default avatar Hoşgeldin, Ziyaretçi: Aşağıdaki form ve bağlantıları kullanarak sitemize giriş/kayıt işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.
 Şifremi Unuttum?  Yardım  Üye Ol Tarih: 29.06.2017, 13:36


Asaların Sırrı

Yazar Konuyu Başlatan: ulas - Görüntüleme - Okunma Okunma Sayısı: 1339 - Yorum Toplam Yorumlar: 0
Konu Kalitesi: %
 
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

ulas
Super Moderatör
*****
Super Moderatör Grubu
user avatar
Durum: Çevrimdışı
Konu Sayısı:
Yorumları: 391
Kayıt Tarihi: 17.01.2013
Rep Puanı: 6


Kişisel Bilgileri: v
#1
Konu Tarihi: 18.01.2013, Saat: 21:05
Asalar fantastik edebiyatın ve sihir dolu filmlerin vazgeçilmez unsurudur.Film sektörünün esin kaynağı olduğu çok eski betimlemelerde, mistikkişiliklerin çoğunda bir asa vardır. Asasıyla denizleri ikiye ayıran Hz. Musa,Elinde asasıyla beyazlar içinde insanlara yardım eden Hızır, ilginç asalarıylabüyücüler, kurukafalarla bezenmiş asalarıyla voodoo rahipleri, tüylerle doluasalarıyla Kızılderili şamanlar, ormanın derinliklerinde asasıyla gezen yaşlıbilge Merlin, Antik Mısır’ın firavunları ve tanrı-tanrıçaları… Hepsinde bir asavardır ve bellidir ki bu asalar bir sır barındırır.


Eski geleneklerin temel inançlarında doğa ve evren dört elementinkombinasyonları ile oluştuğu bilgisini görürüz. Ateş, hava, su ve toprak. İştebu dört element doğanın özünü oluşturur ve doğanın unsurlarına sahiptir.Doğanın ötesinde ayrıca bu dört element nesnelerle ve insanlarla temsil edilir.Her bir elementin bir yönü ve temsil edildiği bir araç vardır. Kısacası bu dörtelementin tesirlerini eski geleneklere göre her yerde görebilirsiniz. O yüzdendolayıdır ki eskiler bu dört elementin “bilinçlerine” saygı duyarlar ve onlarıyardım için çağırırlardı. Bu çağırımlar daha çok kozmik sınırları çizmekiçindir. Element invokasyonu (element çağırımı) alemleri ayırmada, kişiyikorumada ve kutsamada kullanılırdı. Elementler çağırılarak kişi kendini maddi dünyadanayırır, dört yönün güçlerini çağırır (Her element bir yöne tekabül eder), buelementlerin oluşturduğu çemberle korunur, element enerjilerini nesnelereyükleyip, elementlerin o nesneleri kutsaması istenirdi. Kısacası yaratımın veritüelistik çalışmaların temelini oluştururdu. Hiçbir ritüel elementlere saygıve onların çağırımı olmaksızın başlamazdı.


Keltlerde ise her bir element ayrı bir diyar olarak benimsenirdi. Rüzgarkrallığı, Alev krallığı, Deniz krallığı ve taş krallığı. Her birini yöneten birtanrısal varlık olduğu ve her birinin manevi alemlere açılan kapılarolduklarına inanılırdı. Haliyle her bir krallıkta yaşayan varlıklardabulunurdu. Gnomlar denizkızları, semenderler, ejderhalar, ateş ördekler,elfler, periler vb. Bu ara varlıklara da genellikle elemental doğa ruhları(devalar) denmektedir.
Elementler ve Temsil Ettikleri
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, her elementin doğanın düzeninde vekişiliğimizde temsil ettiği özellikler vardır. Hepsi bir yöne, bir rengetekabül eder ve hepsinin negatif ile pozitif unsurları vardır.


[b]Toprak[/b]
Toprak elementinin yönü kuzeydir. Rengi koyu yeşildir. (Bazı geleneklerdekahverengidir) Tabiatı soğuk ve kurudur.
Pozitif unsurları ve sembolleri: gece yarısı, kış, şarap kadehi, davul,törensel tuz, kristaller, mağaralar, dağlar, saygı duyma, dayanıklılık,sahiplenme, bereket, verim, sabitlik, sorumluluk, kararlılık, başarı ve yaşamdakararlı niyetlerdir.
Negatif unsuru ve sembolleri: problemin çözümünde katı görüşler,isteksizlik, inatçılık, vicdan eksikliği, tereddüt, depremler, toprakkaymaları, yıkıcılık, yaşlılık, gazap, yok etme.


[b]Ateş[/b]
Ateş elementinin yönü güneydir. Ateş elementinin rengi saf kırmızıdır vetabiatı ılık ve kuru olarak düşünülür.
pozitif unsur ve sembolleri: öğlen, yaz, hançer (kılıç) arındırma, güneş,kan, şevk, değiştirici, tutku, cesaret, güç, liderlik, aydınlanma, kundaliniateş.
Negatif unsurları ve sembolleri; nefret, kıskançlık, korku, öfke, ego,çatışma, şehvet yanardağ, yakıcı ateş.


[b]Su[/b]
Su elementinin yönü batıdır. Su elementinin rengi saf mavidir ve tabiatısoğuk ve nemlidir.
pozitif unsur ve sembolleri: günbatımı, sonbahar, su kadehi, kase, merhamet,arp, huzurluluk, bağışlama, sevgi, sezgi, durgunluk, berraklık, aklın barışı,akışa uyma, sanat.
Negatif unsurları ve sembolleri: seller, sağanaklar, girdaplar, tembellik,ilgisizlik, kararsızlık, duygusal kontrol eksikliği, emniyetsizlik, aniçıkışlar


[b]Hava[/b]
Hava elementinin yönü doğudur. Hava elementinin rengi saf açık sarıdır.Tabiatı ılık ve nemlidir.
pozitif unsurları ve sembolleri: gündoğumu, bahar, tütsü, kuş tüyü, değnek,gong veya zil, bulutlar, esintiler, nefes, iyimserlik, sevinç, zeka, zihinselçabukluk, yenileme, değişime açıklık.
Negatif unsurları ve sembolleri: hafif davranışlar, dedikodu, değişkenlik,dikkatsizlik, böbürlenme, unutkanlık, fırtınalar, kasırgalar, yok edicilik,yıkıcılık, maymun iştahlılık.
Bu dört evrensel gücü çağırmak için öncelikle elementlerin iyi özümsenmesişarttı. Her bir element üzerine günlerce meditasyon yapılıp onların doğalarıkeşfedilirdi. Nerede yansımaları olduğu en önemlisi içimizdeki hangi duygularlabütünleştikleri tespit edilirdi. Bu özümsemeden sonra çağırım için herelementin yönüne dönmek şarttı. Toprağı çağırmak için kuzeye, suyu çağırmakiçin batıya, havayı çağırmak için doğuya ve ateşi çağırmak için güneye dönülür,her birinin kutsal sembolü çizilir ve ritüelistik araç vasıtasıyla çağırımyapılırdı.


Ateş için bıçak, hançer, orak, athame veya kılıç kullanılırdı. Çünkü bunlarateşte dövülmüş nesnelerdir ve ateşin enerjisiyle yaratıldıkları için oenerjiyi barındırırlar. Su için metal bir kadeh veya deniz kadehi denen biraraç kullanılırdı. Kadeh, dişiliğin, akışkanlığa biçim vermenin sembolüdür.Haliyle aynı zamanda suyunda temel sembolüdür. Kadehi deniz kabuklarındanyapmak suretiyle deniz kadehi elde edilir. Toprak için tuz veya taşlarkullanılırdı.
Havanın ise en temel sembolü asalar idi. Ve çağırımda asalar önemli birnoktayı temsil ederdi. İşte bu noktada asa, eskilerin en önemli ritüelistikaraçlarından biridir. Havanın unsurlarını yani; nefes, tesir, değiştirme,dönüştürme, çabukluk unsurlarını taşır. Bu yüzdendir ki asalar bir şeylerindönüştürmenin (sihrin) sembolüydüler. Bu yüzden hemen hemen her gelenekte yeralmaktadır. Eski doğa tabanlı geleneklerde havayla betimlenen ve dönüşümünaracı olan asanın bir diğer önemli sembolü; ağaçtır.
Asanın Ezoterik Anlamı
Asalar, bahsettiğimiz gibi dönüşümün en önemli aracı olmuşlardır. Bazı özelasalar dışında birçoğu ağaçlardan yapılır. Ağaçlar, gökyüzü ile yeryüzünübirleştirmektedirler. Dallarıyla gökyüzüne doğru uzanırken, kökleriyle yerinaltına büyüyerek iki dünyayı, iki alemi, iki evreni kısacası yukarıyı veaşağıyı birleştirmektedir. Bu yüzden; Yukarıdakini aşağıya, aşağıdakiniyukarıya taşımakla görevli olan aracı insanların temel sembolü ağaçlar veağaçlardan elde edilen asalardır.


Eski şamanlar, yukarıdan aldıkları enerjileri halka dağıtmakla görevliydiler.Haliyle ilahi alemle bu alem arasında aracı konumundaydılar. İşte bu yüzdenasalar kullanmakta ve bu sembolizmayı yaşamaktadırlar. Aynı şekilde Hızır’daasa taşımakta ve ilahi olandan gelip, maddi alemlere yardım etmektedir. Buyüzden dolayı asa taşıyan insanlar her daim manevi dünyalarla bağı olan “aracı”konumundaki insanlar olarak resmedilmişlerdir. Eski resimlere bakıldığında münzevilerher daim bu aracı olmanın tasviri olan asayla betimlenmişlerdir. Yaşlılık,bilgelik ve asa üçlemesi parçalanmaz bir bütünlük içermektedir. Haliyle asa,ağaç sembolünden de yola çıktığımız gibi, bilgeliğe arayışta destek alınan bir“güçtür”. Üst alemleri ve alt alemleri birleştiren ağacın parçası olan asa, buikisi arasında yol göstericidir ve bu yüzden ermiş figürüyle birleşmiştir.


Bu ezoterik bütünleşmenin en önemli temsili tarot kartlarındaki hermitkartıdır. Hermit, pelerinli yaşlı bir adamdır. Bir tepenin üzerinde durmuş sağelinde bir fener, sol elinde ise bir asa taşımaktadır. Fener, bilgeliğin yolunugöstermek anlamına gelir ve hermit kartı bilgeliği arayış, münzevilik anlamınagelmektedir. Meditatif konumları, orucu, kendini ilahi olana adamayı ve buadanmışlık içerisinde evrenin gizli kanunlarının keşfini anlatır. Bunun dışındatarot kartında bulunan asalar kartı ise girişkenliği, ilerlemeyi, ustalaşmayıve sezgisel olarak herhangi bir yöne yönlendirilebilen güçlü enerjileri, iradegücünü anlatır. Hermit kartını incelediğimizde ise pelerin kendini adamışlığıve içsel olarak kapanmışlığı, Hermit’in gözlerinin yere bakması mütevaziolmayı, nefsin terbiyesini, bilgeliğin sessizliğini, sol elinde tuttuğu asa,ilahi olanı keşfetmeyi, enerjileri yönlendirebilecek irade güce sahip olmanın,ustalaşmanın, olgunlaşmanın ve bütünleşmenin, fener ise bu elde edilenbilgelikle yolların aydınlatılmasının sembolüdür. Öyleyse ruhsal tekamülünsembol olan Hermit resminde bulunan asa, ruhsal yükselişin en önemlikademelerinden birine işaret etmektedir.
Musa’nın Asası ve Mısır’ın Kutsal Asaları
Asaların, ağaçların sembolü olduğu ve bilgelikte dönüştürücü, değiştirici veiradenin gücüyle yaratımın (maji) sembolü olduğundan bahsettik. Peki, asalarsadece ezoterik semboller midir yoksa fantastik edebiyatın vazgeçilmez öğesiolmanın dışında ruhsal bir anlam taşır mı?


Bu noktada Hz. Musa’nın asasıyla Mısır uygarlığa bize çok büyük bir gücü işaretetmektedir. Kuran’da Hz. Musa ve asasına karşı ilginç göndermeler mevcuttur. 
(Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için su aramıştı o zaman biz ona:”Asanı taşavur” demiştik de ondan on iki pınar fışkırmıştı böylece herkes içeceği yeribilmişti. Allah’ın verdiği rızıktan yiyin için ve yeryüzünde bozgunculuk(fesad) yaparak karışıklık çıkarmayın (Bakara 2/60).
“Asanla taşa vur” diye vahyettik. Ondan on iki pınar sızıp-fışkırdı; böyleceher bir insan- topluluğu su içeceği yeri öğrenmiş oldu (A’raf 7/160).
Bu iki ayette de görüldüğü gibi Hz. Musa’ya gelen emirle asasını taşavurması istenmektedir. Aslında burada akla gelen soru emredilen şeyin “asanınkullanılması” olup olmadığıdır. Bu iki ayette de asaya vurgu yapılması, asadakiözel bir güce işaret etmektedir. Pek tabi ki su Allah’ın izni ve isteğiyleortaya çıkmaktadır lakin buna vesilen olan şey acaba majik güçleri olan bir asamıdır? Zira Mısır kültünde her firavunun ve tanrı-tanrıçanın asası olduğubilinmektedir. Hz. Musa ise Mısır bilgeliğine inisiye olmuş bir kişidir.Haliyle asa, basit bir asanın ötesinde kozmik bir güce sahip olabilir. Bunuyine şu ayetten yola çıkarak daha rahat anlayabiliriz:
“Sağ elindeki nedir ey Musa?” Dedi ki: “O benim asamdır; ona dayanmaktaonunla davarlarım için ağaçlardan yaprak düşürmekteyim onda benim için dahabaşka yararlarda var.” Dedi ki: “Onu at ey Musa.” Böylece onu attı; (bir de negörsün) o hemen hızla koşan (kocaman) bir yılan (oluvermiş). Dedi ki: Onu al vekorkma biz onu ilk durumuna çevireceğiz. Elini koltuğuna sok bir hastalıkolmadan başka bir mucize (ayet) olarak bembeyaz bir durumda çıksın. Öyle kisana büyük mucizelerimizden (birini) göstermiş olalım. (Taha 20/17-23)


Bu ayette asa ile ilgili Hz. Musa, ona dayandığını (destek aldığını) veağaçlardan yapraklar düşürdüğünü söylemektedir. Buradaki dayanma kısmı, kozmikolarak enerjisel destek olabileceği gibi insani bir işlevde olabilir. İkianlamında aklımıza gelme sebebi Kuran’daki her ayetin içerisinde sırlarbarındırmasıdır ve ayetin ilerleyen kısmında “onda benim için başka yaralardavar.” Denmesidir. Burada gizli bir işlevden bahsedildiği aşikardır. Kaldı kiayetin ilerisinde, bir mucize gerçekleşmektedir. Ayrıca Hz. Musa’nın deniziikiye ayırmak için yine asasını yere vurması da asaya yapılan bir vurguyuiçerir:


Firavun ve adamları gün doğarken İsrailoğlullarının peşine düştüler. Nihayetiki taraf birbirinin görüş alanına girdiklerinde Musa’nın kavmi, “İşte şimdiyakalandık” dediler. Musa; “Hayır, korkmayın, Rabbim benimle beraberdir ve banamutlaka bir kurtuluş yolu gösterecektir.” Dedi. Bu sırada biz Musa’ya “Asanıdenize vur” diye vahyettik. Vurur vurmaz deniz ikiye yarıldı, her iki yanısanki büyük bir dağ gibiydi. (Şuara suresi 26/60-63)
Dikkatinizi çekmek istediğim nokta; tekrardan asasını vurması istenmesidir.Deniz kendiliğinden ikiye yarılmıyor, birden su fışkırmıyor. İlahi boyutlardanizin geliyor ve Hz. Musa asayı yere vurduğu anda muhteşem enerjisel değişimleroluyor; sular çıkıyor, deniz ikiye yarılıyor. Bu noktada asanın yere vurulmasısanki enerjiyi salma veya yönlendirme anlamını taşımaktadır. Çünkü bazı majikalçalışmalarda kapıları açmak veya kapamak için veya enerjiyi o noktaya odaklamakiçin asanın sertçe yere vurulması gerekmektedir. Bu eski çalışmalar ve buayetlerin ışığının paralel olması asanın ruhsal etkisinin olabileceği anlamınıtaşımaktadır. Bu noktada ilgi çekici bir diğer kısım ise, bunu sadece Hz.Musa’nın yapması değil, rahiplerinde yapabilmesi. Rahiplerde asalarını yılanaçevirebildiklerine göre, asaların bu noktada kritik bir işlevi olduğunudüşünebiliriz. Ama Hz. Musa ilahi destek aldığı ve enerjisel olarak rahiplerdençok daha güçlü olduğu için, Musa’nın asası rahiplerinkini yemektedir.
Asalar Hz. Musa’da da gördüğümüz gibi Mısır’da da çok önemli bir konumdadır.Özellikle her firavunun kendine has bir asası olması ve bütün Mısır tanrı vetanrıçalarının asalarla gösterilmesi asalara verilen değeri göstermektedir.Mısır araştırmacıları firavunların ellerinde ki asaların bereketin ve yetkininsembolü olduğunu düşünmektedir. Pek tabi ki bu doğru olabilir ama asalar yapısıitibariyle farklıdır. Bu konuda bazı araştırmacılar daha ilginç teorilerüretmektedir.
Olağanüstü Enerjiler’in yazarı Serge K. King kitabında Mısır’daki asalarlailgili şu ilginç tespiti yapıyor:


Kralların, kraliçelerin, prenslerin ve idarecilerin temsili heykellerindeellerinde tuttukları görülen on, on iki cm uzunluğunda merak uyandırıcıçubuklar vardır. İdareciler genellikle yalnızca bir çubuk tutarken diğerlerihemen hemen her seferinde her elde bir tane olmak üzere iki çubuk tutar biçimdetasvir edilmişlerdir. Egyptologların elinde bunların ne olduğuna dair hiçbiripucu bulunmamaktadır. Çubuklar iktidar sembolü olamayacak kadar küçüktür,çünkü birkaç metre uzaklıktan bile zor fark edilmektedir ve işaretlemeler,boyut ve şekilleri kraliyet mühürlerine uygun değildir. Olası bir açıklama içinbir kere daha ezoterik geleneğe geri dönebiliriz. Yıllar içerisinde çeşitlimedyomların aldığı bilgilerde çubukların amacının, bedenin enerji alanınınkuvvetini bu enerjinin iradi olarak psişik ve fiziksel hedeflereyönlendirilebileceği bir noktaya kadar artırmak olduğu belirtilmiştir. İddiayagöre küçük çubuklar aralarında bir akım oluşturmak amacıyla farklı materyallerdenüretilmişti. Kombinasyonlardan birinin karbon ve manyetik demir, bir diğerininise bakır veya bronz ve kalay olduğu anlatılıyordu. Bazılarının ise tüpşeklinde düzenlendiği bildiriliyordu.


***
Şimdi, Mısır yontu ve resimlerinin belli bir görevi olması gerekenesrarengiz çubuklar tutan kişileri sergilediğini biliyoruz. Psişik kaynaklarmateryalleri ve amaçlarını tanımlamaktadır ve bu materyaller elde tutulduğuzaman objektif bir etkinin meydana geldiği de bulgulanmıştır. Bu gerçeklerMısırlıların bizim bilmediğimiz bir enerji formunu kullandıklarını kanıtlamaz,ancak bunlar dikkate alınmaya değecek ipuçlarıdır.


Ancak çubukların bedenin enerji alanının gücünü arttırıcı bir etkileriolduğunu kabul edersek, bu çubuklar eğer kayaları havaya kaldırmak içindekullanıldıysa nasıl olup da böyle bir güce dönüştürülmüştür? Elimizde yanıtolabilecek türden bir “salon eğlencesi” vardır. Eğer bir kişi yere uzanırsa vealtı kişide onun çevresine dizilip parmak uçlarıyla onu havaya kaldırmayaçalışırlarsa, bunu başarmak oldukça zordur. Fakat eğer bu altı kişi sık vederin bir nefes alarak buna bir süre devam ederlerse, yerdeki kişiyi çok dahabüyük bir kolaylıkla kaldırabileceklerdir. Bizim teorimiz, sık nefes sayesindebu altı kişinin sistemlerinde ekstra vril aldıkları ve onu parmaklarınıniçinden çıkan konsantre bir ışınla harcadıklarıdır. Vrilin kuvvetlerindenbirsinin levitasyon olduğu söylendiğine göre, derin nefesten sonra yerdekikişinin yükseltilmesinin kolaylaşması böyle açıklanabilir. Eğer Mısırlılarçubuk veya tüpler aracılığıyla yeterli çoklukta vril yüklemesiyapabilmekteydilerse, bunu bir başka çubuk veya tüp içinde bir ışın şeklindedeşarj edebiliyor ve böylece bir kayayı yerinden kaldırabiliyor olabilirlerdi.Ta ki şarj bitene kadar. Bu bir rahibin veya görevli kişinin kayanın yenidenkaldırılabilmesini temin edecek yeni bir yükleme gerçekleştirene kadar birertelemeye yol açıyor olmalıydı. Ve kaya bu şekilde inşaat yöresine doğruhoplatılıyordu. Fakat tabii bu yalnızca bir teoridir.
Birçok Mısır resminde resimdeki kişilerin tuttukları görülen, egyptologlarınaçıklamakta zorluk çektikleri gizemli değnekler vardır. Değneğin belirsizce birhayvan başına benzeyen tuhaf bir başı, düz bir gövdesi ve bir at nalı gibi ikiuca ayrılan bir alt kısmı vardır. Kahire’de bir muhafazanın içinde gördüğüm birörnek tahtadan yapılmıştı ve alt kısmı gümüş yapraklarla kaplanmıştı. Gümüşünelektriği geçiren en iyi doğal iletken ve tahtanın en iyi doğal yalıtkanlardanbiri olması, bir rastlantıda olabilir veya olmayabilir. Bu kombinasyon pekalaelektrik enerjisini veya belki de vrili depolamak için tasarlanmış bir alet,bir kapasitör yerine geçebilir.”


Serge K. King’in bahsettiği teori doğru olabilir. Asalar belki de taşlarıuçurmak için kullanılan ve evrensel enerjiyi bünyesinde saklayıp yansıtabilenözel teknololojik aletler olabilir. Veya belki tamamen majikal yöntemlerleçalışıyor da olabilirler. Albert Einstein’ın “Bizim bilemediğimiz bazı sırları eskilerinsahip olduklarını kabul etmek zorundayız. 600 tonluk bazı taş blıkların üstyüzeylerinin dışa doğru kubbeleşmiş olması olması dikkat çekiyor. Bu ancakmuazzam bir çekim veya emme kuvveti ile meydana çıkabilecek bir fenomendir.”Sözü de Mısır’da kullanılan asalarla ilgili teoriyi doğrular niteliktedir. 


[b]Ruhsal Olarak Asa[/b]
Aslında bu ezoterik yansımaların ve muhteşem levitatif çalışmalar dışında,asalar aktif olarak kullanılan bir ritüel aracıdır. Yani teorik anlamlarındışında, bu anlamları gerçekleştirecek pratik bir araçtır. Her kültürdekiasanın yapılışı ve kullanışı farklıdır ve biraz sırlıdır. Yukarıda Mısırasalarından ve Hz. Musa’nın asasından bahsettik. Bu asalar belli ki farklıteknolojileri veya çok daha derin sırları içermektedir. Kimisine göre bu Mısırasaları Atlantis’ten gelen teknolojik araçlardır ve artık yoklardır. Ama benburada bu bahsettiğimiz biraz daha sıra dışı teoriler dışında, eskigeleneklerde bahsedilen sihirli asalar ve bu asaların ruhsal olarakkullanışlarından-yapılışlarından bahsedeceğim. Burada taşları uçurmak,denizleri ikiye ayırmak gibi fiziksel etkilerden çok “ruhsal değişimleri” amaçedinen asalardan bahsediyoruz.
Asaların ruhsal olarak kullanımı, var olan ruhsal enerjiyi iletmek veyaevrensel enerjiyi çekmek (paratoner gibi) şeklindedir. Bu iki yönlü kullanımdada kişinin çok profesyonel ve enerjisel olarak kendini geliştirmesi şarttır.Çünkü spritüel enerjilerin ve kimya-fizik yasalarından bildiğimiz üzere ağaçmaddesi, metalik maddelere göre enerjiyi aktarmakta daha zayıftır. Bu yüzdeninisiyatik gelenekte kılıçla çalışmalara başlayan çırak, ustalaştığında asayageçmektedir. Haliyle asa, bu noktada çok daha etkili ama enerjiselyönlendirmeler için çok daha zordur. Tabi ki bir o kadarda asanın yapımaşamaları çok önemlidir.
Asaların yapımında ise öncelikle kişinin bir ağaç seçmesi çok önemlidir.Bazı geleneklerde kişi orman içerisine girerek içsel olarak kendine yakınhissettiği bir ağaçtan asa yaparken, kelt geleneğinde doğum tarihlerine görebelirlenmiş ağaç seçimleri mevcuttur. Genel olarak meşe, söğüt, fındık ağacı,mürver ağacı, akasya, dişbudak ve yabani erik ağacı kullanılabilir. Ağacınseçiminden sonra işlenip asa haline getirilmesinde kişi tamamen kendi emeğinikullanmalıdır. Gerekli oymaları yaptıktan sonra, tüm diğer ek dalların uçkısımlarının enerjinin gidişatını bozmaması için temizlenmesi önemlidir. Buağaç seçimleri ve işlemeler sırasında dualar önemlidir.


Mesela Havass çalışmalarında asa yapımı ve okumalar şöyledir; Sülalenineskilerinden diktiği bir incir veyahut nar ağacı, birkaç gece önceden ayetelkürsi ve Fatiha okunmuş su ile sulanır. Ardından hayırlı bir vakitte namazsonrası Besmele çekilerek dualar eşliğinde dal kesilir. Fatiha, ayetel kürsi veçeşitli kurandan sureler eşliğinde kesme ve yontma işlemleri yapılır. Ardındangönülden “Süleyman a.s., Davut a.s, Musa a.s.’ye ve Talut’a nasip ettiğinkudreti banada ihsan et ey Cebbar olan Allah’ım!” denir ve dalın bir yüzünebakara suresinin 249. Ayeti, diğer yüzüne Fatiha suresi yazılır. Artık bu dal cinlerikovmaktan, şifa vermeye, define bulmaktan nice ilginç işlere yarayacağınainanılır.
Ardından asalara kültüre bağlı olarak bazı majikal tılsımlar ve sembollerçizilir. Bunların çizimi her kültüre göre değişir. Yukarıdaki örnekte Kuran’danayetlerin yazıldığından bahsetmiştik. Diğer kültürlerde bu semboller veçizimler ile dualar değişmektedir. Bundan sonra ise asaya kişinin kendiisteğine göre tılsımlı şeyler asılır. Bazı eski şamanik öğretilerde hayvanparçaları, kuş tüyleri, giysi parçaları gibi şeylerdir. Vodoo rahipleri isekurukafalar, kan, hayvan parçaları gibi şeyler koymaktadırlar. Bunun dışındadoğal taşlar, çeşitli bitkiler kullanılabilmektedir.


Hayvan parçaları kullanılmasının sebebi hayvanların ruhlarından yardımalmaktır. Böylelikle hayvanları kontrol edilebileceğine inanılır ve rehberhayvan ruhlarının eşlik edeceği düşünülür. Uçlarına kristal veya çevresinemetal parçalar konması enerjiyi odaklamak içindir. Eğer daha çok şifaçalışmalarında kullanılacaksa asa, asma sapı veya söğüt ağacından yapılıp yılanşekli yapılır. Tüy konulacaksa, yerleştirilecek tüylerin hangi hayvandanalındığı önemlidir. Her bir kuşun tüyü farklı anlam taşınır. Bunlar dışında birdiğer en çok kullanılan nesne ise boynuzlardır. Şamanik ve ruhsal olarak birsonraki aşama ise enerjinin yüklenmesi aşamasıdır.
Bu noktada kişi, asayı alıp tüm enerjisini asaya yönlendirerek dualar okur.Kendisinin asa ile bir olduğunu ve asaya dönüştüğünü imajine eder. Ardındanirade gücünü ve ruhsal enerjisini asaya aktarır ki, asa, iradesiyleistediklerini yerine getirebilsin. Bu enerjinin yüklenmesi aşamasıtekrarlanmalıdır. Ne kadar sık tekrarlanırsa asayla bütünleşme o kadar fazlagerçekleşir. Bu noktada eski öğretilere baktığımızda yüklemede yapılandeğişiklerin işlevini değiştirdiği gözlemlenir. Mesela kimisi şifa vermek içinkullanılırken kimisi hayvanlara yönelik kimisi ise daha geneldir. Haliyleenerjinin odaklanma kısmı bu noktada önem arz etmektedir. Çalışmalar ileöncelikle ruhsal tesirler en sonunda ise fiziksel tesirler yapılabileceğisöylenmektedir.


Ardından yüklemeler dışında kutsamalar yapılır. Bu kutsamalar genellikleelementler veya yapan şamanın ata ruhları veya tanrıları ile tanrıçalarındanistenmektedir. Yukarıdaki havass örneğinde ise kutsama aşaması dua içermektedir.
Tarih sürecinde farklı asa kullanımları gelmiştir. Batı ruhsal ekollerindeezoterik sembollerle süslü asalar varken, Haiti voodoosunda tüylerle kaplıenerjiyi aktarmaya yarayan asalar vardır ve cadılık uygulamaları ile eskipaganlarda daha düz ve sade asalar göze çarpar. Daha sonra hazırlanan bu asalarruhsal çalışmalarda enerjileri yönlendirmek veya değiştirmek, inisiyatiktörenlerde kutsamak veya element krallıklarını açmakta kullanılır.


[b]Asadan Bastona[/b]
Gerek ruhsal araçlar olarak gerekse ezoterik semboller olarak asalarhayatımızın her daim içinde var olmuştur. Hangi birimiz küçükken yaptığı birasayla hayaller dünyasında kaybolmamıştır? Veya birçoğumuz orman gezilerindeyerde bulduğumuz asaların eşliğinde gezimizi tamamlamışızdır. Yaşlılığımızınvazgeçilmez baston figürü dahi belki de asalardan alınan desteğin veolgunlaşmanın bir sembolü olabilir. Geçmişe baktığımızda ise her kültürünkendisine has asa sembolizması ve asa geleneği olduğunu görürüz. Hal böyleolunca, asalar, her ne kadar Hollywood filmlerinin ve fantastik edebiyatıniçinde önemli bir yer edinmişse de, gerçek hayatta hepimizin bilinçaltındaönemli bir sembol olmuştur.
Ben Düşüncelerimin Efendisiyim...


Konu Bağlantı Araçları
Asaların Sırrı Konusunun Linki Direkt Link
Asaların Sırrı Konusunun HTML Kodu HTML Link
Asaların Sırrı Konusu BBCode Linki BBCode Link
Asaların Sırrı Konusunu Paylaş Sosyal Paylaş

Konu ile Alakalı Anahtar Kelimeler

Asaların Sırrı indir, Asaların Sırrı Videosu, Asaların Sırrı online izle, Asaların Sırrı Bedava indir, Asaların Sırrı Yükle, Asaların Sırrı Hakkında, Asaların Sırrı nedir, Asaların Sırrı Free indir, Asaların Sırrı oyunu, Asaların Sırrı download


Hızlı Menü:


İletişim | Şimdi Değişme Zamanı Eğitim Ve Koçluk | Yukarı Git | Arşiv | RSS | Sitemap