Kuantum Nedir? | Şimdi Değişme Zamanı Eğitim & Koçluk

Orjinalini görmek için tıklayınız: Işıktan Hızlı Bir Uzay Gemisi Kara Delik Oluşturabilir
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
“Star Trek”in ışıktan hızlı yolculuğu kolay görünüyor, ancak İtalyanfizikçilerin yaptığı yeni hesaplamalara göre, bir warp drive (eğme/bükmetahriği) bir uzay gemisindeki yolcuları yakıp kül edecek ve sonra Dünya’yı karadeliğe emecek olan bir kara deliği kolayca yaratabilir.


Normal fizikte, hiçbir şey ışık hızından daha hızlı hareket edemez.Einstein’ın görelilik teorisi bunu geçersiz kılıyor. Normal uzayda ışık hızınayaklaşan herhangi bir nesnenin kütlesi üssel olarak artar ve onu ileriye itmekiçin gereken güç miktarında üssel bir artışı gerektirir.


Ancak bu kuralın iki istisnası var. Birincisi genel olarak solucan deliği olarakadlandırılan şey; uzayın iki farklı bölümünü birleştiren bir köprü. Bu köprüdengeçen bir gemi ışık hızının altında ilerleyecek, ama yine de bir ışıkdemetinden önce ulaşacaktır.


Eğme tahrikleri ikinci ve daha çok çekici olan seçenektir. Bir gemi uzayda ışıkhızından hızlı hareket edemez. Ama yeterli enerji ile, uzayın kendisi ışıkhızından daha hızlı hareket edebilir.


İtalya’nın İleri Araştırmalar Uluslararası Okulu’ndan Stefano Finazzi “Eğmetahrikleri ışıktan hızlı yolculuk elde etmek için şimdiye dek en iyi durumsenaryosudur” dedi. Bu çalışma “eğme tahriklerini kavramayı tamamen imkansızolmasa da, çok daha zorlaştırıyor.”


1990’larda fikri orijinal olarak geliştirmiş olan Meksikalı fizikçi MichaelAlcubierre’nin adıyla bilinen Alcubierre eğme tahriği geminin arkasında birenerji baloncuğu ve geminin önünde enerji eksikliği yaratır, aynen bir uzaygemisinin sörf yapabileceği dev bir kozmik dalga gibi. Uzayın bu özel bölümüçevredeki uzayda ışık hızından hızlı seyahat edebilir ve bu baloncuğun içindekiveya üzerindeki herhangi bir şey bu uzay bölgesiyle birlikte hızlanır.


Finazzi ve çalışma arkadaşları muazzam miktarda “ekzotik madde” veyakaranlık enerji kullanarak bu uzay – zaman baloncuğunu yaratmayı öneriyor. (Bubaloncuğun tam olarak nasıl yaratılacağı hala bir gizem). Onlarınhesaplamalarına göre, baloncuğu yaratmak dev miktarda enerji gerektirir vesonra çok fazla itici karanlık enerji içeren enerjinin miktarını artırmayıgerektirir.


En sonunda enerji tükenecektir. Baloncuk feci etkilerle parçalanacaktır.Baloncuğun içindeki sıcaklık yaklaşık 10^32 derece Kelvin’e yükselecektir, bukabarcığın üzerindeki her şeyi yok eder. [°C= Kelvin – 273.15]
Gemiyi yakından izleyen biri daha iyi durumda olmayacaktır.
Finazzi “Eğme tahriğinin istikrarının bozulacağını biliyoruz” dedi. “Ancaksonuçta patlayıp patlamayacağını ya da kara deliğe çöküp çökmeyeceğinibilmiyoruz.”
Diğer fizikçiler bir noktaya kadar İtalyanların hesaplamalarını kabulediyorlar.


Çalışmayı gözden geçiren Baylor Üniversitesi’nde fizik profesörü olan GeraldCleaver, “Bu iyi bir çalışma; onların sonuçları sağlam, güvenilir. Sonuçlar enazından, 1 + 1’in 2’ye eşit olduğu bir evrende ekzotik madde kullanarak eğmetahriği yaratıldığı zaman bir anlam ifade ediyor” dedi.


1 + 1’in 3’e eşit olduğu bir evrende, İtalyanlar tarafından kullanılan yarı –klasik fizik yerine iplik teorisi ile stabil bir eğme tahriğinin varlığınısürdürebilme olasılığı vardır.
Geçen yıl Cleaver ve ortak – yazar Richard Obousy (karanlık enerjininbaloncuğu yerine) iplik teorisi tarafından öngörülen minik, dürülmüş boyutlarınbirinin genişletilmesiyle bir uzay- zaman baloncuğu yaratan, iplik teorisinedayanan eğme tahriğini ayrıntılandırdılar.


Ekstra boyuta – dayanan bir eğme tahriğinin en büyük çıkmazı? Buna güç vermekiçin Jüpiter’in tüm kütlesi saf enerjiye dönüştürülmelidir.
Gerçek soru eğme tahriğinin stabil olup olmayacağı değildir. Evrenintemelleri ile ilgilidir; 1 + 1’in 2 veya 3’e eşit olduğu bir evrende mi yaşıyoruz?Bilim insanları bu soruyu yanıtlayabilinceye kadar, evrenin bilimselmodellerinin önemli sınırlamaları olacaktır.


Cleaver “Bu çalışmalar yapabileceğimiz ve yapamayacağımız şeylere sınırlamalaröne sürüyor” dedi “Bilim insanları olarak bu çalışmalardan keyif alıyoruz,çünkü bu sınırlamaları aşmanın yollarını arayabiliriz.”


[b]Kaynak: Eric Bland, Discovery News[/b]
[b]Çeviri: Saffet Güler[/b]