce büyük bir doğal afet sonucu denize mi gömüldü?
Eğer Atlantis gerçekse, onu yok eden neydi? Ondan kalan kanıtları dünyanınneresinde aramalıyız? Bazılarına göre, Atlantis vardı ve hem bugünü, hem degeleceği etkiliyor…


[b]ATLANTİS İLE İLGİLİ[/b] bazı teorilere göre bu kayıp uygarlık AtlantikOkyanusu’nda idi. Diğerlerine göre ise, gerçek yeri Akdeniz, Kuzey Avrupa vedünyanın değişik noktaları*dır. Bütün bu fikirlere çelişkili gözüylebakıl-mamalıdır. Çünkü tüm bu bölgeler Atlantis’in sınırları içinde olabilir.Belki de asıl uygarlığı silip süpüren felaketten sonra, bu bölgeler*dekikültürler birer koloni seklinde varlıklarını sürdürdü. Bu şekilde elealındığında eski Girit, Sümer, Mısır, İskandinavya, İngiliz, Azor, Britanya veBask uygarlıklarının kayıp imparatorluğun birer uzantısı olduğu düşünülebilir.


[b]Uygarlıkların kökeni[/b]
Cambridge’li bir arkeolog, psişik araştırma*cısı ve aynı zamanda birradyestezist olan T.C. Lethbrigde, kayıp uygarlıkları konu alan diğerefsanelerle Atlantis efsanesi arasında benzerlik olduğunu öne sürdü. Buuygarlıklar arasında Bretonla-rın Ys ülkesi, Cornish Lynosse uygarlığı, KralArthur efsanelerinin Avalon’u, Galler’in Tir Nan Og’u ve diğerleri sayılabilir.Aynı zamanda da Lethbridge, Avrupa ve Amerika’ daki eski uygarlıklardakullanılan çeşitli araç-gereçlerle süs eşyalarının birbirleriyle olanbenzerliklerine dikkat çekti.


[b]Cebelitarık Boğazı nda[/b]
Lethbridge, Atlantis’in Tartessos (İncil’deki Tarshish) olabileceğineinanıyordu. Kelt mito*lojisine göre bu ülke, Gümüş Kollu Lugh tara*fındanyönetiliyordu. Tahminlere göre şimdi kaybolmuş olan bir yazılı tarihi vardı.Tarihi M.Ö. 6000 yıllarına kadar uzanıyordu. Tar*tessos Güney İspanya’daCebelitarık Boğazı’ nın hemen dışında iki nehir arasındaydı. Eflatun’un Kritiasadlı kitabında sözü edilen Atlantis’in yeri de oradaydı. Yine Eflatun’a göre, ogünün gemicilik bilgisi ile Cebelitarık’ ın ötesindeki deniz aşılamazdı. Çünkü,Atlantis’in batmasıyla çamurdan sığlıklar meydana geldi. Lethbridge deCebelitarık’ın ötesinde hem İspanya ve hem de Afrika kıyı*larında sığ bölgelerolduğunu belirtiyor.


[b]M.Ö. 9000 de battı[/b]
Atlantis araştırmacılarının en ünlü adların*dan biri Otto Muck’tur. Kendisişnorkelin mucidi ve 2000 patentin sahibi olan çok başa*rılı bir mühendistir.Muck, “Atlantis’in Gizemi” adlı kitabında, Atlantis’in Atlantik Okyanusu’ndaolduğuna ilişkin kanıtlar ortaya koydu. M.Ö. 9000 yılında da tüm dün*yayıetkileyen bir tufanla yok olduğunu öne sürdü.
Hayvanların anlaşılmaz arayışı
Belki de yılanbalıklarının ve kuşların esrarlı göçleri Atlantik’teki, batık birkara parçası ile ilgili olabilir. Çünkü büyük kuş sürüleri göç*leri sırasındaAtlantik’in üzerinde boş bir noktada daireler çizerler. Sonra yollarına devamederler. Orası eskiden bir kara parçası*nın bulunduğu bir nokta olabilir.


Avrupa’da bulunan yılanbalıklarının Atlantik’i aşarak göç etmeleri daha dagizemli bir bilmecedir. Bu balıklar, Kuzey Atlantik’in güneybatısında olanSargasso Denizi’nde yumurtalarını bırakırlar. Bundan sonra küçük larvalar ılıkGulf Stream akıntı-sıyla doğuya doğru üç yıl sürecek bir yolcu*luğa başlar. Buyolculuğun tehlikelerini atlatabilenler, Avrupa kıyılarına ulaşırlar.
Burada cinsel olgunluğa ulaşırlar ve geri dönerler. Bundan sonra tekrar batıyadoğru yönelirler. Artık azami derecede büyümüş ve güçlenmişlerdir. Bu seferyolculukları yal*nızca dört ay sürer. Yeniden Sargasso Denizi’ ne geldiklerindeçiftleşip yumurtlarlar. Onların yavruları da kendileri gibi aynı Avrupayolculuğuna çıkar. Yılanbalıklarının cinsel olgunluğa ulaşa*bilmek için tatlı suya ihtiyaçlarıolduğu bilini*yor. Ama bu kadar uzun bir yolculuk yapmalarının nedeni nedir? Muck’a göre Atlantis, Atlantik Okyanu-su’nun ortasındayken, Gulf Stream’in hare*ketinikesiyordu. O zamanlar yılanbalıkları*nın doğuya doğru yaptıkları bu yolculuk, tatlı sulara giden doğru yoldu. Belkide yılan-balıklarının bu içgüdüleri, Atlantis battıktan sonra da aynıdavranışlarını sürdürmelerine neden oluyor.


[b]Kuyrukluyıldızın çarpması mı?[/b]
Muck, Güneybatı Atlantik’te dünya ile çarpı*şan büyük bir gökcisminin izlerinerastladı*ğını öne sürüyor. Puerto Rico yakınlarında denizin 7 kilometrederinliğinde iki çukur var*dır. Öte yandan Kuzey Amerika’nın batısın*daki SouthCarolina’da Charleston’daki geniş bir bölgede kozmik bir bombardımanın izle*rinerastlanıyor. 1931 yılında havadan çekilen ilk fotoğrafta, Atlantik’e kadaruzanan elips biçiminde bir alanda aşınarak oluşmuş yakla*şık 3000 çukurgörüldü. Muck, bu çukurların kuzeybatıdan dünyaya düşen bir cismin par*çalarıtarafından oluşturulduğu sonucuna vardı.


Yeryüzünün çeşitli yerlerinde buna benzer çok sayıda iz var. Muck da bunadayanarak dünyaya bir kuyrukluyıldızın çarptığını düşü*nüyor. Bukuyrukluyıldızın genişliğinin 10 km olduğunu ve 30.000 megatonluk bir nit*rogliserinkitlesinin patlama gücüne eşit bir yoğunlukla dünyaya çarptığını hesapladı. Buda 3000 tane orta boy hidrojen bombasına eşittir. Bu yoğun darbe, Eflatun’unkitabında sözünü ettiği depremlere yol açtı. Böylece Atlantik ikiye bölündü.Atlantik eşiği oluştu. Orta Amerika’nın büyük bir kısmı da sulara gömülerekMexico Körfezi ve Karaib Adaları meydana geldi.


[b]Tufan efsanelerinin kökeni[/b]
Bütün bunların yanı sıra, kutuplar da yer değiştirdi. Birdenbire yeni birjeolojik devir başladı. İlk defa olarak mevsimler arasında büyük farklargörüldü. Muck, böylesine şid*detli bir çarpışmaya rağmen dünyada yaşa*mın nasılsürebildiğini açıklamadı. Sadece bazı bölgelerde meydana gelen yıkıma değindi.Örneğin büyük nem bulutları, küller ve sağlığa zararlı gazlar, bu yoğundarbenin oluştuğu bölgeden kuzeydoğuya ve güneyba*tıya doğru taşındı. Genişalanlara yayılmış insanlar ve hayvanlar bu durumdan son derece etkilendiler.Bazı bölgelerde fırtınalı yağmurlar başladı. Büyük doğal afetler meydana geldi.Böylece de tufan efsaneleri doğdu.


[b]Kuyrukluyıldız görüşü güçleniyor[/b]
Muck’a göre, ünlü Maya takviminin başlan*gıcı bu olayın bir anısıydı. Muck,bazı bilim adamlarının hesaplamalarına dayanarak, o günün M.Ö. 8498 yılının 5Haziran günü olduğunu kabul ediyordu. O gün Ay, Güneş ve Venüs aynı hizadaydı.Bu ise Mayalar için çok önemli bir gökbilimsel olaydı. Muck üçü*nün bir sırayadizilmesinin dünya çapında bir felaketi oluşturduğuna inanıyordu. İşte o kuy*rukluyıldızı,dünyanın yakınından geçerken yörüngesinden çıkaran, Ay ile Venüs’ün çekimgücüydü. Muck, bu çarpmanın zamanını da hesaplayarak, kuyrukluyıldızın çarptığıboy*lamda saatin akşam 20.00 olduğunuöne sürdü.


[b]Devlerle cücelerin kökeni[/b]
Donnelly gibi, Muck da, Avrupa ve Amerika kıtalarının gelenek ve efsaneleriarasındaki benzerliklerin de üzerinde duruyor. Atlantis-lilerin ilk soylarınınırksal tiplerini koruduk*larına inanıyordu. Bunlar Amerika’daki Kızılderililerve Avrupa’daki Kro-Magnon-lardı. Bu sonuncular daha sonra Neanderthal insanınyerini aldı. Kro-Magnonlar Neanderthal insandan daha uzundular. Muck’a göredevlerle cüceleri konu alan efsaneler de bu iki tip insanın bir aradayaşadıkları dönemden kaynaklanı*yordu.


Meksika’nın Yucatan yöresindeki Chichen-itza’da bulunan Kukulkan piramidi.Maya piramitleri eski Mısır’ m basamaklı piramitlerine benzer. Bundan ötürü deEski ve Yeni Dünya uygarlıklarının aynı kökene sahip olduğu düşünülüyor. Burasıbelki de Atlantis’tir
Atlantis’in Atlantik Okyanusu’nda olduğunu ileri süren diğer bir araştırmacıda Maurice Chatelain’dir. Bu kişi, Apollo programı çerçevesinde NASA’daçalışmış bir Fransız uzay mühendisidir. Chatelain, M.Ö. 1500 yılında TheraAdası’nın patlamasının, Girit uygarlığını yıkıp, Atlantis efsanesinin doğmasınayol açacak bir felaket olabileceğine inanmıyordu. Böyle bir olay gerçek olsa,ona mutlaka İncil’ de yer verileceğini belirtiyor. Aynı zamanda da, Solon’unAtlantis efsanesini ilk duyduğu, M.O. 600 yılında da bu olayın hâlâ Yunanlılartara*fından hatırlanması gerektiğini öne sürüyor.


Chatelain’e göre bu saptamanın en belir*gin kanıtı Bahamalar’daki sualtıbuluntuları*dır. Andros adası yakınlarında eski bir tapınağın kalıntılarıbulundu. Bu tapınağın boyutları 23 m ve 27 m idi. Atlantis hâlâ eskisi kadar gizemlidir. Bu konuda yapılan araştırmalar veçalışmalar giderek artıyor. Çoğu araştırmacı Ege’de de olsa, Bahamalar’da daolsa, Atlantis’in geç*mişte var olduğuna inanıyor. Belki de, bu yerlerinherbirine dağılmış bir Atlantis impa*ratorluğunun izleri keşfedildiğinde, bugörüşlerin tümü haklı çıkacak.


[b]Atlantis’in yeniden doğuşu[/b]
Gizemciler (okültistler) ise, Atlantis’in elle dokunulabilecek kalıntılarınınbulunmasıyla ilgilenmiyorlar. Onlar daha çok Atlantis’in yeniden doğuşunubekliyorlar. Bu, adanın fiziksel olarak yeniden ortaya çıkması anla*mınagelmez. Onlar Atlantislilerin erdem ve yeteneklerinin yeniden doğuşunubekliyorlar. Dünya, Balık Burcu Çağı’ndan, Kova Burcu Çağı’na geçti. İşte aynıbunun gibi, Atlantis uygarlığının temelini oluşturan zihinsel ve ruhsalgöçlerin yeniden keşfedilmesini bekliyorlar.


Atlantis’e olan ilgi, 1882 yılında Donnelly tarafından yenidencanlandırıldı. Bu konu gizemciler tarafından da benimsendi. Rus gizemci MadamBIavatsky ,Mahatma’ların kendisine yol göstermesi ile “Gizli Öğreti” adlıkitabını yazdığını öne sürdü. Mahatma’lar, Tibet’te yaşayan ruhani önderlerdir.Madam Blavatsky onlarla ruhsal düzeyde iletişim kurduğunu belirtti. GizliÖğreti’de Atlantis’in gizemli yanla*rına değindi. Bunlar daha sonra izleyicile*rindenbiri olan W. Scott-Elliot tarafından daha da geliştirildi. Bu şekilde eskiırkların ve bilinmeyen bilimlerin olağanüstü kar*maşık bir tarihi oluşturuldu.Atlantisliler bu ırklardan sadece biriydi. Onlara göre Atlantis ilk felaket ile800.000 yıl önce kar*şılaşmıştı. En sonuncusu ise M.Ö. 9564 yılında meydanageldi.
Atlantislilerin her yeni soyu bazı daha yeni insan ırklarının üremesine yolaçtı. Bu öykü gelişerek geleceğe de uzanmakta ve insanoğlunun diğer gezegenleregöçeceği çağları da anlatmaktadır.


Yine bir Theozofist olan Rudolf Steiner ise, Atlantis hakkında kenditarihini anlattı. “Evrensel Hafıza” adlı kitabında diğer kayıp uygarlıklarıntarihlerine de yer verdi. Steiner’a göre Atlantisliler mantıklı değildi. Fakatbüyüyü biliyordu. Mantık, Atlantislilerden Samilerin türemesiyle ortaya çıktı.
İskoçyalı bir gizemci olan LevvisSpence de 1942′de “Avrupa Atlantis’i İzleyecekmi?” adlı bir kitap yazdı. Atlantislilerin geçmişinde dünyanın geleceğinigörenler*den ilki o değildir. Nazizm ve faşizmin güç*leriyle bozulan Avrupa’nınseller altında kalacağını ileri sürdü. Depremler olacak ve Avrupa’nın başınadaha birçok doğal afet*ler gelecekti.
Gizemcilerin bu yaklaşımlarını eleşti*renlere göre ise Kova Burcu Çağı düşün*cesidaha iyimserdir. Bazı çağdaş gizemciler ve ruhçular da Atlantis’in olum*suzözelliklerinin, günümüzde bazı kişiler tarafından bilerek ya da bilmeyerek uygu*landığınıbelirtiyorlar. İngiliz gizemci Alex Sanders ise, geçmiş yaşamlarını inceleye*rekAtlantis’e ilişkin birtakım okült bilgi*ler edindiğini belirtiyor.


[b]Atlantis’in genetik izi[/b]
Bu arada Atlantis gizemi, insanoğlunun aklını karıştırmaya ve onu şaşırtmayadevam edi*yor. Atlantis konusu niçin bu kadar çekici? Yalnızca insanoğlunun butür gizemlere ihti*yacı olmasından mı ileri geliyor? Yoksa hepi*mizinhafızasında, bir zamanların o şanslı ülkesinin altın çağıyla ilgili, genetikanılar mı gizli?


[b]Kaynak:[/b]
[b]Bilinmeyen, Sayı 22,24,29[/b]
Ben Düşüncelerimin Efendisiyim...


Konu Bağlantı Araçları
Atlantis’in İzinde Konusunun Linki Direkt Link
Atlantis’in İzinde Konusunun HTML Kodu HTML Link
Atlantis’in İzinde Konusu BBCode Linki BBCode Link
Atlantis’in İzinde Konusunu Paylaş Sosyal Paylaş

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
Big Grin ‘Kayıp şehir Atlantis’ bulundu mu? ulas 0 989 19.01.2013, Saat: 04:14
Son Yorum: ulas
Big Grin Atlantis Efsanesi ve Kafkasya ile İlişkisi ulas 0 1,152 19.01.2013, Saat: 04:11
Son Yorum: ulas
Big Grin Atlantis ve Ademoğulları ulas 0 1,027 19.01.2013, Saat: 04:10
Son Yorum: ulas
Big Grin Atlantis ve Devler ulas 0 1,094 19.01.2013, Saat: 04:09
Son Yorum: ulas
Big Grin Atlantis’in Bilimsel Kanıtları ulas 0 952 19.01.2013, Saat: 04:08
Son Yorum: ulas

Konu ile Alakalı Anahtar Kelimeler

Atlantis’in İzinde indir, Atlantis’in İzinde Videosu, Atlantis’in İzinde online izle, Atlantis’in İzinde Bedava indir, Atlantis’in İzinde Yükle, Atlantis’in İzinde Hakkında, Atlantis’in İzinde nedir, Atlantis’in İzinde Free indir, Atlantis’in İzinde oyunu, Atlantis’in İzinde download


Hızlı Menü:


İletişim | Şimdi Değişme Zamanı Eğitim Ve Koçluk | Yukarı Git | Arşiv | RSS | Sitemap